Genel sağlık

Dünya Sağlık Örgütü tarafından genel sağlık tanımı “Hastalık veya sakatlık bulunmaması değil; fiziksel, ruhsal ve sosyal tam bir iyilik hali” olarak yapılmıştır. Sağlığın belirleyicileri biyolojik, sosyokültürel, ekonomik ve ekolojik olabilir. Bu belirleyicileri dört temel kategoriye indirgenebilir: beslenme, yaşam tarzı, çevre ve genetik. Bu dört unsur sağlığın üzerine bina edildiği dört temel kolonunu oluşturur. Bu kolonlardan biri zayıfladığı zaman, genel sağlık dengesi bozulur ve burada ek bir destek gerekir. Bu destek sağlık hizmetidir.

Dünyadaki tüm ölümlerin üçte ikisine yakın kısmı kronik hastalıklar sonucudur. Tüm ölümlerin % 30’u kalp ve damar hastalıklarına, % 13’ü kanserlere, % 7’si kronik solunum sistemi hastalıklarına ve % 2’si doğrudan diyabete bağlıdır. Diğer tüm kronik hastalıklar da % 9’luk bir paya sahiptir. Diyabetin doğrudan yol açtığı % 2’lik pay küçük gibi görülse de, başta kalp ve damar hastalıkları ve böbrek hastalıkları olmak üzere pek çok başka kronik ölüm nedeninin kökeninde de diyabet bulunduğunu hatırlamakta yarar vardır. Ayrıca,

  • Her iki kişiden birinin en az bir, bunların yarıya yakınının da birden fazla kronik sorunu vardır.
  • 65 yaş üzeri her üç kişiden ikisi birden fazla kronik soruna sahiptir.
  • 65 yaş üzerinde her üç kişiden biri diyabetiktir.
  • 65 yaş üzeri her üç kişiden ikisi hipertansiyonludur.
  • Her dört kişiden biri kemik- eklem problemi yaşamaktadır.

Çoğu kronik hastalık tümüyle tedavi edilemez. Bunların bir kısmı yaşamı tehdit edici boyutta (kalp hastalıkları, inme, kanser vb.), bir kısmı başka sorunlara yol açıcı (diyabet, hipertansiyon vb.), bir kısmı da ölüme yol açmasa da ciddi ölçüde maruziyet yaratıcı (kemik ve eklem sorunları vb.) olabilir.

Yaşamdaki pek çok şeyi genlerimiz belirliyor. Bize ait her bilgi genlerimizde yazılı dersek, herhalde yanlış olmaz. Ama tüm bu bilgilere karşın bugünkü tıp sistemi herkesi standart bir ortalamayla ele alıyor.

Kronik hastalıklarda önce bir latent (sessiz) periyot var, ardından yavaş yavaş hastalık başlıyor. Sonrasında da akut bir olay, örneğin kalp kriziyle hastalık patlıyor.

Buna karşılık, sağlık sistemi bu vakayı segmenter olarak inceliyor. Hastanın rahatsızlıkları devam ederken belli bir kısmında dahil oluyor ve o noktadan ilerliyor. Eğer hastanın ağrısı geçerse ya da tansiyonu düşerse sorunu çözülmüş kabul ediyor. Ama sistem kurumsal bir yapı olduğu için bu durum para, hayat, zaman, insan gücü gibi her alanda ciddi maliyet artışına yol açıyor.

 

 

Randevu için arayın