Ortoreksi: Sağlıklı beslenme takıntısı

Ortoreksi (Ortoreksiya Nervoza)- Sağlıklı beslenme takıntısı

Paylaşın!
Okuma süresi: 5 dakika

Sağlığınızda ve dinamizminizde büyük iyileşmeler sağlayabilen sağlıklı beslenme bir takıntı haline gelirse ortoreksi (ortoreksiya nervoza) adını alır ve size zarar vermeye başlar.

Günümüzde sağlıklı yaşamaya dair artan farkındalık, birçoğumuzu daha bilinçli beslenmeye itiyor. Organik pazarlar, glutensiz ürünler, şekersiz tatlılar… Hepsi daha iyi bir yaşam kalitesi için attığımız adımların birer parçası. Peki, bu sağlıklı beslenme arzusu ne zaman bir takıntıya, hatta bir yeme bozukluğuna dönüşür? İşte bu ince çizgide karşımıza “Ortoreksiya Nervoza” çıkıyor.

Gelin, sağlıklı olmanın karanlık yüzü olabilen bu durumu tüm detaylarıyla mercek altına alalım. Belki de bu satırları okurken, kendinizin ya da bir yakınınızın yaşadığı durumu daha iyi anlama fırsatı bulacaksınız.

Ortoreksiya Nervoza: “Doğru” Beslenmenin Esiri Olmak

İlk olarak 1997 yılında Dr. Steven Bratman tarafından tanımlanan Ortoreksiya Nervoza, Yunanca “doğru” (ortho) ve “iştah” (orexis) kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Kısaca, “doğru beslenme takıntısı” olarak ifade edilebilir. Ortoreksik bireylerin temel amacı kilo vermek değil, tamamen “saf” ve “sağlıklı” gıdalarla beslenerek mükemmel sağlığa ulaşmaktır. Ancak bu masumane başlayan hedef, zamanla kişinin hayatını kontrol eden katı kurallar bütününe dönüşebilir.

Yiyeceklerin kalitesi, içeriği, hazırlanma şekli ve nereden geldiği gibi detaylar, günlük yaşamın merkezine oturur. Bu durum, kişinin sosyal hayatından ve psikolojik dengesinden ödün vermesine neden olan patolojik bir hal alabilir.

Ortoreksi ne kadar sıktır?

Ortoreksi tanısı için gerekli kriterler konusunda bir fikir birliği yoktur, bu nedenle sıklığı konusundaki veriler güvenilir değildir. Temel ayırıcı nokta, sağlıklı beslenme konusundaki titizliğin ne zaman takıntı haline geldiğinin iyi saptanması gerekliliğidir. Bu titizlik kişinin sosyal, fiziksel veya psikolojik sağlığını etkilemeye başladığı zaman sorun yaratmaktadır. Özellikle sosyal uyumsuzluğun ön plana geçmesi durumunda ciddi etkileşimler söz konusu olabilmektedir. Fiziksel, psikolojik veya sosyal patolojiler kriter olarak alındığında sıklık genellikle % 1’in altında hesaplanır.

Ortoreksiya Belirtileri: Masum Bir Çabadan Tehlikeli Bir Takıntıya

Sağlıklı beslenmeye özen göstermekle, ortoreksik bir düşünce yapısına sahip olmak arasında belirgin farklar vardır. İşte sizi veya çevrenizdekileri düşündürmesi gereken bazı kritik belirtiler:

  • Aşırı Zihinsel Meşguliyet: Günün büyük bir kısmını ne yiyeceğini, yiyeceklerin içeriğini ve nasıl hazırlanacağını düşünerek geçirmek.
  • Katı ve Kısıtlayıcı Diyetler: Belirli gıda gruplarını (örneğin tüm karbonhidratları veya yağları) sağlıksız bularak diyetten tamamen çıkarma ve zamanla bu listeyi genişletme.
  • Sosyal İzolasyon: Kendi “güvenli” ve “sağlıklı” yiyecekleri dışındaki yiyeceklerin sunulduğu sosyal ortamlardan, aile ve arkadaş toplantılarından kaçınma.[4] Dışarıda yemek yeme düşüncesinin yoğun stres ve kaygıya neden olması.
  • Yoğun Suçluluk ve Korku: “Yasaklı” bir yiyecek tüketildiğinde aşırı suçluluk, pişmanlık ve kendini cezalandırma eğilimleri göstermek.[8] Belirli yiyeceklerin hastalıklara yol açacağına dair yoğun bir korku duymak.
  • Ritüelistik Davranışlar: Yiyecekleri hazırlamak için aşırı zaman harcama, özel kesme teknikleri veya pişirme yöntemleri geliştirme.
  • Besin Değerlerine Aşırı Odaklanma: Tüketilen her lokmanın besin değerini, kalorisini ve sağlığa etkilerini takıntılı bir şekilde hesaplama.

Bu belirtiler, kişinin yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürdüğünde, artık profesyonel bir yardım arama zamanının geldiğinin sinyallerini verir. Ortoreksiya, tedavi edilmediğinde yetersiz beslenme, vitamin ve mineral eksiklikleri gibi ciddi fiziksel sağlık sorunlarına da yol açabilir.

Kimler Risk Altında? Ortoreksiyanın Psikolojik Kökenleri

Ortoreksiya Nervoza’nın ortaya çıkmasında tek bir neden olmasa da bazı faktörlerin riski artırdığı düşünülmektedir. Mükemmeliyetçi, kontrolcü ve obsesif kompulsif eğilimleri olan bireylerin ortoreksiyaya daha yatkın olduğu gözlemlenmektedir.Geçmişte yeme bozukluğu öyküsü olanlar veya travmatik deneyimler yaşamış kişiler, yiyecekleri bir kontrol mekanizması olarak kullanmaya daha meyilli olabilir.

Ayrıca, sosyal medyanın ve “sağlıklı yaşam” endüstrisinin dayattığı “kusursuz beslenme” algısı da bu durumu tetikleyebilmektedir. Sürekli olarak “temiz beslenme”, “detoks” gibi akımlara maruz kalmak, sağlıklı olma arzusunu kolayca bir takıntıya dönüştürebilir.

Canva Görseli Önerisi: Sosyal medya akışını gösteren bir telefon ekranı. Ekranda “mükemmel” ve “sağlıklı” yemek fotoğrafları, diyet listeleri, “şunu asla yeme” gibi başlıklar yer alıyor. Telefon ekranına bakan kişinin yüzünde endişeli bir ifade olması, sosyal medyanın baskısını vurgulayabilir.

Tanı nasıl konur?

Sağlıklı beslenme gayreti ile bu durumun takıntı haline gelmesi halini ayırmak çok kolay olmayabilir. Bu konuda Bratman ve Dunn tarafından önerilen kriterlerin kullanılması genellikle işe yarar. Bu kriterler iki bölümlü bir yaklaşım önerir.

1 – Sağlıklı beslenme konusunda takıntılı odaklanma

Bu durum sağlıklı beslenme konusunun abartılı bir duygudurum gerginliği yaratmasıdır. Bu kapsamda:

  • Davranış ve düşünceler: Sağlıklı olduğuna veya sağlığı desteklediğine inanılan yiyecek seçeneklerine yönelik takıntılı davranışlar veya zihinsel önyargılar
  • Anksiyete yaratılması: Kişinin kendine koyduğu diyet kurallarına uyamaması durumunda anksiyete, utanç, suçluluk, hastalık korkusu, kirlenmişlik hissi veya olumsuz fiziksel hisler duyması
  • Ağır kısıtlamalar: Kişinin kendi diyet kurallarının zaman içinde ağırlaşması ve bu durumun belli gıda gruplarını dışlama, arınma ve oruç dönemlerini de içerir hale dönüşmesi

2- Günlük yaşamı etkileyen davranış bozukluğu

Sağlıklı gıda tüketimi konulu takıntılı davranış bozukluğu günlük yaşamı ve sosyal ilişkileri de olumsuz etkiler. Bu durum aşağıdaki şekillerde kendisini gösterir.

  • Yaşam tarzı sorunları: Sağlıklı beslenme takıntısının getirdiği kişisel gerginlik hissi ve bağlantılı olarak ortaya çıkan sosyal ve akademik sorunlar

Sağlığa olumsuz etkileri açısından ortoreksi

Ortoreksinin sağlığa olumsuz etkileri genellikle aşağıdaki üç ana başlık altında toplanır.

1- Fiziksel etkiler

Ortoreksi hakkındaki bilgilerimiz yetersiz olsa da, bu durumun da diğer yeme bozuklukları gibi bir takım tıbbi sorunlara yol açtığını biliyoruz.

Örneğin, kısıtlı beslenme nedeniyle oluşan kimi gıda öğelerindeki eksiklikler anemiye, kalp ritm bozukluklarına, sindirim sistemi problemlerine, elektrolit ve hormon dengesizliklerine, metabolik asidoza ve kemik sağlığında bozulmalara yol açabilir. Bu sorunlar bazen hayatı tehdit edecek boyutta olabilir.

2- Psikolojik etkiler

Bu bozukluğun bulunduğu kişiler yiyecek alışkanlarının bozulmasından büyük rahatsızlık duyarlar. Kendi yarattıkları diyet kurallarına uyamamak suçluluk duygusu, kendini cezalandırma veya zorla kusma, lavman, oruç gibi kimi “arınma” faaliyetlerine yol açabilir.

Hangi gıdanın “temiz” veya “saf” olduğunu araştırmak için çok fazla zaman, emek ve kaynak harcanır. Örneğin sebze ve meyvelerdeki böcek ilaçları, tavuklarda ve süt ürünlerinde hormon varlığı ve çeşitli gıdalardaki yapay aroma, boya ve koruyucular ayrıntılarıyla araştırılır. Bu yönde harcanan zaman ve emek normal iş veya okul veriminde düşmeye neden olur. Bu takıntılar nedeniyle esnek düşünce ve problem çözme yeteneği zayıflar ve belli konulara veya kişilere odaklanma güçleşir.

3- Sosyal etkiler

Bu kişilerin en hoşlanmadıkları durumların başında tüketecekleri yiyecekleri kontrol edemeyecek olmaları gelir. Bunun sonucunda, özellikle yeme içme faaliyetlerini de içeren sosyal ortamlarda (düğünler, partiler, iş yemekleri gibi) kendi kurallarını dikte etmeye kalkışırlar veya o faaliyete iştirak etmemeyi tercih ederler. Bu da bu kişilerin sosyal ilişkilerinde ve çalışma/okul hayatlarında sorunlara neden olur.

Bu kişiler yiyecekle ilgili düşünce ve alışkanlıklarını çevrelerine dikte ettikleri ve en iyisi diye empoze ettikleri için zamanla bir sosyal izolasyona uğrarlar.

İkinci aşamada ise gıdalar hakkındaki takıntılar ön plana geçer. Bunun sonucunda daha fazla gıda grubu kısıtlanır ve günlük yaşamın önemli bir kısmı en saf, en temiz, en doğal, en sağlıklı yiyecekleri bulmaya ve hazırlamaya ayrılır. Bu kişiler kendilerine yiyecekler konusunda kurallar icat ederler ve bu kuralları başkalarına da dayatırlar. Sonuçta psikolojik ve sosyal sorunlar ortaya çıkar.

Ortorekside iki aşamalı bir gelişme söz konusudur. Birinci aşamada kişinin sağlıklı beslenmeye odaklanması söz konusu olur. Bu amaçla genellikle temiz gıda, paleo/vegan ve benzeri diyetler ve beslenmeden bazı gıdaların çıkartılması ile başlanır ve bu durum giderek abartılır. Sonuçta da beslenme yetersizliğinin çeşitli sonuçlarıyla karşılaşılabilir.

Tedavi Yaklaşımları: Takıntıdan Kurtulup Sağlıkla Barışmak

Ortoreksiya Nervoza’nın tedavisi, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Bu süreçte psikoterapi, beslenme danışmanlığı ve bazen de tıbbi takip bir arada yürütülür.

  • Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Bu terapi yöntemi, kişinin yiyecekler ve beslenme hakkındaki katı ve işlevsiz düşünce kalıplarını sorgulamasını ve bunları daha esnek ve gerçekçi olanlarla değiştirmesini hedefler.
  • Beslenme Danışmanlığı: Bir diyetisyen eşliğinde, tüm yiyecek gruplarını içeren dengeli ve esnek bir beslenme planı oluşturulur. Kişinin yiyecekleri “iyi” veya “kötü” olarak etiketlemesinin önüne geçilerek, yiyeceklerle sağlıklı bir ilişki kurması desteklenir.
  • Farkındalık (Mindfulness) Temelli Yaklaşımlar: Bu teknikler, kişinin yeme anına odaklanmasını, açlık ve tokluk sinyallerini daha iyi anlamasını ve yemek yeme eylemini yargılamadan deneyimlemesini sağlar.

Tedavi sürecinde amaç, kişiyi sağlıklı beslenmekten tamamen uzaklaştırmak değil, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını esneklik, keyif ve sosyal yaşamla dengeleyebilmesini sağlamaktır. Bu konuda psikolojik destek almak, sürecin en önemli adımıdır.

Sonuç

Sağlıklı beslenme, yaşam kalitemizi artıran değerli bir alışkanlıktır. Ancak bu çabanın hayatımızın kontrolünü ele geçirmesine, sosyal ilişkilerimizi zedelemesine ve bizi psikolojik olarak yıpratmasına izin vermemeliyiz. Ortoreksiya Nervoza, sağlıklı olma arzusunun nasıl bir takıntıya dönüşebileceğinin en net göstergesidir. Eğer siz de bu yazıda anlatılan belirtileri kendinizde veya bir yakınınızda gözlemliyorsanız, bu durumu görmezden gelmeyin. Unutmayın, gerçek sağlık sadece bedensel değil, aynı zamanda zihinsel ve sosyal bir iyilik halidir ve bu dengeyi kurmak için profesyonel yardım almaktan çekinmemek, kendinize yapacağınız en büyük iyiliktir.


Ortoreksi kısa testi

Kendinizin veya bir yakınınızın ortoreksik olduğundan şüpheleniyorsanız aşağıdaki kısa testi uygulayabilirsiniz. Bu test NEDA (National Eating Disorders Association) tarafından hazırlanmıştır. Testte evet cevabı ne kadar çoksa, ortoreksi ihtimali o kadar yüksek demektir. Bu ihtimalden şüpheleniyorsanız çözüm için aşağıdaki testi çözüp gönderin.


Bu yazıda anlatılanlar bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için doktorunuzun önerileri çerçevesinde hareket ediniz.

Benzer İçerikler

Youtube Kanalımız

Randevu alın