Kalp yetersizliği nedir

Kalp yetersizliği nedir?

Paylaşın!
Okuma süresi: 4 dakika

Kalp yetersizliği, kalp perfomansının azalması sonucu, kalbin doku ve organlara gerekli ve yeterli kanı gönderememesi sonucu ortaya çıkan klinik bir tablodur. Kalp yetersizliği nedir sorusunun en doğru cevabı, tüm kalp hastalıklarının en son dönemi olduğudur.

Kalp sağlığı, vücudumuzun genel işleyişinin temel taşıdır. Ancak bazen bu güçlü pompa, vücudun ihtiyaç duyduğu kanı yeterli miktarda pompalayamaz hale gelir. Tıbbi literatürde kalp yetersizliği olarak adlandırılan bu durum, hastalar tarafından genellikle korkutucu bir teşhis olarak algılansa da, doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleri ile başarıyla yönetilebilen kronik bir rahatsızlıktır.

Halk arasında “kalp yetmezliği” olarak da bilinen kalp yetersizliği, kalbin durduğu veya çalışmayı tamamen bıraktığı anlamına gelmez. Bu terim, kalbin kasılma (sistolik) veya gevşeme (diyastolik) fonksiyonlarındaki bozulmalar nedeniyle, doku ve organlara yeterli oksijen ve besin taşıyan kanı pompalayamamasını ifade eder.

Kalp yetersizliği her yaşta görülebilir, ancak sıklığı yaşla birlikte artar. 65 yaş altında rastlanma sıklığı %1 altında iken, 75-84 yaş arası sıklığı %7’ye, 85 yaş üzerinde ise %15’e çıkar. Kalp yetersizliği 65 yaş üstü kişilerde en sık hastaneye yatış nedenidir.

Normal kalp nasıl çalışır?

Kalp eşzamanlı kasılan iki odacıktan oluşur. Ayrıca kalbe dönen kanı bu odacıklara yönlendiren 2 küçük odacık daha vardır. Böylece kalp 2 boşluk sağ tarafta, 2 boşluk sol tarafta olmak üzere 4 boşluktan oluşmaktadır. Kalbin üst kısmındaki küçük odacıklara “kulakçık (atriyum)”, alt kısmındaki büyük odacıklara “karıncık (ventrikül)” adı verilir.

Temelde kalbin pompa gücünü sağlayan boşluklar ventriküller olup, ventriküller arasında da pompa gücünün büyük bölümü sol ventrikül tarafından gerçekleştirilir. Her ventrikülde kanın geri kaçışını önlemek üzere giriş ve çıkış kısmında birer kapakçık bulunur.

Kalpteki odacıkların duvarları özel kalp kasından oluşmaktadır. Atriyum ve ventriküller eşzamanlı ve ardısıra kasılarak uyumlu çalışırlar. Her kalp atımının başında, kalbin kasılması için özelleşmiş bir odaktan çıkarılan elektriksel sinyal tüm kalbe yayılarak kalp kasının kasılmasını sağlar. Önce atriyumlar kasılarak açık olan kapakçıklarından ventriküle doğru kanı iter. Daha sonra elektriksel uyarı ventrikül kasına doğru ilerlediğinde, ventriküllerin kasılmasını sağlayarak kanı kalpten akciğer ve tüm vücuda doğru atar. Ventriküller kasılırken atriyumlar gevşeyerek kanla dolar ve sonraki atımın başlamasına olanak sağlar.

Kalp yetersizliği nedenleri nelerdir?

Kalp yetersizliği pek çok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Ancak tüm kalp yetersizliklerinin 2/3’ünden koroner damar hastalığı ve geçirilmiş kalp krizi sorumludur. Diğer kalp yetersizliği nedenleri aşağıdadır.

  • Hipertansiyon
  • Kalp kapak hastalıkları
  • Kalp ritmi bozuklukları
  • Kalp kası enfeksiyonları
  • Doğumsal kalp hastalıkları
  • Kalıtımla geçen kalp hastalıkları

Kalp yetersizliği nasıl gelişir?

Kalp yetersizliği, kalbin kendine gelen kanı akciğerler ve tüm vücuda pompalamada yetersiz kalmasından kaynaklanır. Kan pompalamadaki yetersizliğin nedeni, kalp kasının kasılmasındaki performans azalması veya kalp kasının gevşeme bozukluğu olabilir. Kalp kasılma gücünde azalma varsa genellikle kalp kası gevşeme bozukluğu da vardır. Ancak tek başına kalp kası gevşeme bozukluğu yaşlılarda, yüksek tansiyonlularda, diyabetlilerde ve kadınlarda daha sık görülür.

Sistolik ve diyastolik kalp yetersizliği bedir?
Sistolik ve diyastolik kalp yetersizliği

Sonuçları açısından kalp yetersizliği nedir?

Kalp, kasılma gücünün bir bölümünü kaybettiyse ve yeterince kasılamıyorsa, organ ve dokuların ihtiyaç duyduğu miktarda kanı pompalamada yetersiz kalır. Doku ve organlara yeterli kan gönderilememesine bağlı olarak halsizlik, yorgunluk, efor kapasitesinde azalma ve kalbin kendine gelen kanı çevirememesine bağlı olarak da akciğerler ve vücutta sıvı birikimi sonucu nefes darlığı, bacaklarda/karında/vücutta şişme (ödem) gibi yakınmalar ortaya çıkar.

Kalp yetersizliğinde, bir taraftan kalp doku ve organlara gerektiği kadar kanı sağlamaya çabalarken, doku ve organlar da kalp yetersizliği durumuna uyum sağlamaya çalışır. Bu durum kalp ile doku ve organların kalp yetersizliğine adaptasyonu olarak bilinir.

Kalp ihtiyacı karşılamak üzere daha fazla kanı pompalamak için hızını arttırır (taşikardi). Kalbin boşluklarının genişlemesi ile kalbin içinde daha fazla kan birikir (dilatasyon). Dilatasyon kimi zaman kalp yetersizliğinin sebebi, kimi zaman da sonucudur. Kalbin kasılma gücünün arttırılma ihtiyacı kalp duvarlarının kalınlaşmasına yol açar (hipertrofi). Ayrıca vücuttaki birçok hormonal mekanizmalar devreye girerek dolaşan kan miktarı arttırılmaya ve kanın vücuttaki yönelimleri değiştirilerek hayati organlar korunmaya çalışılır. Ancak zamanla adaptasyon mekanizmaları yetersiz kalır ve hatta yarardan çok zarar vermeye başlar.

Vücudun İmdat Çağrısı: Kalp Yetersizliği Belirtileri

Kalp yetersizliği sinsi ilerleyebilir veya aniden ortaya çıkabilir. Hastaların kendi vücutlarını dinlemeleri ve aşağıdaki belirtileri fark ettiklerinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaları hayati önem taşır.

En yaygın kalp yetersizliği belirtileri şunlardır:

  • Nefes Darlığı (Dispne): Özellikle efor sarf ederken veya gece yatağa düz uzandığınızda nefes almakta zorlanıyorsanız, bu kalbinizin akciğerlerdeki sıvıyı yeterince temizleyemediğinin işareti olabilir.
  • Ödem ve Şişlik: Kalp kanı yeterince güçlü pompalayamadığında, kan damarlarda göllenir ve dokulara sıvı sızar. Bu durum genellikle ayak bileklerinde, bacaklarda ve karın bölgesinde şişliğe neden olur.
  • Çabuk Yorulma ve Halsizlik: Kaslara giden kan miktarının azalması, günlük aktivitelerde bile (merdiven çıkmak, market poşeti taşımak) aşırı yorgunluğa yol açar.
  • İnatçı Öksürük: Genellikle beyaz veya pembe köpüklü balgamın eşlik ettiği inatçı öksürük, akciğerlerde sıvı birikiminin bir sonucu olabilir.
  • Gece Sık İdrara Çıkma: Vücutta biriken fazla sıvının gece yatar pozisyondayken böbreklere daha fazla kan gitmesiyle atılmaya çalışılmasıdır.

Akut ve kronik kalp yetersizliği nedir?

Kalp yetersizliğinde yakınmaların ortaya çıkışı, süresi, ciddiyeti her hastada farklıdır. Kalp yetersizliğinin, kronik kalp yetersizliği ve akut kalp yetersizliği olmak üzere iki farklı klinik tipi vardır. Kronik kalp yetersizliği, yakınmaların yavaş geliştiği ve zamanla kötüleştiği klinik tablodur. Akut kalp yetersizliği ise yakınmaların aniden geliştiği ve ciddi nefes darlığı ile seyreden ağır bir klinik tablodur. Kronik kalp yetersizliği bulunan olgularda zaman zaman akut kalp yetersizliği tablosu gelişebilmektedir.

Teşhis Nasıl Konulur?

Kalp yetersizliği teşhisi, detaylı bir fizik muayene ve hastanın öyküsünün dinlenmesiyle başlar. Ancak kesin tanı ve yetersizliğin derecesini belirlemek için ileri tetkikler şarttır. Prof. Dr. Nevrez Koylan kliniğinde en sık başvurulan tanı yöntemleri şunlardır:

  • Ekokardiyografi (EKO): Kalp yetersizliği tanısında “altın standart”tır. Ses dalgaları kullanılarak kalbin yapısı, kapakçıkların durumu ve en önemlisi kalbin pompalama gücünü gösteren Ejeksiyon Fraksiyonu (EF) ölçülür. Detaylar için https://nevrezkoylan.com/ekokardiyografi/ yazımızı inceleyebilirsiniz.
  • Elektrokardiyografi (EKG): Kalbin elektrik sistemindeki sorunları ve geçirilmiş kalp krizlerini gösterir.
  • Kan Testleri (BNP): Kalp zorlandığında kana karışan BNP adlı hormonun seviyesi ölçülerek yetersizlik olup olmadığı anlaşılır.
  • Akciğer Röntgeni: Kalpte büyüme ve akciğerlerde sıvı birikimi olup olmadığını gösterir.

Sonuç: Kalbinizle Barışık Bir Yaşam Mümkün

Kalp yetersizliği, hayatın sonu değil; yeni bir yaşam tarzının başlangıcıdır. Erken teşhis, doğru tedavi planlaması ve uzman takibi ile bu durumu yönetmek ve aktif bir hayata devam etmek mümkündür. Unutmayın, kalbiniz sizin için yorulmadan çalışıyor, ona hak ettiği özeni göstermek sizin elinizde.

Eğer sizde veya yakınlarınızda kalp yetersizliği belirtileri varsa, vakit kaybetmeden uzman bir kardiyologdan görüş almalısınız. 

Bu yazıda anlatılanlar bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için doktorunuzun önerileri çerçevesinde hareket ediniz.

Benzer İçerikler

Youtube Kanalımız

Randevu alın