Demans

60 yaş üzerinde % 5-8 oranında görülen ve 85 yaş üzerindeki kişileri ciddi oranda etkileyen demans yaşlı sağlığı için önemli bir tehdittir.

60 yaş üzerinde % 5-8 oranında görülen ve 85 yaş üzerindeki kişileri ciddi oranda etkileyen demans (bunama) yaşlı sağlığı için önemli bir tehdittir.

Demans nedir?

Yaşlanmayla birlikte hafoza zayıflar. Bu durum “yaşa bağlı hafıza zayıflaması” olarak bilinir ve normal yaşlanma sürecinin bir parçası olarak kabul edilir.

Buna karşılık demans, yani bunama tümüyle farklı bir kavramdır. Her ne kadar en sık yaşlılarda görülse de, temel özelliği kognitif fonksiyonda yani işlevsel düşünce yeteneğinde kötüleşmedir.

Demans soklığı
Demans soklığı

Çoğu insanın düşündüğünün aksine, demans bir hastalık değil, bir sendrom yani belirtiler bütününi içeren bir şemsiye deyimdir. Bu kapsamda hafıza, düşünme, uyum gösterme, anlama, hesap yapabilme, öğrenme kapasitesi, dil, karar verme yeteneği ve günlük faaliyetleri sürdürebilme yer alır.

Demans tipleri

İnsanlar çoğu zaman Alzheimer hastalığı ve demans deyimleri aynı anlamda kullanılsa da, ikisi aynı şey değildir. Alzheimer hastalığı demans şemsiyesi altındaki pek çok klinik tablodan sadece bir tanesidir. Demans şemsiyesi altında 400 üzerinde tablo yer alır.

Demans şemsiyesi
Demans, pek çok kognitif bozukluk tipini içeren bir şemsiye deyimdir.

Aşağıdaki şekilde en sık rastlanan başlıca 10 demans tipi görülmektedir.

On farklı demans tipi
On farklı demans tipi

Alzheimer hastalığı

Beyin hücrelerinin ölümü ve beyinde amiloid ve tau proteinlerinini oluşturduğu plaklarla seyreden Alzheimer hastalığı tüm demans olgularının yaklaşık dörtte üçünü oluşturur. Bu hastalığın erken belirtileri depresyon, kısa dönem hafızanın kaybı, konfüzyon, duygudurum değişiklikleri ile konuşma ve yürüme güçlüğüdür.

Vaskuler demans

İkinci en sık rastlanan demans tipi olan vaskuler demansın nedeni, beyindeki yetersiz kan akımıdır. Genellikle inme sonrasında ve damar sertliğinin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Belirtiler sebebe bağlı olarak yavaş yavaş veya aniden ortaya çıkabilir. Erken dönemlerde konfüzyon ve idrak bozukluğu ile başlayan belirtiler, daha sonra konsantrasyon bozukluğu ve iyi bildiği işleri yapma güçlüğü ile devam eder. Birlikte görme sorunları ve halusinasyonlar da bulunabilir.

Lewy cisimcikli demans

Lewy cisimcikleri, beyindeki sinir hücrelerinin içinde oluşarak hücrelerin işlev yapmasını ve sinyal iletişimini engelleyen protein birikimleridir. Bunun sonucunda hafıza kaybı, idrak bozukluğu ve görsel halusinasyonlar ortaya çıkar. Uyku düzeni de bozulabilir ve tüm gece uyanık kalıp gündüzleri uyumalar ortaya çıkabilir. Belirtilerin çoğu diğer demans tipleriyle aynıdır.

Parkinson hastalığı

Normalde beynin hareket fonksiyonu ile ilgili bölgeleri ile ilgili bir sorun olan Parkinson hastalığı ileri dönemlerinde demansa da neden olabilir. Önce karar verme sorunları ile başlayan demans belirtileri daha sonra depresyon, halusinasyonlar, konfüzyon, paranoya ve konuşma bozukluğu ile devam eder.

Frontotemporal Demans

Frontotemporal demans veya diğer adıyla Pick hastalığı beynin ön ve yan bölümlerini tutan bir sorundur. Bunun sonucunda öncelikle konuşma ve davranışlar bozulur. Başlangıç yaşı bu hastalıkta 45’e kadar düşebilir.

Creutzfeldt-Jakob hastalığı

Creutzfeldt-Jakob veya diğer adıyla deli dana hastalığı, demansın en nadir rastlanan tiplerinden biridir ve yaklaşık bir milyonda bir rastlanır. Hızlı seyirli bir tablo olan bu durum genellikle bir yıl içinde ölümle sonuçlanır. Bulguları genel demans belirtileriyle aynıdır, ayrıca kas sertlikleri ve seğirmeleri de bulunabilir.

Wernicke-Korsakoff Sendromu

Wernicke Korsakoff sendromu aslen bir demans tipi olmasa da, belirtilerinin benzer olması nedeniyle o grupta sayılan bir durumdur. Temel nedeni beynin alt kısımlarında oluşan B1 eksikliğine bağlı kanamadır. Bu durum en sık alkolizmde görülür, ancak beslenme bozukluğuna veya kronik enfeksiyonlara bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

Normal basınçlı hidrosefali

Normal basınçlı hidrosefali, beynin ventriküllerinde aşırı sıvı artışı sonucunda beyin dokusunu baskı altına alarak demans belirtilerine yol açan bir durumdur. Buna yol açan nedenler kaza, kanama, enfeksiyon, beyin tümörleri veya geçirilmiş beyin ameliyatları olabilir. Başlıca belirtileri denge bozuklukları, unutkanlık, duygudurum değişimleri, depresyon, düşmeler ile idrar ve dışkı kaçırma şeklindedir. Bu durum erken dönemde farkedilirse cerrahi müdahale ile kalıcı hasar bırakmadan düzeltilebilir.

Huntington hastalığı

Huntington hastalığı belirtileri genç erişkinlerde başlayan genetik bir durumdur. Beyin hücrelerinin ölümü sonucunda hareket bozuklukları ve demans belirtileri ortaya çıkar.

Karma demans

Karma demans, bir kişide birden fazla demans tipinin birlikte olmasıdır. En sık rastlanan tipi Alzheimer hastalığı ile vaskuler demans birlikteliğidir. Karma demansı olan kişilerin yarıya yakınında bu birlikteliğin farkına varılamaz.

Demans belirtileri

Demans her kişide farklı özellik gösterir. Bu farklar beynin tutulan bölgesine ve hastanın kişilik yapısına bağlı olarak ortaya çıkar.

Her ne kadar en iyi bilinen belirti hafıza sorunları olsa da, başka belirtiler de gözden uzak tutulmamalıdır. Erken belirtilerin başlıcaları aşağıdaki şekilde gösterilmektedir.

Demansta 10 erken belirti
Demansta 10 erken belirti

Hafıza kaybı

Normal unutkanlıkla demanstaki hafıza kaybı arasındaki fark, demansta yakın dönem hafızanın kaybolmasıdır. Eskiden olan olaylar çok iyi hatırlanırken, birkaç dakika veya birkaç saat önce olan olaylar unutulur, bunun sonucunda aynı soru tekrar tekrar sorulur. Bu nedenle, bu kişilerin günlük hayatlarını idame ettirecek faaliyetleri sürdürmeleri güçleşir. Örneğin, bu kişiler öğle yemeği yiyip yemediklerini veya torunlarının adlarını unuturlar.

Bilindik işleri yapma güçlüğü

Diş fırçalama veya sofrayı hazırlama gibi günlük basit işleri yaparken fazla düşünmeyiz. Ancak, demansı olan kişiler bu gibi basit işleri yaparken bile güçlük çeker ve işleri doğru sırayla yapmayı beceremezler. Örneğin, daha yıkanmamış bir gömleği ütüler veya tabağı yemek masasına değil de yatak odasına götürürler.

Zaman ve mekan uyumsuzluğu

Ara sıra haftanın hangi günü olduğunun şaşırılması mümkündür. Ancak, demansı olan kişiler gündüzü ve geceyi karıştırabilirler veya çok iyi bildikleri yerlerde kaybolabilirler.

Karar algısının kaybı

Herkes hayatta zaman zaman kötü kararlar verir. Ancak demansta basit kararlar bile sorun olur. Örneğin demanslı kişi kendi evini ederinin yüzde birine satabilir veya yaz ortasında palto giyebilir.

Duygudurum, kişilik veya davranış değişiklikleri

Yaşamdaki çeşitli olaylar karşısında duygudurum değişiklikleri olması normaldir. Ancak, demans varlığında duygudurum değişiklikleri alışılmadık olur. Belli bir neden olmaksızın duygudurum değişimleri yaşanabilir ve tepkiler aşırı olabilir. İlgisiz bir konu büyük üzüntü veya kızgınlığa neden olabilirken, ciddi bir konu hiç tepkiye yol açmayabilir.

Görüntü ve derinlik algısında bozulma

Demansı olanlarda görüntülerle veya derinlik algısı ile ilgili bozulmalar olur. Örneğin, mesafe ve derinlik kararları hatalı olur veya renk yada kontrast algısı bozulabilir. Bu durum yaşlılıkta sık rastlanabilen katarakt benzeri problemlerden bağımsızdır ve demanslı yaşlılarda çok sık düşme nedeni olur.

Eşyaların yerini karıştırma

Herkes zaman zaman kullandığı eşyaları alışılmadık yerlere koyup sonra arayabilir. Buna karşılık, demansı olanlarda eşyaları olması gereken yerlere koyma ile ilgili uç sorunlar görülebilir. ütüyü buzdolabına, kol saatini şeker kavanozuna koyma gibi durumlar sıktır. 

İşten ve sosyal faaliyetlerden uzaklaşma

Demansı olan bir kişi genellikle çevresine olan ilgisini yitirir. Örneğin, uzun saatler boyunca televizyonun önünde oturabilir, alışılmadık ölçüde uzun süre uyuyabilir veya sevdiği faaliyetlere karşı tüm ilgisini yitirebilir.

Dil ve iletişim sorunları

Demans kişilerin konuşma sırasında kullanılması gereken kelime veya deyimleri bulamamasına veya onların yerine alışılmadık kelime veya deyimleri kullanmasına neden olabilir. Örneğin, “lamba” yerine “ışık veren alet” diyebilirler.

Planlama ve sorun çözme güçlüğü

Demans kişilerde basit işler için bile planlama ve takip güçlüğü yaratır. Örneğin alışveriş listeleri oluşturma veya aylık faturaları takip etme gibi işler sorun haline gelir.

Demansın evreleri

Demans gidişini evrelendirmek için çeşitli yollar vardır, ancak en sık kullanılan evreleme yöntemi başkalarına bağımlılık derecesi ölçütlü olandır.

Demans evreleri
Demans evreleri

Hafif kognitif bozukluk

Yaşlı kişilerin çoğunda görülebilen hafif kognitif bozukluk unutkanlık, isim bulma güçlüğü ve kısa dönem hafıza problemleri ile seyreder. Bu kişilerin bir kısmı demansın daha ileri evrelerine doğru ilerler, ancak çoğu bu aşamada kalır. Bu kişiler genellikle herhangi bir yardıma gerek duymadan yaşamlarını sürdürebilir.

Hafif demans

Hafif demans aşamasında isim ve kelime bulma güçlüğü, eşyaların yerini karıştırma, kafa karışıklığı ile planlama ve sorun çözme güçlüğü basit hafıza sorunlarına eklenir. Sıklıkla duygudurum dalgalanmaları ve sosyal uyumsuzluklar da görülür. Buna karşılık, bu kişiler hala genellikle başkalarına bağımlı olmadan yaşamlarını sürdürebilir ve sadece zaman zaman desteğe ihtiyaç duyarlar.

Orta derecede demans

Orta derecede demansta hafıza kaybının, konfüzyonun ve karar algısının ilerlemesinin yanısıra bu kişilerde alınganlık, şüphecilik ve uyku bozuklukları ortaya çıkar. Belirtilerin genellikle öğleden sonra ve gece artış gösterdiği gözlenir. Bu kişiler günlük yaşamlarında sıklıkla yardıma gerek duyarlar.

Ağır demans

Daha ileri dönemde aşırı hafıza kaybı, hareketliliğin sınırlanması, yutma ve mesane ve barsak kontolü gibi işlevlerin güçleşmesi sözkonusu olur. Bu kişiler gece gündüz desteğe ihtiyaç duyarlar.

Demanstan korunma

Demanstan korunmanın belli bir yöntemi yoktur. Ancak temel sağlıklı yaşam koşullarının demansın hem oluşumunu önlediği, hem de ilerlemesini yavaşlattığı bilinen bir gerçektir.

Demanstan korunma
Demanstan korunma

Düzenli egzersiz

Düzenli aerobik egzersiz hem demans oluşma riskini azaltır , hem de demansın ilerlemesini geciktirir. Aerobik egzersize denge ve esneklik egzersizlerinin de eklenmesiyle yaşlılarda çeviklik artar ve düşme riski azalır.

Sağlıklı diyet

Şekerden, rafine karbonhidratlardan ve doymuş yağlardan fakir, diğer taraftan omega 3 ve vitamin ve minerallerden zengin bir diyet uygulanması sağlıklı bir metabolizma, antienflamatuar ve antioksidan etkiler ve sonuçta demans riskinin azalması anlamına gelir. Genellikle bu iş için en uygun diyet Akdeniz diyetidir.

Stres yönetimi

Uzun süreli stres ve anksiyetenin demans riskini arttırdığı bilinmektedir. Bu nedenle, anksiyete ve stres ile mücadele yollarını uygulamak demanstan korunmada çok önemli rol oynar.

Uyku süre ve kalitesi

Yetersiz uyku süre ve kalitesi beyinde demans oluşumunu hızlandırır. Bu nedenle, uykusuzlukla mücadele demanstan korunmak için çok önemlidir.

Demans tedavisi

Genellikle geri döndürülemez ve tümüyle iyileştirilemez bir durum olan demansta yapılan tedavilerin amacı belirtileri hafifletmek ve gidişi yavaşlatmaktır.

İlaçlar

Demansta ilaç kullanımının amacı gidişi yavaşlatmak, belirtileri hafifletmek ve birlikte bulunan depresyon ve gerginlik gibi durumları kontrol etmektir. İlaç tedavisi sırasında başka nedenlerle kullanılan ilaçlarla ve bitkisel desteklerle etkileşimlere özellikle dikkat etmek gerekir.

Zihni çalıştıran aktiviteler

Tıpkı vücut gibi, beyin de kondisyonda kalmak için çalışmaya ihtiyaç duyar. Bu nedenle bulmacalar, kitap okuma, bilgisayar ve masa oyunları oldukça yararlı olur. Bu tip faaliyetlerin kognitif fonksiyonun kötüleşmesini yavaşlatıcı etkisi olduğu gösterilmiştir.

Psikoterapi

Çeşitli psikoterapi yöntemleri demanslı kişinin hafızasını canlandırmada yardımcı olabilir. Ayrıca eski hatıraların canlandırılması, sevilen müzikler ve eğlenceli filmler yaşam kalitesinin artışını sağlar.

Yaşam tarzı değişiklikleri

Korunma bölümünde de belirtildiği gibi sağlıklı beslenme düzeni, fiziksel aktivite ve yeterli ve kaliteli uyku hem davranışsal belirtileri azaltır, hem de olayın ilerlemesini yavaşlatır.

Demans olan kişinin bakımı

Demanslı kişinin bakımı bakan kişi açısından da pekçok zorluk içerir. Her şeyden önce, demansın kesin tedavisi olmayan ilerleyici bir hadise olduğunun akılda tutulması gerekir. Bu nedenle, hastayla ilgilenen kişinin de neredeyse hasta kadar desteğe ihtiyacı vardır. Bu konuda profesyonel yardım almak her durumda yararlı olacaktır. Genel olarak yapılması gerekenler konusunda Alzheimer Derneği’nin web sayfası bilgi vermektedir.

Sağlıklı yaşlanma

Yaşam süresinin uzamasıyla beraber sağlıklı yaşlanma daha önemli hale geldi. Yaşlanmaya bakışın yeniden değerlendirilmesi gerekli.

Tıp biliminde yaşanan gelişmeler ve yaşam koşullarının düzelmesi sonucu yaşam süreleri giderek artıyor. Bu durum, sağlıklı bir yaşlılık için yapılması gerekenlerin önemini arttırıyor. Bu konuda yapılacaklar, yaşamın süresi kadar kalitesine de katkıda bulunabilir, ancak bunun için yaş ilerlerken yaşama bakışın da değerlendirilmesi gerekli.

Sağlıklı yaşlanma kriterleri

Sağlıklı yaşlanma kriterleri aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.

Sağlıklı yaşlanma kriterleri
Sağlıklı yaşlanma kriterleri

Sağlıklı yaşlanma için yapılması gerekenler

Yaşlanma sürecini yavaşlatmak, yaşlanmayla gelen sorunlardan kaçınmak ve sağlıklı bir yaşlılık için yapılması gerekenler aşağıdadır.

Sağlıklı beslenme

Yaşlanmayla birlikte kişilerin diyet gereksinimleri değişir. Kalori gereksinimi azalır, ancak diğer besleyiciler için aynı şey söz konusu değildir. Bunun için yaşlanırken sağlıklı bir beslenme planı yapmak gerekir. Bu duruma yeterli su tüketimi de dahildir. Buna karşılık, yenmesi gerekmeyen yiyeceklerden ve zararlı içeceklerden kaçınmakta yarar vardır.

Fiziksel aktivite

Düzenli fiziksel aktivite yaşlanırken sağlıklı bir vücut yapısını sürdürmek ve kronik sağlık problemlerinden kaçınmak için çok yararlıdır. Egzersiz düşmeleri de önlemeye yardımcı olur. Daha önceden aktif olmayanların yavaş başlayarak kademeli olarak arttırması önerilir. Egzersiz hedefleri, miktarı, süresi ve ağırlığı yaşa ve sağlık durumuna göre değişiklik gösterebilir. Bu konuda doktorun önerisini almak en uygun yaklaşımdır.

Sağlıklı vücut ağırlığı

Sağlıklı vücut ağırlığını korumak ve gerek fazla kilolu, gerekse fazla zayıf olmaktan kaçınmakta yarar vardır. Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme hem vücut ağırlığını korumak, hem de kronik problemlerden kaçınmak için son derece önemlidir.

Yeterli ve kaliteli uyku

Yaşın ilerlemesiyle birlikte uykusuzluk daha sık görülmeye başlar. Yaşlılıkta uykusuzluk yaşam kalitesini önemli ölçüde bozar. Yeterli sürede ve kalitede uyku, uyku bozukluklarının yol açtığı sorunları önlemede çok yararlıdır.

Zihni aktif tutmak

Yeni birşeyler öğrenmek, okumak veya oyun oynamak gibi aktiviteler zihni aktif tutarak hafızaya katkıda bulunur.

Psikolojik sağlığı korumak

Psikolojik sağlığı korumak için stresi yönetmeyi ve stresle mücadeleyi öğrenmek çok önemlidir. Bunun için düzenli meditasyon veya diğer gevşeme teknikleri uygulamaları yararlı olur. Anksiyete ve depresyon belirtilerini bilmek ve gereğinde yardım istemekten kaçınmamak gerekir.

Yine, ilerleyen yaşla birlikte insanın sevdiklerini kaybetme ve kötü haber alma olasılıkları da artar. Bu nedenle keder ile mücadele etmeyi bilmekte yarar vardır.

Sosyal aktiviteler

Emeklilikle ve çocukların büyümesiyle insanların genellikle aktivitesi ve hedefleri azalır. Bir hobisi olan, sosyal hayatla iç içe olan ve hayatı aktif geçiren insanlar genellikle daha mutlu olur ve kimi sağlık problemleri ile daha az karşılaşırlar.

Sağlık kontrolleri

Abartmadan sağlığı ile ilgilenmek ve düzenli sağlık kontrollerini yaptırmak önemlidir. Kan basıncını, kan şekerini ve kolesterol düzeylerini bilmek, erkekler için prostat, kadınlar için meme kontrolleri ve jinekolojik muayeneler ve diğer kontrollerin tercihan yılda bir yapılması ve akciğer ve barsak kanseri için düzenli taramalar uygun olacaktır.

Ayrıca, mevcut sorunlar için düzenli takip yapılmalı ve ilaçlar düzenli ve uygun şekilde kullanılarak sonuçları izlenmeli ve ilaçların takibi konusunda doktorla işbirliği yapılmalıdır.

Kötü alışkanlıklar

Sigaranın yol açtığı tehlikeler (kanserler, akciğer hastalıkları ve kalpm damar hastalıkları) dolayısıyla olabildiğince kısa sürede bırakılması gerekir. Sigaranın yarattığı risklerin yaş ilerledikçe daha da belirginleştiği düşünülürse, bu konuda çabuk olmakta fayda vardır.

Alkol tüketiminin de ilerleyen yaşla birlikte hem içme sıklığı, hem de içilen miktar olarak azaltılması faydalı olur.

Düşmelerden korunma

Yaşın ilerlemesiyle birlikte çeşitli nedenlerle düşme sıklığı ve düşmeden kaynaklanan problemler (travma ve kırıklar) artar. Bu nedenle düşmelerin azaltılması ve engellenmesi konusunda gerekli tedbirler alınmalıdır.

Sonuç

Yukarıda yazılanları uygulamak, yaş ilerledikçe sağlığı korumanın ana yapıtaşlarını oluşturur. Şimdiye kadar bunları uygulamadıysanız bile, başlamak için hiç bir zaman geç değildir. Unutmayın, sağlıklı olmakla hasta olmamak birbirinden çok farklı kavramlardır.

Yaşlılıkta uykusuzluk

Yaşın ilerlemesiyle birlikte uykusuzluk daha sık görülmeye başlar. Yaşlılıkta uykusuzluk yaşam kalitesini önemli ölçüde bozar.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte uykusuzluk daha sık görülmeye başlar. Yaşlılıkta uykusuzluk yaşam kalitesini önemli ölçüde bozar.

Uykusuzluk, uyuma imkanı olduğu halde uykuya dalamama veya uykuyu sürdürememe olarak tanımlanır. Kronik uykusuzluk dendiğinde ise, en az haftada üç gece ve en az üç ay süreyle uykusuzluk çekmek anlaşılır. Uykusuzluk başlıca iki şekilde kendisini gösterir. Kimi insanlarda uykusuzluk uyuyamama şeklinde görülürken, kimi insanlarda ise uykuya daldıktan bir süre sonra uyanma ve yeniden uyuyamama şeklinde görülür.

Uykusuzluk sık rastlanan bir yakınmadır ve erişkin insanların yaklaşık yarısı en az haftada bir geceyi uykusuz geçirir. Erişkinlerin %10-30‘unun kronik uykusuzluk çektiği tahmin edilmektedir.

Uykunun dönemleri

Uykuyu temel olarak iki kısma ayırmak mümkündür: REM Evresi (Rapid Eye Movement – Hızlı Göz Hareketi Evresi) ile NREM Evresi (Non-Rapid Eye Movement – REM-Olmayan Evre). Bu fazlar isimlerini gözlerimizin kapalı olmalarına rağmen göz yuvaları içindeki hareketlerinden alırlar.

REM ve NREM evreleri bir uyku boyunca periyodiktir. Yani vücudumuz uyku sırasında ortalama 90 dakikalık döngüler halinde REM ile NREM evreleri arasında gidip gelir. Rüyaların da genellikle görüldüğü REM evresi, NREM evresinden çok daha kısa sürer ve genellikle uykunun %80’i NREM döneminden oluşur.

Uykunun 4 evresi

NREM uykusu

Yavaş dalga uykusu olarak da bilinen NREM evresinde sinir aktivitesi giderek azalır, metabolik hız ve vücut ısısı en düşük düzeylere iner. Bu evrenin alt fazları ve genel süreçleri şöyle sıralanabilir: 

Hafif uyku (NREM evre 1)

  • Uyanık olmakla uyku arasındaki dönemdir.
  • Sadece 5-15 dakika arası sürer.
  • Uykunun % 5’ini oluşturur.

Derinleşen uyku (NREM EVRE 2)

  • Uykunun başlangıcıdır.
  • Ortam ile olan ilişik kesilir.
  • Nefes alımı ve kalp atışları sabitleşir.
  • Vücut sıcaklığı düşer.
  • Uykunun %50-60’ını oluşturur.

Derin uyku (NREM EVRE 3)

  • Kan basıncı düşer.
  • Nefes yavaşlar.
  • Kaslar gevşer.
  • Kaslara gönderilen kan miktarı artar.
  • Doku büyümesi ve tamiri hızlanır.
  • Enerji yenilenir.
  • Büyüme hormonu, gelişim hormonları (özellikle kas ile ilgili olanlar) salgılanır.
  • Uykunun %15-20’sini oluşturur. 

REM Uykusu

REM uykusu gece uykusunun %20-25’ini oluşturur. Buna karşılık uykuda beynin en aktif olduğu dönemdir. Bu devrede:

  • Beyne ve vücuda enerji sağlanır.
  • Gündüz performansına arttırmaya yönelik düzenlemeler yapılır.
  • Beynin farklı bölgeleri aktive edilir ve rüyalar görülür.
  • Gözler hızlıca hareket eder.
  • Vücut gevşer ve hareket edemez, kaslar tamamen kapatılır.
  • Ayrıca ghrelin ve leptin hormonları sayesinde mutluluk, tokluk gibi durumlar düzenlenir.
  • Karanlıkta salgılanabilen melatonin hormonu salgılanır.

Yaş ilerledikçe sadece uykunun süresi kısalmaz, derin uyku ve REM uykusu dönemleri de kısalır.

Yaşlılarda uykusuzluk nedenleri

Yaşlılar çeşitli nedenlerle uykusuzluğa daha eğilimlidirler. 60 yaşından sonra geçen her 10 yılda gece uyku süresinin ortalama 27 dakika azaldığı saptanmıştır.

Bu nedenler aşağıdadır.

  • Uyku düzeninde değişiklik: Yaşlanmayla birlikte uyku daha az dinlendirici olmaya başlar ve insanlar çevrelerindeki ses, ışık veya ısı farklılıkları gibi değişimlerle daha kolay uyanmaya başlarlar. Ancak, yaşlı insanlar da daha gençlerin gereksindiği miktarda uykuya gereksinim duyarlar.
  • Aktivite değişiklikleri: Yaş ilerledikçe fiziksel ve sosyal aktivite azalır, bu durum da kaliteli gece uykusunu güçleştirir. Ayrıca, günlük aktivitenin azalması sonucunda genellikle gündüz de uyunur ve bu da gece uykusunu da azaltır.
  • Sağlık durumu değişiklikleri: Artrit ve benzeri kronik ağrılar, depresyon ve anksiyete nedeniyle uyku süre ve kalitesi azalır. Uyku apnesi ve huzursuz bacak sendromu sıklığı da ilerleyen yaşla artar. Bunun dışında, prostat veya mesane problemleri nedeniyle sık idrara gitme zorunluluğu da yaşlılıkta uykusuzluk nedeni olur.
  • İlaçlar: Çeşitli kronik problemler nedeniyle kullanılan ilaçlar da yaşlılıkta uykusuzluk nedeni olabilir. Bunlar arasında:
    • Bazı antidepresanlar
    • Bazı tansiyon ilaçları
    • Allerji ve soğukalgınlığı ilaçları bulunur.
Yaşlılıkta uykusuzluk nedenleri

Yaşlanmanın uykuya etkileri

Yaşlılıkta uykusuzluk çeşitli şekillerde ortaya çıkar. Bunların başlıcaları şunlardır:

  • Uyku düzeninin değişmesi: Yaşın ilerlemesiyle biyolojik saat değişim gösterir ve insanlar genellikle daha erken saatte yorgun hissedip yatarlar ve sabah daha erken kalkmaya başlarlar. Bu da yaşlılıkta uykusuzluk nedeni olur.
  • Gece uyanmaları: Yaşlandıkça uykunun hafif dönemleri daha ön plana çıkar ve derin uyku ve REM dönemleri kısalır. Buna bağlı olarak gece uyanmaları sıklaşır ve çevreden gelen ses ve ışık gibi uyarılar daha uyandırıcı olur.
  • Gündüz uykuları: Yaş ilerledikçe gündüz uykuları artar. Bu durum kimi yararları olsa da, gece uykusunun süre ve kalitesini azaltır.
  • Uyku düzenindeki değişikliklerden daha fazla etkilenme: Uzun süre uykusuz kalma veya denizaşırı yolculuk gibi uyku düzenini bozan olaylardan sonra yaşlılarda adaptasyon daha geç olur.

İyi bir uyku düzeni için başlıca kurallar

Yaşlılar da, tıpkı diğer insanlar gibi, belli koşulları oluşturarak uyku düzenlerini iyileştirebilirler.

Temel kurallar

  • Uykunuz gelmeden yatağa gitmeyin: Yatma vaktinde uykulu hissetmiyorsanız, başka birşey yapın. Kitap okuyun, hafif bir müzik dinleyin veya bir dergiye bakın. Zaten iyi bir uyku disiplini oluşturduğunuz zaman yatma zamanında uykunuz gelir. 
  • Yattıktan 20 dakika sonra halen uykuya dalamadıysanız, yataktan çıkın: Kitap okuyun, meditasyon yapın, rahatlatıcı bir bitki veya meyve çayı için veya duş alın. Buna karşılık telefonunuzdan veya televizyondan uzak kalın. Eğer mümkünse, başka bir odaya geçin. Yatak odanız uyumak için gittiğiniz yer olmalı. Tekrar uykunuz gelince yatağa geri dönün.
  • İyi bir uyku düzeni için her sabah aynı saatte kalkın: Bunu tatillerde ve hafta sonlarında da yapın.
  • Düzenli olarak tüm gece uykusuna sahip olmaya çalışın: Gün içinde iyi dinlenmiş hissetmenizi sağlamaya yetecek süre uyuyun.
  • İyi bir uyku düzeni için belli bir günlük programı takip edin: Yemek, ilaçlar, ev işleri ve diğer düzenli aktiviteler vücut saatinin düzgün olarak çalışmasına yardımcı olur.
  • Yatağınızı sadece uyku ve cinsel aktivite amacıyla kullanın: Adı üstünde, orası yatak odası.
  • Öğle yemeğinden sonra kafein almayın: Kafein vücutta 8 saat kadar etkisini sürdürür, dolayısıyla akşam üzeri içeceğiniz çay veya kahve gece uykunuzu bozacaktır.
  • Yatma vaktinden altı saat öncesinde bira, şarap veya diğer alkollü içeceklerden kaçının: Alkol uykuya dalmanızı kolaylaştırsa da, uyku kalitenizi bozar, sık uyanma nedeni olur ve REM uykusuna geçişinizi güçleştirir.
  • Yatma vakti öncesinde sigara içmeyin veya diğer nikotin içeren gıdalar almayın: Sigara uyarıcıdır ve bu etkisi 1- 2 saat kadar sürer. Son sigaranızı akşam yemeğinden önce için veya daha iyisi sigarayı toptan bırakın.
  • Yatağa aç girmeyin, ancak yatma vaktine yakın saatlerde ağır yemek de yemeyin: Tercihan akşam yemeği ile uyku saati arasında 3- 4 saat olmalıdır. Akşam yemeğinden sonra bitki veya meyve çayları haricinde birşey yiyip içmeyin.
  • Yatma vaktinden önce altı saat içerisinde ağır egzersizden kaçının: Egzersizi günün daha erken saatlerinde yapın, genelde akşam 17:00’den sonra egzersiz yapmayın.

Uyku öncesi rutini

Yatmadan önceki bir saatte 20 dakikayı huzur veren (sakin müzik dinlemek veya evcil hayvanınızla oynamak gibi) veya odaklanmanızı değiştiren (bulmaca veya sudoku çözmek gibi) bir faaliyete, 20 dakikayı gevşemeye (mümkünse meditasyon veya yoga) ve son 20 dakikayı da özbakımınıza (diş fırçalama, makyaj temizleme gibi) ayırın. Bu dönemde tüm ekranlardan uzak durun.

Şekerlemeler

Yapabilirseniz, gün içinde şekerlemeden kaçının. Eğer mutlaka şekerleme yapmak zorunda kalırsanız, kısa tutun (bir saatten az). Öğleden sonra saat üçten sonra şekerleme yapmayın.

Kaygı ve stres

Endişelerinizi bir aile üyesi veya arkadaşınızla paylaşın. Duygularınızı bir günlüğe yazarak ifade edin. Meditasyon ve yoga da stresi azaltmaya yardımcı olur. Eğer endişeleriniz kalıcı bir problem ise profesyonel destek almayı düşünün.

İyi bir uyku düzeni için yatak odası

Bunu hatırlamanın kolay yolu, yatak odanızın bir mağara gibi olmasıdır. Camınıza ışık geçirmeyen (blackout) perde takın ve dışarıdan ışık sızmadığından emin olun. Odada veya odanın dışındaki koridorda gece lambaları dahil ışık kaynağı olmasın. Buna karşılık, gerektiğinde kullanmak için başucunuzda gerektiğinde açabileceğiniz bir lamba bulundurun. Yatmadan bir saat kadar önce yatak odanızı havalandırarak veya bir süre klima çalıştırarak serin hale getirin.

Yatak odasında çalışırken ses çıkartan veya ışık yayan saat veya benzeri eşyalar kullanmayın. Ekranlı çalar saatleri yatmadan önce ters çevirin. Yatak odanızda televizyon bulundurmayın.

Rahat ettiğiniz yatak ve yastık seçin. Serin tutan ve pamuk veya keten gibi doğal malzemelerden yapılma çarşaf, yastık kılıfı ve nevresimler kullanın.

Evcil hayvanlar stresi azaltır ve uykuyu kolaylaştırır. Ancak onları yatak odası dışında sevin, yatak odanızda olmasınlar. Evcil hayvanları yatağınıza asla almayın.

Evcil hayvanları yatağa almayın
Evcil hayvanları yatağa almayın

Teknoloji

Yatmadan bir saat önce televizyonu ve bilgisayarı kapatın ve telefonu elinizden bırakın. Telefonun yanınızda olması gerekiyorsa, sessize alın ve yakınınızdaki bir çekmecenin içine koyun. Yattıktan sonra asla mailinizi, mesajlarınızı veya sosyal medyanızı kontrol etmeyin.

Göz maskeleri ve kulak tıkaçları

Eğer çevreden gelen ışık veya sesleri engelleyemiyorsanız, göz maskeleri ve kulak tıkaçları oldukça yardımcı olur.

Göz maskeleri ve kulak tıkaçları
Uyku maskesi ve kulak tıkacı

Uyku ilaçları

Uyku ilaçları bir çare gibi dursa da, pek çok yan etki ve sakıncaya sahiptir. Bu nedenle uyku ilaçlarını kolay bir çözüm gibi görmektense, uyku disiplinini sağlamak daha önemlidir.

Benzer şekilde, uyumayı kolaylaştıran bitkisel çay ve ilaçlar da bir çözüm gibi görülebilir. Ancak bunların da mevcut sağlık koşullarıyla ve kullanılan ilaçlarla etkileşimleri olabileceği göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle uyku ilaçları ve uykuyu kolaylaştırıcı doğal ajanlar doktorun görüşü olmaksızın kullanılmamalıdır.

Yaşlılar için uyku güvenliği

Yaşlılıkta uykusuzluk düşme ve kaza riskini arttırır. Bu nedenle, ilave güvenlik önlemleri de gerekir.

  • Yatağın yanında bir telefon bulundurun. Bu şekilde acil bir durumda yardım çağırabilirsiniz.
  • Yatağın yanında her an yakılabilecek bir lamba olsun. Bu şekilde gece yataktan kalkarken yakıp karanlık ortamı aydınlatabilirsiniz.
  • Yatak odasındaki tehlikeleri azaltın. Asla yatakta sigara içmeyin. Odada çarpıp veya takılıp düşmeye yol açabilecek mobilya, halı, kablo gibi şeyler bulunmasın.

Yaşlılarda kabızlık

Yaşlılarda kabızlık, çok sık rastlanan, hayat kalitesini belirgin olarak düşüren ve bazen çok ciddi sorunlara yol açabilen bir durumdur.

Yaşlılarda kabızlık, çok sık rastlanan, hayat kalitesini belirgin olarak düşüren ve bazen çok ciddi sorunlara yol açabilen bir durumdur.

Kabızlık iç açıcı bir başlık olmasa da, önemli bir konudur. Özellikle yaşlılarda kabızlık yaşam kalitesini ciddi şekilde bozar. 65 yaş üzerindeki insanların üçte ikisinin kronik kabızlık problemi yaşadığı tahmin edilmektedir. Üstelik kabızlık aşağıdaki daha ciddi sorunlara da yol açar.

Kabızlığın yol açtığı sorunlar

  • Acile gitmeyi gerektirebilecek ölçüde ciddi karın ağrısı
  • Hemoroidler
  • Sinirlilik, saldırganlık veya delirium; özellikle Alzheimer veya diğer bunama sendromları olanlarda
  • Dışkı tutamama
  • Kabızlık korkusu nedeniyle ağrı kesici almaktan kaçınma

Ancak yaşlılıkta kabızlık önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durumdur ve buna bağlı olarak yaşam kalitesinde ciddi iyileşme sağlanabilir.

Yaşlılarda kabızlık belirti ve bulguları

Kabızlık tanısı için aşağıdaki belirtilerden en az iki tanesinin olması gerekir:

  • Dışkılama sırasında zorlanma
  • Sert veya topaklı dışkı
  • Dışkıyı tam boşaltamama hissi
  • Elle dışko boşaltma gayreti
  • Haftada 3 kezden daha az dışkılama

Her ne kadar her gün dışkılama normal veya ideal kabul edilse de; sert, zorlayıcı veya ağrılı olmadığı sürece her 2- 3 günde bir dışarı çıkmak da normal sayılabilir.

Dışkının kıvamı için genellikle Bristol Dışkı Skalası kullanılır. Aşağıda görülen bu skalada Tip 4 dışkılama ideal kabul edilir.

Bristol dışkı skalası
Bristol dışkı skalası

Yaşlılarda kabızlık nedenleri

Yaşlılardaki çoğu problem gibi, kabızlık da çok nedenli bir sorundur. Bu nedenler aşağıda sayılmıştır:

  • Diyetle yeterince lif alınamaması
  • Yeterli su içilmemesi
  • Elektrolit (kalsiyum, magnezyum yeya potasyum) dengesizlikleri
  • İlaç yan etkileri
    • Antikolinerjikler (antihistaminikler, mesane gevşeticiler, bulantı ilaçları vb.
    • Kodein, morfin, oksikodon gibi narkotik analjezikler
    • İdrar sökücü ilaçlar
    • Kalsiyum takviyeleri
    • Demir takviyeleri
  • Hormonal bozukluklar, özellikle tiroid bezinin az çalışması
  • Kronik sinir ileti bozuklukları (özellikle diyabet veya Parkinson hastalığı sonucu)
  • İrritabl barsak sendromu
  • Pelvis taban disfonksiyonu
  • Psikolojik faktörler (anksiyete, depresyon veya ağrı korkusu)
  • Yetersiz fiziksel aktivite
  • Barsakta mekanik darlık
    • Barsak tümörleri (habis veya selim)
    • Barsak içinde kitle (taşlaşmış dışkı, katılaşmış lif yumağı veya benzerleri
    • Barsakta daralma

Yaşlılarda kabızlık için inceleme

Yaşlılarda kabızlık tedavisinin esası, altta yatan nedenle ve bunun kişideki belirtileriyle ilgilidir. Araştırma, hastada belirtilerin neler olduğu, ne zamandır sürdüğü ve dışkılamanın sıklığı ve düzeni ile ilgili olmalıdır.

Aşağıdaki belirtiler ise doğrudan barsak kanseri veya başka ciddi sorunlar için alarm işaretidir, bunlar gözden kaçırılmamalıdır.

  • Dışkıda kan (kırmızı, siyah, veya katran görünümlü)
  • Kilo kaybı
  • Yeni başlayan veya hızla kötüleşen belirtiler

Yaşlılarda kabızlık araştırmasının ikinci aşamasında ise kişinin tıbbi geçmişi ve belirtilerine göre inceleme yapılmalıdır.

  • İlaç yan etkileri
  • Diyetle yeterli miktar ve nitelikte lif alınamaması
  • Yetersiz sıvı tüketimi
  • Hemoroid veya anüs çatlağı gibi ağrılı dışkılamanın sık rastlanan nedenleri

Alarm belirtileri yoksa sırf kabızlık için genellikle kolonoskopi önerilmez. Ancak bu konudaki kararı yine de doktor verecektir.

Yaşlılarda kabızlık tedavisi

Yaşlılarda kabızlık sorununda çoğu zaman mekanik tıkanmayı gösterir herhangi bir alarm belirtisi yoktur. Bu durumda kademe kademe yapılabilecekler aşağıda sıralanmıştır.

İlaç dışı tedbirler

  • Kabızlığa neden olan ilaçlar varsa, mümkün olduğunca azaltılması
  • Diyette lif ve sıvı alımının arttırılması
    • Bu konuda en etkili yollardan birisi kuru veya taze eriktir. Erik bolca lif içerir. Erikte sorbitol de bulunur. Sorbitol emilmeyen bir şekerdir ve barsağa su çeker. Kayısı ve incir gibi meyveler de yararlıdır, ancak bunların şeker içerikleri yüksektir.
    • Suda çözünebilen ve çözünemeyen liflerin birlikte alınması iyi olur. Çözünemeyen lifler barsakta hacim oluştururken, çözünen lifler barsak içinde su tutar. Suda çözünebilen ve çözünemeyen lifli gıdaların listesi aşağıda verilmiştir.
    • Karında şişkinlik ve gaz oluşumunun engellenmesi için lif alımının yavaş yavaş arttırılması daha iyi sonuç verir.
  • Düzenli uyku: Sizin olduğu kadar barsakların da dinlenmeye ihtiyacı vardır. Düzenli ve yeterli uyku barsak sağlığı açısından çok önemlidir. Uykusuzluk barsak düzensizliğine, barsak düzensizliği de uyku bozukluklarına neden olabilir. Yeterli ve kaliteli uyku uyumaya dikkat edin.
  • Düzenli egzersiz: Düzenli egzersiz gıdaların barsakta rahat hareket etmesini sağlayarak kabızlığı önler. Yine düzenli egzersiz sayesinde kilonuzu korumak da kolaylaşır. Dolayısıyla düzenli egzersiz için bir program yapmak gerek.
  • Stres yönetimi: Fazla stres veya anksiyete barsakların çalışma düzenini bozar. Bu durum özellikle Alzheimer veya diğer hafiza sorunları olanlarda problem yaratabilir. Bu nedenle stres yönetimini öğrenmek ve düzenli olarak uygulamak çok yararlı olacaktır.
  • Tuvalet rutini: Belirli bir tuvalet rutini oluşturularak yemekten veya yürüyüşten sonra tuvalette 5- 10 dakika kadar oturulması sağlanmalıdır.
  • Tuvalette otururken ayakları yükseltmek için kısa bir tabure kullanılması dışkılamayı kolaylaştırabilir. Buna karşılık, yaşlılarda düşme problemiyle karşılaşmamak için alaturka tuvalet kullanılmamalıdır.
Suda çözünebilen lifli gıdalarSuda çözünemeyen lifli gıdalar
Yulaf
Bezelye
Kuru baklagiller
Mercimek
Havuç
Salatalık
Kereviz kökü
Tatlı patates
Ketentohumu
Arpa
Erik
Elma ve armut
Narenciye
Avokado
Yabanmersini
Tam buğday unu
Buğday kepeği
Esmer pirinç
Bulgur
Çavdar
Sakız kabağı
Brokoli
Lahana
Karnabahar
Taze fasulye
Koyu yeşil yapraklı sebzeler
Kereviz sapı
Patates
Çilek
Ahududu
Tuvalet taburesi
Yaşlılarda kabızlık için tuvalet taburesi

İlaçla tedavi

Yukarıda sayılan tedbirler yeterli gelmezse, o zaman müshillere (laksatiflere) ve/veya lavmanlara başvurulabilir. Yine sorun tam çözülmezse, pelvis taban disfonksiyonu araştırılmalıdır. Bu sorun genellikle biofeedback yöntemleriyle çözülür.

Müshiller

Düşünüldüğünün aksine, müshiller genellikle zararsızdır. Barsağı tembelleştirmez ve doğrudan alışkanlık yapmazlar, ancak sadece müshile güvenmek yukarıda sayılan diğer tedbirleri ihmal ederek sorunun uzamasına neden olabilir.

Yaşlılarda kabızlık sorunu için kullanılabilecek üç grup müshil vardır.

  • Osmotik maddeler: Bu grup ilaçlar barsak içine su çekerek barsak içeriğinin yumuşamasını sağlarlar. Bu grupta başlıca dört ajan mevcuttur. Bunlar sırasıyla polietilen glikol, laktuloz, sorbitol ve magnezyum tuzlarıdır. Bunların içinde en iyi tolere edilen polietilen glikoldür. Magnezyum tuzlarından ise, özellikle kısmi böbrek sorunu olanlarda magnezyum birikimine yol açabilecekleri için kaçınılmalıdır.
  • Uyarıcı maddeler: Bu grupta senna (sinameki) glikosidleri ve bisacodyl vardır. Bu maddeler barsakları uyararak barsak hareketlerini arttırırlar. Etkili olmalarına rağmen, karın ağrısı yapma riski taşırlar. Kullanılmaları için barsağı tıkayan veya daraltan bir olay olmadığından emin olmak gerekir.
  • Kitle yaratan maddeler: Bu grupta psyllium ve metilselüloz gibi eriyebilen lifler bulunur. Bu ajanlar barsak içeriğinin hacmini arttır ve barsakta daha hızlı hareket etmesini sağlarlar. Bu maddelerin bol su ile alınması gerekir, aksi takdirde barsakta artan hacmin sertleşerek kabızlığı daha da arttırması olasılığı vardır. İlaca bağlı kabızlık veya barsak hareketlerini engelleyen bir sorun varsa, bu ajanların kullanılmasından kaçınılmalıdır.

Lavmanlar ve fitiller

Yaşlılarda kabızlık tedavisinin bir başka alternatifi de lavmanlardır. Özellikle uzun süren kabızlıklar ve taşlaşmış dışkı durumunda yolu açmak için kullanılabilirler.

Buna karşılık, özellikle tuzlu su içeren lavmanlar böbrek veya kalp yetersizliği olan yaşlılarda ciddi elektrolit bozukluğu yaratabilir. Bu nedenle, daha ziyade sabunlu su veya gliserol içeren lavmanlar tercih edilmelidir.

Gliserol içeren yağlayıcı fitiller de zaman zaman yararlı olabilir. Mineral yağ içeren düşük hacimli yağlayıcı lavmanlar ise bazen ciddi tahrişe neden olabilir.

Lavman kullanımı ancak kurtarıcı olarak tercih edilmelidir. Sık lavman ihtiyacı, yukarıda sayılan önlemlerin düzenli uygulanmadığının da göstergesidir. Yaşlılarda lavman gerekliyse, musluk suyu, sabunlu su veya gliserol lavmanları tercih edilmelidir.

Yaşlılarda kabızlık: Özet

  1. Yüksek lifli gıdalar tüketilmeli
  2. Suda çözünebilen ve çözünemeyen lifler dengeli olmalı
  3. Bol su içilmeli
  4. Anksiyete, depresyon ve stress mücadelesi yapılmalı
  5. Düzenli ve kaliteli uyku
  6. Düzenli egzersiz
  7. Kabızlık yapabilecek ilaçlar gözden geçirilmeli
  8. Tuvalet rutini, gerekirse tuvalet taburesi
  9. Bunlar yeterli gelmezse, öncelikle ozmotik olanlardan başlayarak müshiller
  10. Mecbur kalındığında lavman veya yağlayıcı fitiller

Yaşlanmayla gelen sorunlar

Hayatın nasıl geçtiğini anlamadan 50 yaşına geldiniz, öyleyse yaşlanmayla gelen sorunlar için hazır olmanız gerekli

Hayatın nasıl geçtiğini anlamadan 50 yaşına geldiniz, öyleyse yaşlanmayla gelen sorunlar için hazır olmanız gerekli

50 yaş üzerindeki insanların % 90’ının kronik bir problemi mevcut. İlaveten bu kişilerin % 80’inin de birden fazla sorunu var. Dolayısıyla, henüz bir kronik sorununuz bulunmasa bile olması ihtimali büyük. Yaşlanmayla gelen sorunlar ve onları engellemek için yapabilecekleriniz de var.

Şimdi bu sorunları sırasıyla inceleyelim

Yaşlanmayla gelen sorunlar nelerdir?

Hipertansiyon

50 yaş sonrası sorunlar arasında ilk sırayı hipertansiyon alır. 60 yaş üzerindeki insanların dörtte üçünün hipertansiyonu vardır, üstelik 80 yaş üzerinde bu oran %90’a çıkar.

Bu durumun nedenleri karmaşıktır ancak hipertansiyonu ötelemek için yapılacaklar o kadar karmaşık değildir.

Hipertansiyonun yarattığı riskler
Hipertansiyonun yarattığı riskler

Diyabet

40 yaş üzeri nüfusun %10’u diyabetlidir. Diyabet kalp ve damar hastalıkları, inme, böbrek yetersizliği ve körlük riskini büyük ölçüde arttıran bir durumdur.

Diyabetin ortaya çıkışını ötelemek mümkündür. Bunun için yapılacaklar da hipertansiyonu önlemek için yapılacaklarla aynıdır.

Kalp ve damar hastalıkları

Damar sertliği (ateroskleroz) yaşla artar, bunun sonucu olarak da koroner kalp hastalığı başta olmak üzere kalp ve damar sistemi sorunlarında artış görülür. Bu durum da yaşamın hem süresini, hem de kalitesini kötü etkiler. Üstelik kalp hastalıklarını ötelemek açısından yapılacaklar da yukarıdakilerle aynıdır.

Obezite

Yaşla birlikte artış gösteren obezite kalp hastalıkları, inme, diyabet, kanser, hipertansiyon ve eklem sorunları başta olmak üzere en az 20 kronik hastalıkla bağlantılıdır. Üstelik obeziteyi önlemek için yapılması gerekenler de yine aynıdır.

Kanser

Kanser için en önemli risk faktörü yaştır. Kanserden korunmak için sağlıklı yaşam koşullarına dikkat etmek, güneşten korunmak ve düzenli kontroller ihmal edilmemelidir.

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH)

KOAH havayolları ve akciğerin artmış kronik inflamatuar yanıtı ile ilişkili ve genellikle ilerleyici kalıcı hava akımı kısıtlanması ile karakterize, alevlenme dönemleri ile seyreden, yaygın, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Yaş ilerlemesi ile KOAH sıklığı artar.

KOAH’tan korunmak için yapılması gerekenler aşağıdadır.

  • Tütün Kullanımının Önlenmesi ve Bırakılması
  • İç ve Dış Ortam Hava Kirliliğinin Önlenmesi
  • Mesleki Maruziyetin Önlenmesi
  • Düzenli Fiziksel Aktivite
KOAH'dan korunmak

Anksiyete bozukluğu ve depresyon

Yaşla birlikte anksiyete bozukluğu ve depresyon artış gösterir. Bunlarla başa çıkmak için belirtilerini yakından izlemek, ayrıca gerekli yaklaşımları ihmal etmemek önemlidir.

Bilişsel sorunlar ve demans

Demans ve bilişsel sorunlar genellikle 65 yaşından sonra patlama yapar. Genetik yatkınlık ve yaş gibi faktörler etkili olsa da, sağlıklı yaşam koşullarına uymak korunmada en etkili faktördür.

Demanstan korunma
Demanstan korunma

Kireçlenme (Osteoartrit)

Eklemlerin eskimesi ve yıpranması olarak tanımlanabilecek olan kireçlenme (osteoartrit) oluşumunda genetik altyapı kadar yaşam tarzının da önemi büyüktür, bu nedenle osteoporoz, diyabet ve fazla kilo osteoartrit oluşumunu arttırır. Üstelik yapılması gerekenler yine benzerdir.

Osteoporoz

Kemik erimesi olarak da bilinen osteoporoz kemiklerinizin zayıflaması ve kırılmasına yol açabilir, ayrıca sıklığı yaşla birlikte sıklığı belirgin olarak artar. Osteoporozdan korunmak için yapılması gerekenler aşağıdadır:

  • Tavsiye edilen günlük kalsiyum ve D vitamini ihtiyacını karşılanması
  • Direnç egzersizlerini de içeren düzenli egzersiz
  • Sigara ve alkolden uzak durulması
  • Düzenli kontrol ve gerekirse doktor önerisiyle uygun ilaç tedavisi

Sırt ağrısı

Yaşlandıkça sırt ağrısı artar. Sırt ağrısı kronik postür bozuklukları, sigara içme, yeterli egzersiz yapmama, obezite, osteoporoz ve pek çok başka nedene bağlı olabilir.

Kilo almamak, yeterli egzersiz yapmak, sigara içmemek, postür bozukluklarını düzeltmek ve osteoporozdan korunmak sırt ağrısından korunmanın başlıca yollarıdır.

Duyma kaybı

İlerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan işitme güçlüğünün üç ana nedeni mevcuttur.

  • Kulağa giden damarların kan akımında azalma,
  • İşitme sinirinde yaşa bağlı dejenerasyon,
  • Beyindeki işitme merkezine ait sorunlar

Gürültülü ortamlar ve yüksek volümlü müzik dinlemek işitme kaybını arttırır. Bunlardan kaçınmak bu durumun ilerlemesini yavaşlatmak için önemlidir, ayrıca kimi ilaçların da duyma kaybını arttırması mümkündür.

Göz problemleri

Yaşın ilerlemesi ile oluşan yakını görme bozukluğu (presbiyopi) herkes tarafından bilinen bir durumdur, ancak yaşlanmayla oluşan göz kapağı problemleri, göz kuruluğu, katarakt, glokom ve retina hastalıkları da mevcuttur. Bu sorunları engellemek için sağlıklı yaşam koşullarına dikkat etmek ve düzenli göz muayeneleri önemlidir.

İdrar kaçırma

İlarleyen yaşla birlikte erkeklerde prostat büyümesi, kadınlarda rahim ve idrar kesesi sarkmaları başta olmak üzere çeşitli nedenler idrar kaçırmaya neden olabilir. Hayat kalitesini bozabilen bu durum için yapılabilecekler aşağıdadır.

  • Prostat büyümesi veya rahim/mesane sarkması gibi durumlar varsa tedavisi,
  • Kabızlıktan korunma,
  • Adele kontrolü ve tuvalet alışkanlığı eğitimi,
  • Gerekirse doktor önerisiyle ilaç tedavisi

Sonuç

Yaşın ilerlemesini önlemek mümkün değildir, ancak ilerleyen yaşla birlikte gelen problemleri önlemek veya geciktirmek mümkündür. Bunun için sağlıklı yaşam koşullarına dikkat etmek genellikle yeterlidir.

YAŞLILARDA SUSUZLUK

Yeterli su alımı herkes için çok önemlidir, ancak yaşlılarda susuzluk hem daha sıktır, hem de daha fazla hayati risk yaratabilir.

Yeterli su alımı herkes için çok önemlidir, ancak yaşlılarda susuzluk hem daha sıktır, hem de daha fazla hayati risk yaratabilir.

Yaşlılarda susuzluk sorunu

Yaşlılarda susuzluk ciddi bir problemdir. Yapılan bir çalışmada yaşlıların % 40 kadarında kronik susuzluk sorunu olduğu saptanmıştır. Yaşlıların hastaneye başvuru nedenleri arasında da susuzluğun yarattığı sorunlar önemli bir yer tutar. Yeterince sıvı alamama sonucunda düşmeler, idrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşları gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Yaşlılarda susuzluk neden sıktır?

Yaşlandıkça vücuttaki su miktarı azalır, bu da yeterli sıvı alınmadığı zaman susuzluk sorunlarının daha kolay ortaya çıkmasına yol açar. Birlikte bulunan hastalıklar ve kullanılan kimi ilaçlar (örn. idrar sökücüler) da bu durumu ağırlaştırabilir.

Yaşlılarda susuzluk nedenleri aşağıdaki gibi sayılabilir.

  • Yaşlılar daha az susuzluk hisseder.
  • Yaşlılar özellikle sık idrara çıkmaktan veya gece tuvalete gitmekten kaçınmak için az su içerler.
  • Yaşlı vücutta sıvı dengesi daha zor sağlanır.
  • Böbrek fonksiyonunun azalması sonucu idrardaki su miktarı artar, bu da su kaybını arttırır.
  • Birlikte kullanılan ilaçlar su kaybını arttırabilir.
  • Ateşli hastalık, aşırı terleme veya ishal gibi sorunlar sıvı kaybına neden olur.

Yaşlılarda susuzluk belirtileri

Yaşlılarda erken susuzluk belirtileri genellikle ihmal edilir. Bunun nedeni, bu belirtilerin diğer sağlık sorunlarına veya ilaç yan etkilerine atfedilmesidir. Ancak belirtileri iyi bilmek, sorunları erken önlemek için önemlidir.

Hafif susuzluk belirtileri

  • Ağız kuruması
  • İdrarın azalması veya koyulaşması
  • Halsizlik
  • Sersemlik
  • Kol ve bacaklarda kas krampları
  • Başağrısı
  • Kendini kötü hissetme
  • Uykululuk hali

Ağır susuzluk belirtileri

  • Tansiyon düşmesi
  • Bilinç bulanıklığı
  • Yürüme güçlüğü
  • Hızlı ve zayıf nabız
  • Midede şişkinlik
  • Ciltte buruşukluk ve esneklik kaybı
  • Kuru ve göçmüş gözler
  • Normalden daha hızlı nefes alma
  • Şiddetli kramplar ve kasılmalar
  • Konvulsiyonlar
Cilt kuruluğu ve esnekliiğinin azalması yaşlılarda susuzluk belirtisidir.
Cilt kuruluğu ve esnekliiğinin azalması yaşlılarda susuzluk belirtisidir.

Yaşlıda susuzluk ve sağlık sorunları

Yaşlılarda sıvı eksikliğinin yarattığı sorunlar aşağıdaki şekilde sayılabilir.

Ayrıca, kullanılan ilaçların etkilerinden yararlanmak ve yan etkilerinden kaçınmak da yeterli sıvı alımına bağlıdır.

Yaşlılarda sıvı alımı

Yaşlılar ne kadar sıvı almalı?

Ortalama bir insan için içilmesi gereken su miktarı vücut ağırlığının 1/50’si kadar öngörülür. Örneğin, 75 kg ağırlığında bir kişinin günde 1,5 litre, yani yaklaşık 8 bardak sıvı alması gerekir. Ancak bu genel bir hesaplamadır, iklime, ortam sıcaklığına ve ortamın nemine göre değişir. Alınacak su miktarını mevcut hastalıklar ve kullanılan ilaçlar da etkiler, bu nedenle su miktarıyla ilgili doktorun da görüşü alınmalıdır.

Yaşlılarda susuzluk tehlikeli olabilir
Yaşlılarda susuzluk tehlikeli olabilir

Yaşlılarda susuzluk sorununu çözmenin yararları

  • Daha az kabızlık
  • Düşmelerde azalma
  • İdrar yolu enfeksiyonu riskinde azalma
  • Erkeklerde mesane kanseri riskinde azalma
  • Barsak kanseri riskinin azalması

Yaşlılarda sıvı alımını arttırmanın 4 pratik yolu

1- Sıvı kaynaklarını çeşitlendirin.

Yalnızca su içmek her zaman çok çekici olmayabilir. Su dışında çay, kahve, meyve ve bitki çayları, sebze ve meyve suları ve diğer soğuk içecekler de bol miktarda su içerir. Bu nedenle mevcut hastalık ve ilaçlarla etkileşmeyecek şekilde sıvı kaynaklarını sağlıklı içeceklerle çeşitlendirmekte yarar vardır.

2- İçecekleri el altında bulundurun

Yaşlılarda hareket güçlükleri ve başka nedenlerle su içmek için mutfağa gitmek zor gelebilir. Bu nedenle, küçük bir sürahi ve bardağı kolayca ulaşılabilecek bir yerde bulundurmak yararlı olur.

3- Sıcak ve soğuk içecekleri değişimli olarak verin

Yaşlılarda içecekleri gün içinde değişimli vermekte yarar vardır. Mesela çaydan bir süre sonra limonata, sonrasında kafeinsiz kahve, sonrasında ayran gibi değişimli içecek vermek sıvı alımını kolaylaştırır. Yemek öğünlerinden birinde çorba, diğerinde içecek bulunması yine sıvı alımını sağlar.

4- İçecekleri aromalandırın

İçecekleri aromalandırmak için nane veya reyhan gibi kokulu otlar, limon veya elma gibi meyve dilimleri, tarçın gibi baharatlar katabilirsiniz. Bu şekilde tatlandırılmamış içeceklerin lezzetsizliği ortadan kalkar. Benzer şekilde çorbalarda baharat kullanımı da işe yarar.

Sonuç

Yaşlılarda sıvı eksikliği önemli bir sorundur. Bu sorunla başa çıkabilmek için yeterli sıvı alımını sağlamak gerekir.

Yaşlılarda düşme

Mutlaka büyüklerinizden veya ileri yaştaki akraba veya tanıdıklarınızdan düşme sonucu başına bir iş gelen birileri mevcuttur. İleri yaşta düşme ciddi bir sorundur.

Mutlaka büyüklerinizden veya ileri yaştaki akraba veya tanıdıklarınızdan düşme sonucu başına bir iş gelen birileri mevcuttur. Yaşlılarda düşme ciddi bir sorundur.

Yaşlılarda düşme sorununun boyutu

2019 yılı itibariyle Türkiye nüfusunun %9.1’i 65 yaş ve üzeri insanlardan oluşuyor ve nüfusumuzun yaşlanması giderek artıyor. Şu sırada her 10 kişiden neredeyse biri 65 yaş üzerinde. Bu arada bizler de gün geçtikçe yaşlanıyoruz. Son 5 yılda ülkemizde 65 yaş ve üzeri nüfus % 21.9 artarak 7.5 milyon kişiyi geçti. Üstelik yaşlıların % 20- 25’i evde tek başına yaşıyor.

Her yıl dünyada milyonlarca, ülkemizde yüzbinlerce yaşlı düşüyor. 65 yaş ve üzeri bireylerin %30-40’ı, 80 yaş ve üzeri bireylerin ise %50’si her yıl düşme ile karşılaşıyor. Üstelik bir kez düşen birisinin yeniden düşme ihtimali % 50 artar.

Düşmeler zaman zaman çok tehlikeli olabilir. Düşme sonucunda ortaya çıkabilen en önemli sorunlar kemik kırıkları ve kafa travmalarıdır. Kalça kırıklarının % 95’inden fazlası düşme sonucunda ortaya çıkar. Kalça kırığı geçiren yaşlıların % 20-30’u kırık sonrası 6 ay içinde genellikle kaybedilir. Düşmeler travmatik beyin hasar ve kanamalarının da en önemli nedenidir.

Yaşlılarda düşme sorunu
Yaşlılarda düşme sorunu

Yaşlılarda düşme nedenleri

Yaşlılarda düşme sılığının artmasının çeşitli nedenler vardır. Bu nedenler yaşlanmayla düşmeye zemin hazırlayan değişimler ve düşmeye yol açabilen hastalık ve tedaviler olarak ikiye ayrılabilir.

Yaşlanmayla düşmeye zemin hazırlayan değişimler

  • Göz sorunları
    • Görme keskinliğinde azalma
    • Karanlığa uyumda azalma
    • Göz kamaşması
    • Kontrast duyarlılığında azalma
  • İşitme-Denge sorunları
    • Konuşma ayrımında bozulma
    • Ses tonu eşiğinde bozulma
    • İç kulak denge sisteminde bozulma
  • Sinir sistemine bağlı sorunlar
    • Reaksiyon süresinde yavaşlama
    • Pozisyon duyusunda bozulma
    • Postürde bozulma
    • Yaşlı yürüyüşünün ortaya çıkması

Düşmeye yol açabilen hastalık ve tedaviler

  • Sinir sistemi hastalıkları
    • Beyin damar hastalıkları
    • Parkinson
    • Omurilik hastalıkları
    • Nöbetler
    • Beyincik hastalıkları
    • Vücut sinirlerini tutan hastalıklar (nöropatiler)
    • Demans
    • Deliryum
  • Kalp ve Damar Sistemi Hastalıkları
  • Mide Barsak Sistemi Hastalıkları
    • Kanama
    • Diyare (ishal)
    • Dışkılama sorunlarına (ıkınmaya) bağlı bayılma
    • Aşırı yemek sonrası bayılma
  • Metabolizma Sorunları
    • Tiroid bezinin yavaş çalışması
  • İdrara çıkma sorunları
    • İdrar kaçırma
    • Gece sık idrara çıkma
  • Kas- iskelet sistemi sorunları
    • Eklem hastalıkları
    • Sarkopeni (kas kaybı ve güçsüzlüğü)
  • Psikolojik sorunlar
  • İlaçlar
    • Benzodiazepinler
    • Fenotiyazinler
    • Trisiklik antidepresanlar
    • Bazı antihipertansifler
    • İdrar sökücü ilaçlar
    • Narkotik ağrı kesiciler
    • Prostat ilaçları
    • Erektil disfonksiyonda kullanılan ilaçlar

Yaşlılarda düşme nasıl önlenir?

Düşmeler kazadır ve çoğu engellenemez. Ancak, yine de kimi önlemler düşme riskini azaltmak açısından çok yararlıdır.

Yaşlının evi, çevresi ve günlük yaşamı için alınabilecek tedbirler konusunda hakkında Türk Geriatri Derneği’nin “Yaşlılar Evi” adlı kitapçığından yararlanılabilir. Basit bazı öneriler şunlardır.

  • Evdeki dağınıklığı ve eşyayı en aza indirmek
  • Evde halı, kilim ve paspas gibi kayma ve takılma nedeni olabilecek eşyaları kaldırmak
  • Sivri ve sert köşeleri olan eşyalardan kaçınmak
  • Gereğinde baston veya walker gibi destek cihazları kullanmak
  • Tabanı kaymayan rahat terlikler ve ayakkabılar giymek, kösele taban ve yüksek topuktan kaçınmak
  • Koridor, banyo ve tuvaletlerde trabzan ve tutamaçlar kullanmak.
Banyo ve tuvalet güvenliği
Banyo ve tuvalet güvenliği

Gece tuvalete kalkma

Yaşlıda düşmelerin yarıya yakını gece tuvalete kalkarken olur. Gece düşmelerini önlemek açısından aşağıdaki önlemler çok yararlıdır.

  • Yatağın başında hemen yakılabilecek bir abajur bulundurmak
  • Düşük ışıklı gece lambalarından kaçınmak (zayıf ışık gölge oyunlarına neden olur ve düşme riskini arttırır)
  • Yataktan tuvalete gidinceye kadar olası tutunma senaryosunu önceden belirlemek
  • Yataktan kalkmadan önce doğrulup 1-2 dakika oturmak, sonra yatağın kenarında 1-2 dakika daha oturmak
  • Koridor ve tuvaletlerde yakmaya ihtiyaç göstermeyen sensörlü lambalar kullanmak
  • Mutlaka alafranga tuvalet kullanmak
  • Tuvaletin bir veya her iki yanına tutunma demirleri çaktırmak, ayağa kalkarken lavao veya dolap kenarına tutunmamak
  • Tuvalet ihtiyacı giderildikten sonra hemen kalkmamak, 1- 2 dakika daha oturmak.

Banyo

İkinci en riskli bölge banyodur. Banyo ile ilgili alınabilecek önlemler şunlardır.

  • Küvet yerine duşakabin kullanımını tercih etmek
  • Küvet kullanmak gerekirse küvete bir yardımcının desteğiyle girip çıkmak
  • Banyo tabanında kaymayı önleyici bir mat kullanmak
  • Banyoda oturmak için tabure değil duvara sabitlenmiş banyo oturakları kullanmak
  • Banyo duvarına tutunma demiri çaktırmak

Yaşlının sağlıklı beslenmesi düşmelerin önlenmesi açısından çok önemlidir. Ayrıca, düzenli denge egzersizleri de düşme riskini oldukça azaltır. Bu konuda yapılabilecek üç egzersiz örneği aşağıdaki videolarda verilmiştir.

Tek bacak kaldırma egzersizi

Kol ve bacağı birlikte kaldırma

Topuktan parmağa yürüyüş

Eğer uygun altyapı varsa, düşme durumlarında kullanılabilen alarm düğmeleri özellikle yalnız yaşayan yaşlılarda çok yararlı olur. Boyna asılabilen bu düğmelere yaşlı düşme veya benzeri acil durumlarda basarak acil yardım çağırabilmektedir.

Yaşlıların düşmesi sorununda diğer yapılabilecekler için doktorla işbirliği şarttır. Bu şekilde istenmeyen kazaların ve sonuçların ortaya çıkması kısmen de olsa engellenebilir.

Hipertansiyon ve yaşlanma

Giderek yaşlanan dünya nüfusunda hipertansiyon ve yaşlanma birlikteliği çok önemli. Hipertansiyon yaşlanmayı hızlandırdığı gibi, yaşlanma da hipertansiyonu beraberinde getirebiliyor.

Giderek yaşlanan dünya nüfusunda hipertansiyon ve yaşlanma birlikteliği çok önemli. Hipertansiyon yaşlanmayı hızlandırdığı gibi, yaşlanma da hipertansiyonu beraberinde getirebiliyor.

Yaşlanma ve hipertansiyon birlikteliğinin boyutu

Hemen tüm yaşlarda rastlanmasına karşılık, hipertansiyon yaşlılardaki en önemli sağlık sorunlarından birini oluşturur. 60 yaş üzerindeki kişilerin yarısından fazlası ve 70 yaş üzerindekilerin dörtte üçü hipertansiyonludur. 65 yaşında hipertansiyonu olmayan kişilerin sonraki 20 yıl içinde hipertansiyona yakalanma riski % 90 üzerindedir. Üstelik hipertansiyon yaşlılıkta sadece bir hastalık değil, ayrıca koroner kalp hastalığı, inme, kalp yetersizliği ve atrial fibrilasyon için de en önemli risk faktörüdür.

Yaş gruplarına göre hipertansiyon görülme sıklığı
Yaş gruplarına göre hipertansiyon görülme sıklığı

Hipertansiyon riskleri

Yaşla birlikte kolesterol düzeyleri ve vücut ağırlığı düşmesine rağmen koroner kalp hastalığı sıklığı giderek artar. Diğer taraftan, 65 yaş üzerinde inme sıklığında da üç kat artma ortaya çıkar ve bu oran 75 yaş üzerinde bir misli daha çoğalır. Kalp yetersizliği sıklığı da yaşlanma ile büyük artışlar gösterir. Yaşlanma atrial fibrilasyon sıklığını da arttırır ve 60 yaş üzerinde atrial fibrilasyon sıklığı normal populasyondan 10 kat daha fazladır. 

Hipertansiyonun yarattığı riskler aşağıdadır.

Yaşlanma ve hipertansiyon birlikteliğinde mekanizma

Bu durumun temel mekanizması oldukça karmaşıktır ve pek çok faktörü içerir. Aşağıdaki şekil oldukça genel bir özet sağlamaktadır.

Hipertansiyon ve yaşlanma ilişkisinin mekanizması
Hipertansiyon ve yaşlanma ilişkisinin mekanizması

Hipertansiyon ve yaşlanma birlikteliğinin özellikleri

Yaşlanmayla oluşan damardaki sertleşmenin bir sonucu olarak sistolik kan basıncı yaşla birlikte artar, bun karşılık diyastolik basınç aynı kalır ya da aksine azalır. Bu durum kalp damar hastalıkları riskini arttıran nabız basıncı artışını da beraberinde getirir. Bu duruma “izole sistolik hipertansiyon” adı verilir.

İleri derecede kalsifik, aterosklerotik arterler nedeniyle tansiyon aleti manşonu ancak çok yüksek basınçlarda bu damarları baskılayabildiği için klasik ölçümde kan basıncı aslında yüksek olmadığı halde yüksek bulunur. Bu hastalara genellikle kan basıncı yüksek olduğu için ilaç verilir veya mevcut tedavinin dozu arttırılır. Bu durumda da ölçümlerde kan basıncı yüksek olduğu halde hastada düşük tansiyon belirtileri (ayağa kalkınca başdönmesi, halsizlik, hatta bazen düşmeler ve bayılmalar) görülür. Bu durumun nedeni ölçülen kan basıncının hatalı olarak yüksek olması ama kan basıncının düşük olmasıdır. Bu duruma yaşlının yalancı hipertansiyonu adı verilir.

Diğer taraftan, ortostatik hipotansiyon (ayakta kan basıncının otururken veya yatarken ölçülen kan basıncına oranla 20 mmHg veya daha fazla düşük olması) yine yaşlılarda sık görülen bir durumdur. Damarların esnekliğinin azalmasına bağlı olarak gelişen bu durumun nedenleri arasında vücutta sıvı azalması (yeterince su içmeme) veya yemek sonrası hipotansiyon (yemekten 30- 120 dakika sonra aşırı insulin yanıtı sonucu kan basıncında ortaya çıkan 20 mmHg üzerindeki düşme) bulunur. Ayrıca, tedavinin gereğinden yoğun olması da bir başka nedendir.

Tedavi ve izlem

Yaşlılarda hipertansiyon tedavisinin kalp damar sorunlarına bağlı inme, kalp krizi ve benzeri sorunları azalttığı gösterilmiştir. Bu nedenle yaşlılardaki hipertansiyonun tedavisi önemlidir ve ılımlı hipertansiyonu olanlar da buna dahildir. Ancak, yaşlılarda birlikte bulunan hastalık ve sorunların sıklığı nedeniyle ilaç tedavisi bireysel olarak ayarlanmalıdır. Bu kapsamda tuz kısıtlaması, ılımlı egzersiz ve benzeri yaşam tarzı değişiklikleri de ihmal edilmemelidir.

Yaşlılarda hipertansiyon kontrolu için önlemler

Bu kapsamda, sadece hastanın kendisinin değil, hastanın yakınlarının da bilgilendirilmesi ve işbirliği büyük önem taşımaktadır. Yaşlılarda ilaç uyumsuzluğu, yaşam tarzı değişikliklerine uyumsuzluk ve birlikte bulunan diğer hastalık ve koşullar çok sıktır. Bu nedenle tedavi mutlaka hastanın doktoruyla yakın işbirliği ve iletişim ile yürütülmelidir.

Sonuç olarak yaşlanma ve hipertansiyon birlikte seyreden iki durumdur ve birbirlerinin hem nedeni hem de sonucu olarak gözükmektedirler.