Hipertansiyon

Hipertansiyon ihmal edilmemesi gereken bir sağlık sorunudur.

Bu satırları okuyan her 10 okuyucudan biri hipertansiyonlu, her 5 okuyucudan biri de tansiyon hastası olmaya aday. Tansiyon hastalarının yarısı rahatsız olduğunun farkında değil. Bu ürkütücü tablo yapılan çeşitli çalışmalar sonucunda ortaya çıkarıldı.

Hipertansiyon, kan basıncının yani tansiyonun normal sınırlar üzerinde seyretmesidir. Dinamik bir fizyolojik değişken olan kan basıncı, çeşitli koşullar altında zaman zaman kısa sürelerle normal seviyelerin üzerine çıkabilir. Ancak kan basıncı yükselmesinin kalıcı hale gelmesi durumuna hipertansiyon denir.

Kan basıncı yüksekliği bu tablonun sadece bir bulgusudur, üstelik erken bulgusu da değildir. Kan basıncının yükselmesine neden olan faktörler, koroner kalp hastalığı, kalp yetersizliğiinme, böbrek hastalığı gibi sorunların oluşumuna da zemin hazırlar. Bu nedenle, tanı kan basıncı ölçümü ile konsa bile, hipertansiyon asla sadece yüksek kan basıncından ibaret bir durum değildir.

Toplum sağlığını bu denli tehdit eden bu sessiz katil;  genç, çocuk, yaşlı demeden her yaş grubunu etkiler. Ortaya çıkarken herhangi bir sinyal vermeden tüm vücudu etkisi altına alması ise hastalığa ilişkin bir başka korkutucu gerçektir. Tedavi edilmediğinde ise kalp kriziinme, körlük, böbrek rahatsızlıkları gibi sorunlara yol açabilir.

Bu hastalık ülkemizde her 10 erişkinden birinde görülür. 40 yaşın üzerindeki kişileri göz önüne alırsak görülme oranı % 40 üzerine çıkar. Kentsel farklılıklara göre de bu hastalıkla karşılaşma oranı değişir. Örneğin yoğun sanayi yaşantısının olduğu bölgelerde yüksek tansiyon sıklığı biraz daha fazladır.

Aslında durum gelişmiş ülkelerde de farklı değildir. Yüksek tansiyon bu ülkelerde yüzde 20 oranında görülür.

Hipertansiyonlu hastaların ancak yüzde 50’si hasta olduğunun farkındadır, hipertansiyonu olduğunu bilenlerin ancak yarısı bu nedenle ilaç kullanır ve ilaç kullananların da ancak yarısında tedavi etkili olur. Bu durum hipertansiyonda yarılar kuralı olarak bilinir.