KURBAN BAYRAMI VE KALBİNİZ

Kurban bayramı ve kalbiniz ilişkisini etkileyen iki ana faktör var. Bunlardan birincisi, bu bayramın geleneksel sosyal misyonu, ikincisi de yoğun et tüketimi. Bu faktörlerin gıda rejiminde ve yaşam tarzında yapacağı değişikliklerin kalbinizle ilgili sorun yaratması olasılığı yüksek. Bu nedenle kurban bayramı ve kalbiniz ilişkisine dikkat etmekte yarar var.

Kurban bayramı ve kalbiniz ilişkisini etkileyen iki ana faktör var. Bunlardan birincisi, bu bayramın geleneksel sosyal misyonu, ikincisi de yoğun et tüketimi. Bu faktörlerin gıda rejiminde ve yaşam tarzında yapacağı değişikliklerin kalbinizle ilgili sorun yaratması olasılığı yüksek. Bu nedenle kurban bayramı ve kalbiniz ilişkisine dikkat etmekte yarar var. 

Bayram dolayısıyla olağan gıda rejimine normalden daha fazla et, hamur işi ve tatlı eklenmesi ve bayram süresince sebze tüketiminin azalması kalp ve mide- bağırsak sorunlarını gündeme getirir. Bu durum, özellikle şeker hastalığı, hipertansiyon ve kalp yetersizliği olanlarda uymaları gereken diyetin de bozulması tehlikesini yaratır.

Bu nedenle bazı hususlar göz önünde tutulursa özellikle kalp hastaları, hipertansiyonlular ve şeker hastaları bayramı daha sorunsuz geçirebilirler.

Kurban bayramı ve kalbiniz neden sorun olur?

Yeterli ve dengeli beslenme sağlık için son derece önemlidir. Bayramda ise, bayram kahvaltısı, bayram yemeği gibi vesilelerle zengin sofraların kurulması metabolizmanın değişmesi gereğini ortaya çıkartır. Bu sırada kan şekerinde ve tansiyonda yükselme, zaman zaman şeker düşmeleri veya tuz alımının artması sonucunda kalp yetersizliğinin veya hipertansiyonun sorun yaratması söz konusu olabilir.

Bayram sofrası kurban bayramı ve kalbiniz ilişkisinin önemli bir parçasıdır.
Bayram sofrası bayram ve kalbiniz ilişkisinin önemli bir parçasıdır.

Kalp damar hastalığı, kalp yetersizliği ya da hipertansiyonu olan hastalar, Kurban Bayramlarında diyetlerine dikkat etmedikleri takdirde ciddi sağlık sorunları yaşayabilirler. Normalde beslenme açısından çok önemli besin öğeleri içeren kırmızı et tüketimi kurban bayramı sırasında artar. Bu durum yağ, protein, B12, demir, Koenzim Q-10 ve karnitin gibi önemli besin öğelerinin alınmasını sağladığı için yararlıdır, ancak kırmızı ette hayvansal doymuş yağlar bulunur. En yağsız ette bile % 20 civarında yağ bulunur, bu nedenle tüketilen miktarlar ve pişirme tarzı önem kazanır.

Kavurma kurban bayramı ve kalbiniz açısından sorun yaratmasın.
Kavurma kurban bayramı ve kalbiniz açısından sorun yaratmasın.

Kurban bayramı ve kalbiniz açısından ne gibi önlemler alınmalı?

Yemek düzeni

  • Bayramda normal yemek düzeninizi bozmayın.
  • Sofrada normal yiyecekleriniz dışında özel çeşitler ya olmasın, ya da tadımlık miktarlarda bulunsun.
  • Kahvaltıda ağır gelecek şarküteri çeşitleri, menemen, sucuklu yumurta, kızartma, börek, tatlı ve benzeri çeşitlerden sadece birini ve tadımlık düzeylerde bulundurmayı tercih edin. 
  • Kurban bayramına özgü olarak kahvaltı sofrasında bulunan kavurma, ciğer, böbrek gibi hayvansal ürünlerden tadımlık tüketin.
  • Diğer öğünlerde olabildiğince pilav, makarna, mantı, börek ve benzeri karbonhidrat çeşitlerinden az miktarda garnitür haricinde kaçının. Tüketeceğiniz et ve et ürünlerinde yağda kızartma veya kavurma gibi pişirme yöntemleri yerine haşlama veya ızgara yöntemlerini tercih edin.
  • Sofrada porsiyonların küçük tutulmasına dikkat edin. 
  • Yemekleri az tuzlu veya tuzsuz pişirin. 
  • Sofrada beyaz ekmek veya pide yerine ince dilimlenmiş tam tahıllı ekmek bulünması daha iyidir. 
  • Unla yağın kavrulduğu ağır çorbalar yerine daha hafif çorbalarla yemeğe başlayın. 
  • Çorba ile ana yemek arasında hafif bir zeytinyağlı sebze yemeği olması, ana yemek porsiyonunun ufak olmasına yardım eder. 
  • Ağır et yemekleri yerine etli sebze yemeklerini tercih edin. 
  • Sofradaki çeşitleri bol salata, söğüş domates ve salatalık, taze meyve ve zeytinyağlı sebze yemekleri gibi sağlıklı yiyeceklerle çoğaltın.
  • Zeytinyağlı dolmaları zeytinyağlı yemek değil, pilav kategorisinde değerlendirin.
  • Yemekte servisi uzun aralıklarla yapın ve sohbetle sofrada geçen zamanı uzatın. Yemek süresinin uzaması doyma hissini arttırır ve daha az yemek yenmesini sağlar.
  • Sofrada tercihan sadece su veya ev yapımı tuzsuz ayran için, hazır gazlı/gazsız içeceklerden kaçının.
  • Yemek arkasından tatlı servisi yapılmasın, tatlı servisi mutlaka yapılacaksa sofradan kalktıktan yarım saat kadar sonra ve ufak porsiyonlarla yapılsın. 
  • Küçük porsiyonlu süt tatlılarını şerbetli hamur tatlılarına tercih edin. 
  • Şeker hastası olanlar diyet düzenlerini bozmamalıdır. İnsülin kullanan şeker hastaları için bu durum özellikle önemlidir. 
  • Tatlı ikramında şeker hastaları atlanmalı ve onlar da bunu alınganlık sebebi yapmamalıdır.
Kurban bayramı ve kalbiniz ilişkisinde et tüketimi önemlidir.
Kurban bayramı ve kalbiniz ilişkisinde et tüketimi önemlidir.

Misafir ikramları

Bayram ziyaretleri önemli gelenekler arasındadır. Bu ziyaretler sırasında bazı noktalara dikkat etmekte yarar vardır.

  • Eve gelen misafirlere çikolata ikram edecekseniz tercihan % 70 veya daha fazla kakao içeren bitter çikolataları ikram edin. Şekerleme ikramından kaçının, yerine kuru kayısı, ceviz, badem gibi kuru meyve ve kuruyemişler veya taze meyve ikram etmeyi tercih edin.
  • İkram sırasında çay yanına istenmeden şeker koymayın.
  • Ağır şerbetli hamur tatlıları yerine ufak porsiyonlu hafif tatlıları ikram edin. Küçük porsiyonlu süt tatlıları, meyveli jöleler veya sütsüz meyveli dondurmalar ikram edilebilir.
  • Sofra düzeninizi yemeğe kalan misafir için değiştirmeyin. Misafir sizin hatırınızı saymak için geliyor, sizin yemek yeteneklerinizi denetlemek için değil.
  • Misafirliğe gittiğiniz zaman ölçünüzü bilin. Yapılan ikramları gerektiği zaman “hayır, teşekkür ederim” diyerek nezaketle reddedin. 
  • Özellikle çocukları ve torunları ziyarete gelecek olan annenanneler ve babaanneler onlar için özel yemek yapma konusunu abartmasın. Çocuklar ve torunlar gidince o yemeklerin kalanını kendilerinin yiyeceklerini unutmasınlar.
Çikolata veya şekerleme yerine kuruyemiş ikram edebilirsiniz.
Çikolata veya şekerleme yerine kuruyemiş ikram edebilirsiniz.

Bol su için

Ne kadar kaçınmaya uğraşsanız da, bayramda gereğinden tuzlu veya tatlı yemek zorunda kalabilirsiniz. İçtiğiniz su miktarının artması, özellikle fazla tuzlu yemek zorunda kaldığınızda tuzun vücudunuzdan kolaylıkla atılmasına yardımcı olacaktır. Başka içecekler değil, su için. Fazla yediğiniz için soda içtiğinizde bile yine tuz almış olursunuz.

Kurban bayramı ve kalbiniz ilişkisi kalp krizine neden olmasın

Bayram ve kalbiniz ilişkisinde ağır, tuzlu ve tatlı yiyeceklerin fazla tüketilmesi kan şekerinin ve kan yağlarının anormal yükselmelerine yol açabilir. Bu durum da kalp krizlerini ve ani ölümleri tetikleyebilir. Bu nedenle bayramda yemek konusunda ölçülü olmakta büyük fayda vardır.

İstediğim gibi yiyip içeyim, ilacımı veya insülini arttırırım demeyin

Bayram ve kalbiniz ile ilgili olarak bu şekilde sorunu çözmüş değil, ortalığı daha fazla karıştırmış olursunuz. Diyabet, kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon gibi kronik hastalığı olanlar uyguladıkları diyete bayram süresince de uymaya özen göstermelidir. Bayram diyet ve ilaç düzenini değiştirmenin gerekçesi olmamalıdır.

Son söz

Bayram üç gün sonra bitecek. Bayram sırasında altüst olan şekerinizi tansiyonunuzu ve onların yaratacağı sorunları düzeltmek için uzun süre uğraşmak istemiyorsanız, lütfen bayram süresince dikkatli olun.

Siz kendinize dikkat edin ki, mutlu ve huzurlu bir bayram geçiresiniz. Gelen bayramın hepimize sağlık, mutluluk ve huzur getirmesi dileğiyle…

İlgili konular
Beslenme kategorisi

KOLESTEROLÜ DÜŞÜRMEK İÇİN İPUÇLARI

Kolesterolünüz yüksek mi? Öyleyse yemek ve yaşam tarzınızı değiştirerek kolesterolünüzün düşmesine yardımcı olabilir ve kalp ve damarlarınızın zarar görmesi olasılığını azaltabilirsiniz. Kolesterolünüzü düşürmek için ilaç kullanmanız gerekse bile sözkonusu yemek ve yaşam tarzı değişikliklerini uygulamanın katkısı büyüktür.

Kolesterolünüz yüksek mi? Öyleyse kolesterolü düşürmek için yemek ve yaşam tarzınızı değiştirebilir ve kalp ve damarlarınızın zarar görmesi olasılığını azaltabilirsiniz. Kolesterolünüzü düşürmek için ilaç kullanmanız gerekse bile sözkonusu yemek ve yaşam tarzı değişikliklerini uygulamanın katkısı büyüktür.

Kolesterolü düşürmek gerekli mi?

HDL ve LDL kolesterol
HDL ve LDL kolesterol

Vücudunuzun az miktarda kolesterole ihtiyacı vardır.Ancak, çoğu kişi ihtiyacından çok daha fazla kolesterol üretir. Bu üretilen fazla kolesterolün en büyük kısmını LDL (ya da kötü) kolesterol, az bir kısmını ise HDL (ya da iyi) kolesterol oluşturur. Aslında LDL’nin görevi kolesterolü karaciğerden kana taşımak, HDL’nin görevi ise kolesterolü kandan karaciğere geri taşımaktır.

Kanda artan kolesterol damar duvarında birikir ve çeşitli reaksiyonları tetikleyerek kalp krizinden inmeye ve gangrene kadar pek çok olaya zemin hazırlar.

Kolesterolü düşürmek için avucunuz kadar yiyin

Ne yerseniz yiyin, avucunuz kadar yiyin
Ne yerseniz yiyin, avucunuz kadar yiyin

Yerken ölçüyü kaçırmak çok kolay. Özellikle de dışarıda yiyorsanız veya porsiyonlar çok büyükse. Fazla yemek kilo artışına ve kolesterolünüzün yükselmesine yol açabilir. Bu nedenle ölçüyü bilmek çok önemli. Peki, doğru porsiyon boyu ne?
Doğru porsiyon ölçüsü, tek elinizdir. Et, tavuk, balık ve benzerleri eliniz boyunda, kuruyemiş veya meyve gibi yiyecekler avucunuza sığacak kadar olmalıdır.

Sebzeleri ihmal etmeyin

Sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin
Sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin

Sebzeyi tabağınızdan eksik etmeyin. Sebzelerdeki antioksidanlar ve organik lifler kolesterolünüzü düşürmeye oldukça yararlı olacaktır. Sebzeleri mümkünse çiğ veya az pişirerek tüketin ki besin değerlerini kaybetmesinler.

Gerek vücudunuzdaki birikimleri temizlemek ve gerekse barsaklarınızı düzenli çalıştırmak için liften zengin sebzeleri ön plana almak tercih edilmelidir. Yapraklı salata bitkileri (marul cinsleri, roka, kuzukulağı vb.), turp cinsleri, ıspanak, pazı, karalahana, brüksel lahanası, brokoli, karnabahar, patlıcan, kabak, biber, bakla, taze fasulye gibi sebzeler bu konuda oldukça yararlı olur. Bu sebzeler sadece içerdikleri lifler nedeniyle değil, aynı zamanda düşük kalori içerikleri ve vücuda sağladıkları vitamin ve mineraller ile de yarar sağlarlar.

Sebzeleri tüketirken dikkat edilecek noktalar

  • Çiğ tüketilen salata bitkilerini yıkadıktan sonra yapraklarını kurulayın veya bir salata kurutucu ile yapraklardaki suyun alınmasını sağlayın. Böylece salataya ekleyeceğiniz zeytinyağı ve limon yada sirkenin sulanmadan yapraklarla temasını sağlar ve aldığınız lezzeti arttırırsınız.
  • İki kişilik salataya bir çorba kaşığı zeytinyağından daha fazla yağ koymayın. Limon veya sirkeyi istediğiniz kadar ekleyebilirsiniz, ancak nar ekşisi ve balzamik sirkeyi şeker içeriklerinden ötürü az miktarda kullanın.
  • Salatanıza az miktarda kuruyemiş, haşlanmış yumurta, peynir, light ton balığı veya haşlanmış tavuk göğsü ekleyebilirsiniz. Ama ton balığı veya tavuk göğsü eklediğinizde salatayı salata değil yemek niyetine tüketin. Salataya salam, jambon gibi şarküteri ürünleri eklemekten ise kaçının.
  • Salatanın suyuna ekmek banmayın. Uygun hazırlanmış salatada zaten yağ ve limon/sirke yapraklara nüfuz edeceği için salatanın dibinde pek salata suyu kalmaz.
  • Hazır salata soslarından kaçının. Gerekirse evde kendi sosunuzu yapın. Sos yapmak için limon suyunu yarım çay kaşığı hardal ile çırpın, sonra çırpmaya devam ederek azar azar sızma zeytinyağı ekleyin. Bu karışıma ince doğranmış maydanoz veya dereotu da ilave edebilirsiniz.
  • Patlıcan, kabak, biber gibi sebzeleri kızartmak yerine üzerlerine bir sprey şişesiyle az miktarda zeytinyağı püskürtüp pişirme kağıdı üzerinde fırınlayın. Havuç ve kırmızı pancar gibi sebzelerde de aynı yöntemi uygulayabilirsiniz. Fırınlayacağınız sebzeleri kalın doğrayın. Patlican ve biber gibi sebzeleri közlemek de iyi bir uygulamadır.
  • Yeşil yapraklı sebzeleri (ıspanak, karalahana, pazı vb.) yüksek ateşte biraz soğanla kavurun. Uzun süre pişirmeyin, tencerede yaprakların sönmesi yeterlidir. Daha uzun pişirmek yapraklardaki suyu dışarı kaçıracaktır.
  • Sebzeleri yağsız olarak pişirin ve içine rendeleyeceğiniz domates dışında su koymayın. Sebzenin renginin değişmesi yeterlidir, daha fazla pişirmeyin, hafif diri kalsın. Ocağı kapattıktan sonra bir orta boy tencereye 1- 1,5 kaşık zeytinyağı ekleyerek karıştırın.
  • Karnabahar, brokoli, Brüksel lahanası gibi sebzeleri tercihan buharda pişirip üzerlerine biraz zeytinyağı gezdirmek yeterli olacaktır.
  • Dolma yapacağınız zaman dolma harcındaki soğan miktarı pirinçten fazla olsun. Pirinç yerine esmer pirinç veya kinoa da kullanabilirsiniz.

Tam tahıllar önemlidir

Kolesterolü düşürmek için tam tahılları tüketin
Kolesterolü düşürmek için tam tahılları tüketin

Tam tahıllar önemli lif ve protein kaynağı olmak dışında tok tutarlar, böylece bir sonraki öğünde fazla yememeyi sağlarlar. Tam tahılları kahvaltıda, salatada veya yemeklere garnitür olarak kullanabilirsiniz. Özellikle yulaf, arpa, darı, vahşi pirinç, karabuğday ve kinoa bu amaçla kullanabileceğiniz tam tahıllar.

Kolesterolü düşürmek için atıştırmalıklara dikkat

Atıştırmalık sebzeler
Atıştırmalık sebzeler

Cips veya diğer hazır atıştırmalıklardan kaçınmanız gerektiğini söyleyerek başlayalım. Bisküvi, kek, gofret cinsleri gibi yiyeceklerden de uzak durun. Atıştırmak için tuzsuz leblebi, yağsız patlamış mısır veya doğranmış havuç, salatalık, taze biber gibi sebzeler yararlı olacaktır.

Atıştırmalık olarak kuruyemiş tüketebilirsiniz, ama miktarı abartmayın
Atıştırmalık olarak kuruyemiş tüketebilirsiniz, ama miktarı abartmayın

Arada atıştırma ihtiyacı duyarsanız ceviz, badem, kabak çekirdeği, antep fıstığı ve diğer kuruyemişler de hem omega 3 ve lif kaynağı, hem de tok tutan bir seçenek olarak kullanılabilir. Ama unutmayın, günde bir avuçtan daha fazlası size kilo olarak geri dönecektir. Kuruyemişleri çiğ olarak tüketmeyi tercih edin. Kavrulmuş, tuzlanmış, soya, şeker veya çikolata kaplanmış kuruyemişlerin size hiçbir faydası olmaz.

Kolesterolü düşürmek için yağlara dikkat

Zeytinyağı yararlı bir yağdır
Zeytinyağı yararlı bir yağdır

Sağlıklı doymamış yağları tercih edin. Özellikle zeytinyağı ve kanola yağı kullanabileceğiniz en sağlıklı yağlar. Zeytinyağının yağ içeriğinin dörtte üçü, kanola yağının ise üçte ikisi tekli doymamış yağlardan oluşur ve HDL kolesterolün yükselmesine yardımcı olur. Buna karşılık, hayvansal yağlar, tereyağı, krema ve palmiye yağı gibi doymuş yağlar alsine LDL kolesterolü yükseltirler. Ayrıca hangi yağ olursa olsun, kızartma derecesine gelince sağlıklı olmaktan çıkar. Yemeklerinizi sağlıklı yağlarla pişirin, daha iyisi yağsız pişirip piştikten sonra yağ ekleyin.

Glisemik indeksi yüksek gıdalardan kaçının

Gıdaların glisemik indeksleri
Gıdaların glisemik indeksleri

Tatlılar, beyaz ekmek, unlu mamuller, makarna ve şekerli gıdalar gibi glisemik indeksi yüksek gıdalar kan şekerinde ani dalgalanmalar yaparak çabuk acıktırır ve kilo almaya ve şeker hastalığına zemin hazırlar. Bunun yerine tam buğday unundan yapılmış ekmek tüketmek ve öğünlere esmer pirinç, karabuğday veya kinoa gibi daha sağlıklı ve tok tutan gıdalara yönelin.

Doyurucu bitkisel besin kaynaklarını tercih edin

Kolesterolü düşürmek için bitkisel protein kaynaklarını tercih edin.
Bitkisel protein kaynaklarını tercih edin.

İhtiyaç duyacağınız protein için, et tüketimini sınırlı tutmak adına bitkisel kaynaklara yönelmek en iyisidir. Mercimek, nohut, fasulye cinsleri, bezelye veya iç bakla faydalı bitkisel protein kaynaklarıdır. Bunlar dışında kinoa, esmer pirinç, bulgur ve tam buğday size hem ihtiyaç duyacağınız kompleks karbonhidratları ve lif ve posayı sağlayacak, hem de sizi tok tutacaktır. Buna karşılık rafine beyaz un, her tür şeker, beyaz pirinç gibi saflaştırılmış karbonhidrat kaynaklarından uzak durun. Kompleks karbonhidratları tüketirken de ölçünüzü bilin, porsiyon boyutlarını abartmanız kilo almanızla sonuçlanacaktır.

Ev dışında yemek yerken

Restoranda yemek seçerken dikkatli olun
Restoranda yemek seçerken dikkatli olun

Ev dışında yemek yerken dikkatli olun. Bu konuda şu kurallara uyun.

  • İşlenmiş etler, hamurişleri, her cins kızartma ve tatlılardan uzak kalın.
  • Izgara, buharda pişmiş, haşlanmış veya tencerede pişmiş et ve sebzeleri tüketin.
  • Kıymadan yapılma ürünlerden ziyade, doğrudan etin kendisini tercih edin.
  • Yemeğin yanında garnitür gelen pilav, bulgur, makarna gibi garnitürleri bırakın, haşlanmış sebze veya salataları tercih edin
  • Porsiyonun tercihan yarısını yiyin ve diğer yarısını paket yaptırın.
  • Tercihan fast food tüketmeyin, eğer zorunlu olarak tüketecekseniz menü yerine tek sandviç alın ve içine sos koydurmayın.
  • Yemeğin yanında su için. Su dışında bir şey içecekseniz şekerli içeceklerden kaçının.

Kolesterolü düşürmek için yürüyüşü ihmal etmeyin

Kolesterolü düşürmek için her gün en az yarım saat yürümeyi ihmal etmeyin
Her gün en az yarım saat yürümeyi ihmal etmeyin

Her gün hiç değilse yarım saat yürüyüş yapın. Daha uzun yapabiliyorsanız da ne güzel. Hafif koşular, bisiklete binme, diğer aerobik egzersizler ve yüzme de yürüyüşe ilave olarak yapabilecekleriniz. Düzenli egzersiz HDL düzeylerini yükseltecek ve LDL düzeylerinin kontrolüne yardımcı olacak, kalp krizi ve inme riskinizi azaltacak, kilo vermenize yardımcı olacak ve kemiklerinizin güçlenmesini sağlayacaktır. Buna karşılık, deparlı koşular, yoğun kas çalıştırma egzersizleri, kros bisiklet ve rekabetli sporlar gibi izometrik/anaerobik egzersizlerin kalp ve damar sağlığınız açısından bir yararı yoktur.

Hayatı aktif yaşayın

Hayatı aktif yaşayın
Hayatı aktif yaşayın

Aktif olun, köşe minderi olmayın. İmkan varsa bahçede çalışın, evdeki tamirat ve bakım işlerimi kendiniz yapmaya gayret edin, üretken olun. Yaptığınız badananın temizliğini seyrederken, kendi yetiştirdiğiniz sebzeleri toplarken veya bahçedeki çiçeklerinizin karşısında çayınızı yudumlarken bencilce bir keyif alacaksınız, o keyif sonuna kadar hakkınız. Üstelik bu kadarla kalmayacak, bunlar size HDL yükselmesi, LDL düşüşü ve kalp krizi ve inme riskinde azalma, daha düzenli kan şekeri olarak geri dönecek.

Stres yönetimini öğrenin

Stresi yönetmeyi öğrenin, kolesterolü düşürmek için yararlıdır
Stresi yönetmeyi öğrenin

Artmış stres önemli bir problemdir. Gerginlik hem tansiyonunuzun artmasına, hem de metabolizmanızın hız ve tarzının değişmesi sonucu kolesterol ve trigliserid seviyelerinizin etkilenmesine yol açar. Stresinizi yönetmeyi öğrenin ve gevşemeye gayret gösterin. Bunun birinci koşulu kendinize sakin kalabileceğiniz zaman ayırmaktır. Sessiz bir ortamda birkaç dakika yavaş ve derin nefes almak genellikle kısa süreli olarak oldukça işe yarar. Bunun dışında meditasyon, dua etmek, hoşlandığınız kişilerle sosyalleşmek ve egzersiz yapmak (evet yine spor) stresle başetmeyi kolaylaştırır  Unutmayın, bir sorun kendinize ne kadar sorun ediyorsanız o kadar sorundur.

Kolesterolü düşürmek için kilonuzu kontrol altında tutun

Kolesterolü düşürmek için kilonuzu kontrol altında tutun
Kilonuzu kontrol altında tutun

Kilonuzu kontrol altında tutun. Söz konusu olan falanca yada filanca diyet yapmak değil, yaşam tarzınızı kilo almayacak şekilde kalıcı olarak değiştirmek. Kimse sizden mankenlik falan yapmanızı beklemiyor. Eğer kilonuz fazlaysa 6 ay ile 1 yıl arası bir dönemde mevcut kilonuzun %10 altına inmeyi kendinize hedef olarak koyun. Ağırlığınızın % 10 azalması metabolizmanızda ihtiyaç duyduğunuz değişikliklerin olması için yeterli, sonrasında bu verdiğiniz kiloyu geri almamak için yaşam tarzınızdaki değişiklikleri sürdürün.

Düzenli kontrollerinizi aksatmayın

Düzenli kontroller önemlidir
Düzenli kontroller önemlidir

Düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin. Doktorunuzla belli bir plan içinde sürekli işbirliğini sürdürün ve na kadar yol aldığınızı izleyin.

Metabolizma değişimleri uzun zamanda gerçekleşir. O yüzden hedefinize ne kadar kısa sürede ulaştığınızdan daha önemlisi, o hedefi ne kadar uzun süre sürdürebildiğinizdir.

Doktorunuzla birlikte değerlerinizi, hedeflerinizi ve o hedefe ulaşma yollarını saptayın ve belli aralıklarla kontrollerinizi yaptırarak hedeflerinizin neresinde olduğunuzu görün. Gerekiyorsa bu sonuçlara göre yine doktorunuzla birlikte hedef ve yöntem değişikliği yapın.

Unutmayın, kolesterolünüzü düşük ve kalp ve damarlarınızı sağlıklı tutmak varılacak bir hedef değil, sürekli bir yolculuktur ve bu yolculuk sırasında yolunuzu kaybetmemek için belli aralıklarla rota kontrolü yapmak gerekir. Hedeflerinizi sadece yaşam tarzı değişiklikleriyle tutturamıyorsanız, doktorunuzun önerileri çerçevesinde ilaç kullanmanız gerekebilir, gerekliyse ilaç kullanmaktan çekinmeyin.

İlgili konular
Yalancı hipertansiyon sanıldığından sık
Sağlıklı ve sağlıksız içecekler
Yaz yiyecekleri sağlıklı mı?
Kalp hastalıkları hakkında doğru bilinen yanlışlar

KALP HASTALIKLARI HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Kalp hastalıkları ve kalp hastalıklarından korunma konusunda pekçok söylenti var. Bu söylentilerden bir kısmı da yanlış, yanlış olmakla kalmayıp tehlike de yaratabilir nitelikte. Bu yazıda kalp hastalıkları hakkında doğru bilinen yanlışları derlemeye çalıştık.

Kalp hastalıkları ve kalp hastalıklarından korunma konusunda pekçok söylenti var. Bu söylentilerden bir kısmı da yanlış, yanlış olmakla kalmayıp tehlike de yaratabilir nitelikte. Bu yazıda kalp hastalıkları hakkında yanlış bilinenler hakkında bilgileri derlemeye çalıştık. 5418244124- tuğbey 05360684099

Kolesterolden fakir beslenerek kolesterolü düşürmek mümkündür

Kolesterolün yükselmesindeki en önemli etken, karaciğerin fazla kolesterol yapmasıdır. Gıdalardaki kolesterolün kolesterolün yükselmesi üzerindeki etkileri son derece sınırlıdır ve tümüyle kolesterolsüz beslenmeniz durumunda bile kolesterolünüz en fazla % 15 civarında düşer. Kolesterolden fakir beslenmekten ziyade doymuş yağdan ve şeker ve nişastadan fakir beslenmek çok daha önemlidir.

Bitkisel yağlar kalbe yararlıdır

Kalp hastalıkları hakkında yanlış bilinenlerden biri de iyi yağlar kötü yağlar konusudur. İnsanın günlük diyetinin % 10- 15 kadarının yağlardan oluşması gerekir. Bu da günde 3000 kalorilik bir diyette 50 gram kadar, yani yarım çay bardağı kadar yağ anlamına gelir. Bu miktarın % 1 kadarının omega 3 yağ asitleri, % 10- 15 kadarının yani 5 gram kadarının doymuş yağlar ve kalan % 85- 90’ının da tekli doymamış ve çoklu doymamış yağ asitlerinin dengeli karışımından olması gerekir. Bu durum günde 5 gram9 yağ asitlerinden  genellikle omega  kadar tereyağı ve her birinden 20- 25 gram olmak üzere omega 6 ve omega 9 yağ asitleri anlamına gelir. Doymuş yağların örneği tereyağı ve hayvan yağlarıdır. Zeytinyağı, fındık yağı ve kanola omega 6 yağ asitlerinden zengin yağlardır. Diğer sıvı yağlar ise genellikle omega 9 yağ asitlerinden zengindir. Bu ölçülerin üzerinde alınan yağlar kalori yükü oluşturmak dışında bir işe yaramaz. Kısacası az miktarda zeytinyağı yararlıdır ama zeytinyağına ekmek batırmak değil.

Tavuk eti dana veya koyun etinden daha yararlıdır.

Tavuk etinin dana veya koyun etine olan üstünlüğü, içerdiği yağ miktarına bağlıdır. Bu nedenle, tavuk etinin ancak göğüs kısmının diğer etlere üstünlüğü olduğu söylenebilir, o da herhangi bir şekilde yağda kızartmamak şartıyla. Tavuk şarküterisinin ya da tavuk kanadının dana veya koyun etinden daha kötü olduğunu belirtmekte yarar vardır.

Tavuk etinde yağ ve kolesterol miktarı daha düşüktür.
Tavuk etinde yağ ve kolesterol miktarı daha düşüktür.

Kalp krizi sırasında öksürmek sizi korur.

Kalp krizi ani başlayan bir olaydır ve sebebi koroner damarların içinde plak çatlaması sonucunda oluşan pıhtının koroner damarı tıkamasıdır. Kalp krizi sırasında öksürmek tabii ki bu pıhtıyı eritmeyeceği gibi, kalp krizi sırasında ortaya çıkacak ve ani ölümlere yol açabilecek ritm bozukluklarını da önlemez. Kısacası hiçbir işe yaramaz.

Kalp hastalıkları hakkında yanlış bilinenler arasında biri de, kalp krizi sırasında öksürmenin faydalı olduğudur.
Kalp hastalıkları konusunda söylenen yanlışlardan biri de, kalp krizi sırasında öksürmenin faydalı olduğudur.

Hapşırırken kalbimiz durur.

Hapşırık göğüs kafesinde oluşan yüksek basınçlı havanın aniden ve patlama halinde dışarı atılmasıdır. Bu olay sırasında kalbin etkilenmesi beklenmez. Zaten hapşırık da kalbi durduracak kadar uzun sürmez, genellikle bir saniyeden kısadır.

Kalp hastalarına seks önerilmez.

Cinsel ilişki, yaklaşık olarak ancak iki kat basamak merdiveni hızlı çıkmak kadar kalbi yorar. Sadece kalp krizinden veya kalp ameliyatından sonraki erken dönemde seksten uzak durulmalıdır, ayrıca ağır kalp yetersizliği olanların seksten uzak durması gereklidir. Bu durumda kalp krizi geçirmiş veya komplikasyonsuz bir kalp ameliyatı atlatmış hastalar, bir ay içerisinde eski cinsel performanslarına geri dönebilirler. Ancak burada bir noktayı belirtmekte yarar var, araştırmalar kişilerin normal partnerleri dışında birileri ile seks yapmaları durumunda, yani çapkınlık ve kaçamaklarda kalp krizi ve ani ölüme yol açabilecek ciddi ritm bozuklukları artış gösterdiğini bildiriyor.

Cep telefonunu kalbin üzerinde taşımak sakıncalıdır.

Kalp hastalıkları hakkında yanlış bilinenler içinden birisi de bu. Cep telefonlarını kalbin üzerinde ya da yakınlarında taşımanın herhangi bir sakıncası olduğunu gösterir hiçbir bilimsel veri yoktur. Bu konuda bildirilen tek sakınca, kalp pili takılmış olan hastalarda kalp pilinin programının cep telefonlarının elektromanyetik alanından etkilenmesi olasılığıdır.

Kalp hastalıkları hakkında yanlış bilinenler arasında biri başkası da cep telefonunu kalbin üzerinde taşımanın sakıncalı olduğudur
Cep telefonunu kalbin üzerinde taşımanın bir sakıncası yoktur.

Bu nedenle kalp pili takılmış kişilerin cep telefonu ile pilin olmadığı taraftaki kulakla veya daha iyisi kablolu kulaklıkla konuşmalarında ve telefonu da kalp piline 20 cm’den daha fazla yaklaştırmamalarında yarar vardır. Ama, kalp pili takılmamış olanlar için hiçbir sakınca söz konusu değildir.

Fındık kalbe iyi gelir

Doğru, ama sadece günde 8- 10 tane ve çiğ olarak kavrulmadan yenirse. Fındığın içinde omega 6 yağlar vardır, az miktarda tüketildiği zaman yararlıdır, ama fazlası kalori yükü yaratıp kilo aldırmaktan başka bir işe yaramaz. Aynı şey diğer kuruyemişler için de söz konusudur, en iyisi günde bir avuç ölçüsünü geçmemektir.

Fındığı az miktarda ve çiğ olarak tüketmek gerekir
Fındığı az miktarda ve çiğ olarak tüketmek gerekir

Kuruyemişler arasında bir tercih yapmak gerekirse de önceliği ceviz ve bademe vermekte yarar vardır, çünkü onlarda omega 3 yağ asitleri de mevcuttur.

Kalp ilaçları karaciğer, böbrek ve mideyi bozar

Kalp için kullanılan ilaçlardan sadece aspirin mideye dokunabilir, çok ender olarak da kolesterol ilaçları karaciğer bozukluğuna yol açabilir. Diğer kalp ilaçlarının herhangi bir şekilde mide, karaciğer ya da böbreğe zararı dokunması söz konusu değildir, aksine çoğu zaman karaciğer ve böbreği koruyucu etki gösterirler.

Sarımsak tansiyonu düşürür

Sarımsağın yendikten kısa bir süre sonra 5- 10 mmHg kadar tansiyon düşürücü etkisi olduğu doğrudur, ancak bu etki kısa sürelidir ve bu etkiyi elde etmek için sarımsağı çiğneyerek yemek gerekir. Bütün yutulan veya pişmiş sarımsağın herhangi bir şekilde yararı yoktur. Çiğnenen sarımsağın etkisi de kısa süreli olduğu için tansiyon ilaçları yerine herhangi bir şeklide kullanılamaz.

İlgili konular
10 soruda koroner kalp hastalığı
Ketentohumu ve kalbiniz
HDL kolesterolü yükseltmenin 6 yolu

GİZLİ KALP KRİZİ

Gizli kalp krizi geçirmek mümkün mü? Maalesef mümkün ve sanıldığından daha sık. Üstelik kadınlar bu konuda daha şanssız.

Gizli kalp krizi geçirmek mümkün mü? Maalesef mümkün ve sanıldığından daha sık. Üstelik kadınlar bu konuda daha şanssız.

Talat Bey

Talat Bey bir süredir nefes darlığından yakınıyordu. Özellikle yokuş veya merdiven çıkarken nefes nefese kalıyor ve ancak birkaç dakika dinlendikten sonra rahatlayıp devam edebiliyordu. 58 yaşında olan Talat Bey bu durumu “Artık yaşlanıyorum herhalde” diye düşünüyordu. Sonunda eşinin ısrarıyla doktora gittiğinde haberi olmadan kalp krizi geçirdiğini öğrendi. Hem de büyük bir kalp krizi geçirmiş ve sonrasında kalp yetersizliği gelişmişti. Gerekli incelemeler yapıldı ve tedaviye başlandı. Şimdi Talat Bey çok daha rahat. İlaçlarını kullanıyor ve kontrollerine gidiyor. Nefes darlığı hemen hemen tümüyle geçti.

Şükran Hanım

Şükran Hanım 69 yaşındaydı. Son zamanlarda özellikle ev işi yaparken çarpıntıları tutuyor ve bazen de bu çarpıntı sırasında bayılacakmış gibi olup oturmak zorunda kalıyordu. Neyse ki bu çarpıntılar ve baygınlık hissi kısa sürede geçiyordu. Kendisi bu durumu ev işlerinin artık kendisine ağır geldiğine yorumluyordu. Bir gün kızı yanındayken ve otururken aynı olay olunca kızının zoruyla doktora gittiler. Şükran Hanım o zaman öğrendi kalp krizi geçirdiğini. Ne kadar şanslı olduğunu, kalp krizi sonrasında gelişen o kısa çarpıntı ataklarından biri sırasında aniden ölebileceğini de öğrendi. Şükran Hanıma gerekli incelemelerden sonra çarpıntıları şokla durdurma kapasitesine sahip bir kalp pili takıldı ve ilaç tedavisi başlandı.

Recep Bey

Recep Bey 62 yaşındaydı. Şekeri biraz yüksek gidiyordu ama o aldırmıyordu. İki hafta kadar önce omuz ve kolları iki- üç gün süreyle tutulmuş gibi ağrımış, sonra da kendi kendine geçmişti. Ancak sabah sağ kol ve bacağının tutmadığını farketti. Vücudunun sağ tarafı sanki kendisinin değildi. Karısına seslenmek istedi, ama konuşamadığını da farketti. Çıkardığı sesleri duyan karısı ambulans çağırdı. Hastaneye gittiğinde inme geçirdiğini öğrendi. Kendisine muhtemelen iki hafta kadar önce kalp krizi geçirdiği ve sonrasında kalbinde oluşan pıhtının beyin damarını tıkadığı söylendi. Recep Beyin zamanla konuşması düzeldi, hafif aksayarak da olsa yürüyebiliyor, ama sağ elini pek az kullanabiliyor.

Gizli kalp krizi mümkün mü?

Kalp krizi geçirdiğinizi bilmiyor olabilir misiniz? Bu mümkündür. Tüm kalp krizlerinin yarıya yakını sessiz gelişir. Bu durum kadınlarda, 65 yaş üzerindeki kişilerde ve şeker hastalarında daha sıktır.

Gizli kalp krizi geçirmek mümkün.
Gizli kalp krizi geçirmek mümkün.

Bu insanlar kalp krizi geçirdiklerini hiç farketmez. Bazen de kalp krizi sırasında hafif bir göğüs veya sırt ağrısı, nefes darlığı, omuzlarda, çenede veya kollarda hafif ağrı veya uyuşma, hazımsızlık, hafif bulantı, yaygın vücut ağrısı veya insana grip olmuş gibi hissettiren kimi anlamsız belirtiler görülebilir. Bu belirtiler kimi zaman 15- 20 dakika sürer, kimi zaman da birkaç güne kadar uzayabilir ve genellikle kendiliğinden geçer.

Bu nedenle gizli kalp krizi geçiren insanların çoğu doktora gitme ihtiyacı duymaz. Ancak, sessiz kalp krizi geçirenlerde, normal kalp krizi geçirenlere oranla ölüm riski iki mislidir. Bunun da nedeni, kalp krizi belirtilerinde insanların hastaneye gitmeleridir.

Gizli kalp krizi farklı mıdır?

Sessiz bir kalp krizi normal bir kalp krizi ile aynı risk faktörleri aracılığı ile ortaya çıkar. Bunlar sigara içmek, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, egzersiz azlığı ve ailede kalp krizi öyküsü gibi nedenlerdir. Bu nedenle, bu risklere sahip kişilerin kendilerine dikkat etmelerinde yarar vardır. Özellikle sigara tiryakileri, tansiyon ve şeker hastaları hafif bir göğüs veya sırt ağrısı, nefes darlığı, omuzlarda, çenede veya kollarda hafif ağrı veya uyuşma, hazımsızlık, hafif bulantı, yaygın vücut ağrısı gibi belirtilerde daha dikkatli olmalıdırlar.

Kadınlarda gizli kalp krizi

Kadınlar gizli kalp krizi açısından ayrı bir öneme sahiptir. Genel olarak kadınlarda kalp hastalığı riski hem kendileri hem de doktorlar tarafından fazla ciddiye alınmaz, meme kanserinden çok daha fazla korkulur. Oysa ki, kalp hastalıkları iki kadından birinin ölüm nedenidir, meme kanseri ise sadece 25 kadından birinin ölüm nedeni olur. Üstelik kadınlarda kalp hastalığı belirtileri de alışılmadık şekilde seyreder. Oysa ki ani ölüm ile kaybedilen kadınların üçte ikisinde daha önceden hiçbir belirti yoktur. Kalp krizi geçirenlerde ise sıklıkla genellikle kalp krizine yorumlanmayan hafif bir göğüs veya sırt ağrısı, hazımsızlık ve hafif bulantı, halsizlik gibi belirtilere rastlanır.

Önemli belirtilerden biri, herhangi bir neden olmaksızın kişinin kendisinde hissettiği çöküntü halidir. Genellikle bu kişiler parmaklarını oynatacak halleri olmadığından söz ederler, moralleri kötüdür ve halsizdirler. Kadınlarda ve yaşlılarda daha sık rastlanan bu belirtiler genelde strese ya da yakın zamanda olmuş kimi olaylara bağlanır ve kalp krizi akla bile gelmez. Zaten kadınlarda stres ve depresyona daha fazla rastlanır, stres ve depresyon arasındaki ilişki de kadınlarda daha güçlüdür.

Kadınlarda atipik semptomların sık olması nedeniyle tıbbi yardım erkeklere oranla gecikir ve tanı sıklıkla atlanır. Nitekim kalp krizi geçiren kadınların ancak yarısında tipik belirtiler mevcuttur. Diğer yarısında ilk belirti nefes darlığı, bulantı, hazımsızlık, yorgunluk ve omuz ağrısıdır. Myokard infarktüsü ve koroner arter hastalığı ile başvuran kadınlar erkeklere oranla daha yaşlı, diabetli, hipertansiyonlu, yüksek kolesterollü, kalp yetersizlikli ve unstable anginalıdır.

Kadınlarda gizli kalp krizinin sonuçları

65 yaş altında kalp krizi geçiren kadınlarda ölüm riski erkeklere oranla iki mislidir. Genel olarak menopoz öncesinde kadınların kalp krizinden korunduğu söylenir, ancak bu durum sigara içen, doğum kontrol hapı kullanan veya şeker hastası olan kadınlar için doğru değildir.

Kadınlarda kalp krizlerinin %50’si sigaraya bağlıdır. Sigara içen kadınlarda kalp krizi geçirme riski 4- 6 kat daha fazladır, inme riski de belirgin artar. Sigara içen kadınlarda ilk kalp krizi geçirme yaşı da içmeyenlere oranla 10 yıl daha öncedir. Sigara içen diabetik kadınlarda inme riski içmeyenlere oranla % 84 daha fazladır. Sigara içen ve birlikte doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kalp hastalığı riski 30 kat artar. Diabet de kalp hastalığı riskini kadınlarda 3- 7 kat, buna karşılık erkeklerde ise 2- 3 kat arttırır.

Buna karşılık, risk faktörleri ile mücadele kadınlarda daha belirgin koruma sağlar. Sigara bırakıldıktan sonra kalp hastalığından ölüm riski % 36 azalır. Aktif spor yapan kadınlarda da kalp hastalığı gelişme riski % 50 azalır.

Gizli kalp krizinden sonra

Gizli kalp krizleri, tıpkı normal kalp krizleri gibi, sonrasında ikinci bir kalp krizi geçirme riskini belirgin arttırır. Yine normal kalp krizlerinde olduğu gibi sessiz kalp krizlerinden sonra da kalp yetersizliği ortaya çıkabilir.

Gizli kalp krizi geçirenler daha fazla risk altında
Gizli kalp krizi geçirenler daha fazla risk altında

Bu kişilerde ayrıca kimi zaman ölüm sebebi olabilen kalp ritmi bozuklukları görülebilir veya kalpte oluşan pıhtıların beyin damarlarını tıkaması sonucunda inme gelişebilir. Yapılan araştırmalar sessiz kalp krizlerinin özellikle yaşlılarda bunamaya yol açabileceğini göstermiştir.

Önceden sessiz kalp krizi geçirip geçirmediğinizi merak ediyorsanız doktorunuza başvurun. Hafif bir göğüs veya sırt ağrısı, nefes darlığı, omuzlarda, çenede veya kollarda hafif ağrı veya uyuşma, hazımsızlık, hafif bulantı, yaygın vücut ağrısı gibi belirtileri olanların bir doktora müracaat etmelerinde fayda vardır. Özellikle de kadın veya şeker hastası olanlar daha dikkatli olmalıdır. Çoğu zaman basit bir doktor muayenesi ve bir elektrokardiyogram bu sorunun yanıtını vermek için yeterli olur. Eğer gerekli görülürse diğer inceleme yöntemleri de kullanılabilir. Genel olarak bu kişilerin doktora müracaatlarından önce bir aspirin çiğnemeleri önerilir.

İlgili bağlantılar
10 soruda koroner kalp hastalığı
Kalp krizi riski için altı adım
Kalp krizi ve soğuk
Kadın kalbi daha hassas

10 SORUDA KORONER KALP HASTALIĞI

Koroner kalp hastalığının önemi ya küçümsenir, ya da abartılır. Bu kargaşanın önüne geçmek için en çok merak edilen 10 sorunun cevaplarını hazırladık. Bu yazıda 10 soruda koroner kalp hastalığıı konusunda bir özet var.

Koroner kalp hastalığı ya küçümsenir, ya da abartılır. Bu kargaşanın önüne geçmek için en çok merak edilen 10 sorunun cevaplarını hazırladık. Bu yazıda 10 soruda koroner kalp hastalığı konusunda bir özet var.

1. Koroner kalp hastalığı ülkemizde hangi sıklıkta görülüyor?

Türkiye’de koroner kalp hastalığı, ölüm nedenleri arasında oranıyla ilk sırada yer alıyor. Ülkemizde her yıl 400 bin civarında yeni koroner kalp hastası ortaya çıkıyor. Korunmak için öncelikle hareketli bir yaşamın benimsenmesi, Akdeniz diyetiyle beslenilmesi, sigara içilmemesi, yüksek kolesterol, metabolik sendrom ve yüksek tansiyon gibi sorunların da mutlaka kontrol altına alınması gerekiyor.

2. Stres, kalp krizine yol açıyor mu?

Koroner kalp hastalığı hakkında en çok merak edilen konulardan biri, stresin kalp krizi üzerinde etkili olup olmadığı. Büyük bir afet, bir yakının ölümü veya ciddi mali kriz gibi akut gelişen stres, kalbin alt yapısında bir sorun yoksa kalp krizi üzerinde çok belirleyici bir rol oynamıyor.

Aşırı stres ile kalp krizi riski artıyor
Aşırı stres ile kalp krizi riski artıyor

Akut stres olarak tanımlanan bu tür bir stres, ancak zaten geçirilecek olan bir enferktüsün tarihini öne alabiliyor.Buna karşılık, çağımızın önemli sorunlarından olan kronik stres, depresyon ve anksiyete ise kalp krizine adeta davetiye çıkarıyor. Dolayısıyla kalp krizinden korunmak için meditasyon gibi stresten arındıran yöntemleri düzenli olarak yapmakta fayda var.

3. Neden ölümlerde koroner kalp hastalığı ilk sırada yer alıyor?

Bunun en önemli nedeni, günümüzde hareketsiz bir yaşamın ve sağlıksız beslenmenin benimsenmesi. Bunun yanı sıra, koroner kalp damar hastalığı sinsi ilerliyor. Öyle ki koroner arter hastalarının yaklaşık üçte biri, bu hastalığa yakalandıklarını bilmeden, ani gelişen kalp krizi sonucu yaşamlarını yitiriyor. Hastaların yaklaşık üçte birinde de ilk belirti enfarktüs şeklinde ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bu hastaların sadece yüzde 25’lik bir kesimi göğüs ağrısı gibi belirtilerle koroner arter hastası olduğunu anlıyor.

4- Koroner kalp hastalığı olduğu nasıl anlaşılır?

Bu sorunun pratik bir yanıtı yok. Sıkça başvurulan elektrokardiyografi, hastaların sadece yüzde 10’unda net olarak tanıyı koyabiliyor. Biyokimyasal incelemeler ise ancak riskin ne kadar yüksek olduğunu belirlemede işe yarıyor. Daha somut sonuç verebilen talyum testi, anjiyografiler, bilgisayarlı tomografiler, kalsiyum skorlaması ve diğer testlerin de önemli ölçüde yanılma payları var. Üstelik bu yöntemlerin maliyeti oldukça yüksek ve geleceğe yönelik bir öngörü vermiyor. Dolayısıyla bir kişinin enfarktüs geçirme riskinin ne olduğu veya yakın bir zamanda böyle bir tehlikenin gelişip gelişmeyeceği hala bir soru işareti olarak duruyor.

5. Ne zaman koroner anjiyografi yöntemine başvurmalı?

Koroner anjiyografi bir teşhis yöntemi değil, tedavi şeklini belirleme yöntemidir. Bu yönteme ancak koroner kalp hastalığına işaret eden güçlü delillerin varlığında, yapılacak olan müdahalenin tipini belirlemek amacıyla başvurulmalıdır.

Koroner anjiografi ancak gerektiğinde yapılmalı
Koroner anjiografi ancak gerektiğinde yapılmalı

“Acaba damarlarımda bir sorun var mı?” diye anjiyo yaptırmak sakıncalı, çünkü, ender olarak görülse de, bu teknik ciddi kanamalara veya ölüme yol açabiliyor. Bilgisayarlı tomografi kullanılarak yapılan koroner anjiografi daha risksiz, ancak önemli ölçüde radyasyon ve önemli miktarda radyoopak ilaç alınması dolayısıyla hala risk yaratabiliyor, üstelik oldukça pahalı.

6. Koroner kalp hastalığından şüphelenen bir kişi ne yapmalı?

Koroner kalp hastalığı tanısında risk hesaplamalarından büyük yarar sağlanıyor. Bu nedenle önce risk hesaplaması yapılıp, ortaya çıkan risk faktörlerine yönelik önleyici tedavilerin uygulanması gerekiyor. Yaşam tarzında yapılacak değişiklikler, alınması gereken en önemli tedbirleri oluşturuyor.

7. Nasıl tedavi ediliyor?

Koroner arter hastalığı; ilaç, stent ve bypass olmak üzere üç yöntemle tedavi edilebiliyor. Tıkanmış olan bölgenin yeri ve kaç damara müdahale edilmesi gerektiği gibi faktörler tedavinin şeklini belirliyor. Günümüzde gerek acil bypass, gerekse acil anjiyoplasti yöntemi akut enfarktüsün tedavisinde adeta çığır açtılar. Özellikle primer anjiyoplasti yöntemi ve kalp krizi sırasında tıkanmış damarın stentle açılması, çok ciddi yararlar sağlıyor. Hastalar artık çok az bir hasarla, tedavi sonrasında hiç enfarktüs geçirmemiş gibi sağlıklı yaşayabiliyor. Ancak bunun için hastanın mümkünse krizden sonra ilk bir iki saatte hastaneye ulaştırılması gerekiyor.

8. Stent mi, bypass mı?

Kalp damar hastalığı tedavisinde stent
Koroner kalp hastalığı tedavisinde stent

Günümüzde koroner kalp hastalığı tedavisinde en sık iki yöntemden yararlanılıyor; stentler ve bypass operasyonu. Özellikle ilaç kaplı stent teknolojisi, bu hastalığın tedavisinde büyük yarar sağlıyor. Çelik kafes olarak da adlandırılan bu stentler, ilaç salgılayarak tedavi gören damarın tıkanma riskini yüzde 5’lere kadar indirebiliyor. Bypass ile stent arasındaki seçimi ise hastanın damar yapısı belirliyor. Tıkalı olan damar stentle açılabiliyorsa, önce bu yöntem tercih ediliyor. Sonuç alınamayacak olan durumlarda ise bypass yöntemine başvuruluyor.

9. Ne zaman ilaç tedavisi?

Uzmanlar genellikle bypass uygulanamayan durumlarda ilaç tedavisine başvuruyor. Bunun nedeni ise hastaların kısa vadeli çözümleri tercih etmeleri. Ancak hasta göğüs ağrısından şikayet etmiyorsa ve kalp fonksiyonlarında herhangi bir sorun yoksa, bu durumda bypass veya stent yöntemlerine başvurmanın acelesi yok. Bu hastalara uygulanan ilaç tedavisiyle de oldukça başarılı sonuçlar elde edilebiliyor.

10. Tedaviden sonra nelere dikkat etmeli?

Koroner kalp hastalığı için uygulanan tedaviden sonra kişinin yaşam tarzını mutlaka düzene koyması gerekiyor. Alınacak olan basit önlemlerle sağlıklı bir yaşam sürmenin mümkün. Bunun için yapılması gereken ilk şey, hareketli bir yaşamı benimsemek olmalı. Örneğin, asansör yerine merdivenleri tercih etmek, kısa mesafelerde aracı kullanmayıp, yürümek. Uzmanlara göre, sağlıklı bir yaşam için her gün on bin adım yürümek gerekiyor. Sigara mutlaka bırakılmalı, bol bol sebze meyve tüketilmeli, aşırı yağlı besinlerden de kaçınılmalı. Bunların yanı sıra diyabet, metabolik sendrom, yüksek kolesterol veya tansiyondan yakınanlar, bu risk faktörlerini mutlaka kontrol altına almayı da ihmal etmemeli.

İlgili yazılar
Kalp krizi ve soğuk
Kalp krizi riski için altı adım
Kadın kalbi daha hassas

HDL KOLESTEROLÜ YÜKSELTMENİN ALTI YOLU

Kolesterolünüz hakkında endişeli misiniz? Düşündüğünüz tek şey onu düşürmek olmasın. HDL kolesterolü yükseltmek de en az o kadar önemli. HDL kolesterolünü yükseltmek için kimi kolay yollar ise aşağıda.

Kolesterolünüz hakkında endişeli misiniz? Düşündüğünüz tek şey onu düşürmek olmasın. HDL kolesterolün yükselmesi de en az o kadar önemli. HDL kolesterolü yükseltmek için kimi kolay yollar ise aşağıda.

 Eğer LDL (veya kötü!) kolesterolü düşürmeye uğraşıyorsanız, muhtemelen HDL kolesterolü ihmal ediyorsunuzdur. Aslında HDL kolesterol, LDL kolesterolü damarın içinden temizleyen çöpçüdür ve yüksek (60 mg/dl’den daha fazla) HDL kolesterol sahibi olmak sizi kalp hastalıklarından büyük ölçüde koruduğu gibi, sağlığınızla ilgili ek yararlar da sağlar. Örneğin, HDL kolesterolü yüksek kişiler daha az barsak kanserine yakalanırlar. Bu nedenle HDL kolesterolü yükseltmek büyük önem taşıyor.

HDL kolesterolü yükseltmek için en iyisi doğal yöntemlerdir. Aşağıda HDL kolesterolünüzü yükseltmenin 7 doğal yolunu bulacaksınız.

1 – Hareketlenin ve Egzersize Başlayın

HDL kolesterolün yükselmesi için harekete geçin ve egzersize başlayın. Egzersize başlamak için hiç bir yaş ve hiç bir zaman geç değildir. Yapılan çalışmalarda tembel şişmanların egzersizden en fazla yararı sağladıkları gösterilmiş. Egzersiz 6,5 mg/dl kadar HDL artışı sağlayabilir ve egzersiz ne kadar uzun sürdürürülürse yararı o kadar artar.

Egzersiz HDL kolesterolü yükseltmek için en etkili yol
Egzersiz HDL kolesterolü yükseltmek için en etkili yol

En fazla HDL artışı aerobik egzersizle direnç egzersizlerinin dengeli karışımı ile sağlanır. Ancak tek başına direnç egzersizleri veya rekabetli sporların yeterli olmadığını,  mutlaka aerobik egzersizin gerekli olduğunu hatırlamak gerekir.

2- Sigarayı bırakın

Sigarayı bırakmak HDL kolesteroü yükseltmek için etkili bir yol
Sigarayı bırakmak HDL kolesteroü yükseltmek için etkili
Resim mohamed Hassan /Pixabay

HDL kolesterolü yükseltmek sigarayı bırakmak için iyi bir sebep daha oluşturuyor. Sigara kolesterolün damarlarda toplanmasını kolayalaştırarak HDL kolesterolün işini güçleştirir. Çeşitli araştırmalarda sigarayı bırakmanın kilo artışına ragmen HDL kolesterolü yükselttiği gösterilmiş.

 3- Şekeri ve tatlıları azaltın

Yapılan bir araştırmada, günlük şeker alımı arttıkça HDL düzeylerinin düştüğü gösterilmiş. Aslında sadece şekerin ve tatlıların değil, rafine unun da benzer etkileri olduğu gösterilmiş.

En yüksek HDL seviyelerine sahip kişiler genellikle günlük kalorilerinin % 5 veya daha azını şekerden sağlayan kişilerden oluşuyor. HDL kolesterolün yükselmesi için karbonhidrat tüketiminde tam tahıllar veya baklagiller gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmeli ve onların da miktarı abartılmamalı.

HDL kolesterolü yükseltmek için bir yol da şekeri ve tatlıları azaltmaktan geçiyor.
HDL kolesterolü yükseltmek için şekeri ve tatlıları azaltmak gerekli

4- Mor gıdalara önem verin

Mor renkli sebzeler sağlık için büyük öneme sahip ve HDL kolsterolü yükseltmek için destek
Mor renkli sebzeler<HDL kolesterolü yükseltmek için büyük öneme sahip

Her renk sebze ve meyve beslenme açısından ayrı öneme sahipse de, kırmızı ve mor renkli sebze ve meyvelerin hem HDL kolesterolü yükseltmek, hem de LDL kolesterolü düşürmek için ayrı bir önemi var. Kırmızı ve mor sebze ve meyvelere bu rengini veren antosiyaninler adı verilen  maddeler.

Yapılan araştırmalar antosiyaninlerin % 14 civarında HDL artışına yol açtığını ve LDL kolesterolün de düşmesine yardımcı olduğunu göstermiş. Pancar, kırmızı lahana, patlıcan, ahududu, böğürtlen, siyah üzüm, siyah erik, nar gibi sebze ve meyveler antosiyanin miktarlarını arttırdığı gibi alınan lif miktarını da arttırır ve kolesterolünüzün düzelmesine yardımcı olur.

5- Yağlı balıkları yiyin

Haftada bir veya iki kez somon gibi yağlı balıklardan yemeye gayret edin. Yağlı balıkların içinde bulunan omega 3 yağlar HDL kolesterolü yükseltmek için yararlıdır. Bu balıkları pişirirken kızartmayın, kızartma balığın içindeki omega 3 yağları değiştirerek zararlı yağlar haline dönüştürür.

Yağlı balıkları sık tüketmek HDL kolesterolü yükseltmek için yardımcı olur.
Yağlı balıkları sık tüketmek HDL kolesterolü yükseltmeye yardımcı olur.

Bunun yerine ızgara veya buğulama gibi daha sağlıklı pişirme tekniklerini tercih edin. Bu kapsamda, içinde omega 3 yağlar bulunan ceviz, keten tohumu, yeşil yapraklı sebzeler gibi bitkisel gıdalar da sayılabilir,ancak  bu gıdalarla ilgili olarak sağlıklı porsiyon miktarlarını aşarsanız kilo problem ile karşılaşırsınız.

6- Siyah çikolatanın tadına bakın

Siyah çikolata iyi bir antioksidandır.
Siyah çikolata iyi bir antioksidandır.

Siyah çikolata iyi kolesterolü arttırır. Günde 50 gram kadar siyah (% 70 üzerinde kakao içeren) tercihan acı siyah çikolatanın HDL’nin miktarını değil ama antioksidan etkisini arttırdığı gösterilmiş.

Ancak siyah çikolata tüketimini abartırsanız kilo problemi ortaya çıkar, bu nedenle günde 50 gramı geçmeyin.

Yukarıda saydıklarımız HDL kolesterolü yükseltmenin başlıca yöntemleri. Ancak, bunların içinde en etkilisinin egzersiz, özellikle de aerobic egzersiz olduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla, kalkın ve hareketlenin !

İlgili konular
Kalp krizi için altı adım
Kadın kalbi daha hassas
Sokak yiyecekleri kalbinizin düşmanı
Kalp sağlığı ve yumurta