Bu yazının ilk hâlini Şubat 2023’te, 6 Şubat depremlerinin hemen ardından yazmıştım. O günlerde hepimizin aklında aynı soru vardı: Enkazdan çıkanlar, yakınını kaybedenler, evini geride bırakmak zorunda kalanlar bu yükü nasıl taşıyacaktı? Aradan üç buçuk yıl geçti. Artık elimizde tahminler değil, depremzedelerle yapılmış gerçek araştırmalar var. Bu veriler, travma sonrası stres bozukluğunun yalnızca bir ruh sağlığı meselesi olmadığını, kalbi de doğrudan ilgilendirdiğini gösteriyor.
Bir kardiyolog olarak neden bu konuyu yazıyorum? Çünkü muayenehaneye çarpıntı, göğüste sıkışma, gece uyanmaları ya da bir türlü düşmeyen tansiyonla gelen hastaların bir kısmının hikâyesinin altında, hiç konuşulmamış bir travma yatıyor.
Travma sonrası stres bozukluğu nedir?
Ruhsal travma; kişinin kendi hayatını ya da bir yakınının hayatını tehdit eden, yoğun korku, dehşet ve çaresizlik yaratan olayların ruhta bıraktığı izdir. Hayatta üzüldüğümüz pek çok olay olur, ama her acı travma değildir. Uzun bir hastalığın ardından kaybedilen yaşlı bir yakın ile trafik kazasında bir anda kaybedilen biri arasındaki fark, bunu iyi anlatır.
Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ise bu izin kapanmaması demektir: Belirtiler bir aydan uzun sürer ve günlük hayatı bozar. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünya nüfusunun yaklaşık %3,9’u hayatının bir döneminde TSSB yaşıyor. Yine de şunu baştan söyleyeyim: Travmatik bir olay yaşayanların çoğu TSSB geliştirmez. İlk haftalardaki sarsıntı, çoğu insanda zamanla yatışır.
Hangi olaylar travmaya yol açar, kimler daha risk altında?
- Doğal afetler: deprem, sel, orman yangını
- İnsan eliyle yaşanan travmalar: savaş, işkence, cinsel şiddet
- İş ve trafik kazaları
- Beklenmedik ölümler
- Yaşamı tehdit eden ciddi hastalıklar, kalp krizi dahil
Son maddeyi bilerek ekledim; ona aşağıda döneceğim. Risk herkes için eşit değil. Kadınlarda risk belirgin şekilde daha yüksek. Yakınını kaybetmek, evin yıkılması, yerinden edilmek, işini kaybetmek ve sosyal desteğin zayıf olması da riski artırıyor. Daha önce başka bir travma ya da ruhsal hastalık geçirmiş olmak da öyle. Olay anında donup kalan, “hiçbir şey düşünemedim” diyen kişilerde oran daha yüksek.
6 Şubat depremleri sonrası tablo: Rakamlar ne söylüyor?
2023 Kahramanmaraş depremleri 11 ili etkiledi ve 50 binden fazla can aldı. Depremzedelerle yapılan çalışmaları bir araya getiren 2025 tarihli bir meta-analizde, ilk 18 ayda olası travma sonrası stres bozukluğu sıklığı %41 bulundu. Çalışmalar arasında bu oran %29 ile %54 arasında değişiyordu.

461 depremzedeyi inceleyen başka bir araştırmada ise TSSB oranı %17,4 çıktı; depresyon ve kaygı belirtileri çok daha yaygındı. Kadınlarda TSSB riski yaklaşık iki kat yüksekti. Farklı yöntemler farklı sonuçlar veriyor, bu doğal. Ancak genel mesaj net: 1999 Marmara depreminden sonra gördüğümüz tablo, bu kez çok daha geniş bir ölçekte tekrarlanıyor.
Aynı felaketi yaşayan iki kişiden biri toparlanırken diğerinin neden yıllarca etkilenmeye devam ettiği de önemli bir soru. Araştırmalar burada yalnızca olayın şiddetine değil, sonrasına da bakmamız gerektiğini söylüyor. Güvenli bir barınak, düzenli bir iş, yanında olan bir aile ve derdini anlatabileceği biri; bunların her biri koruyucu. Konteyner kentlerde yıllarını geçiren, sosyal çevresini kaybeden insanlarda ise iyileşme gecikiyor. Bu yüzden TSSB’yi bireysel bir sorun olarak değil, bir halk sağlığı meselesi olarak görmek gerekiyor.
Travma sonrası stres bozukluğu belirtileri
Belirtileri dört ana başlıkta toplamak mümkün.
Yeniden yaşama
İstemediği hâlde olay zihne üşüşür: enkaz görüntüleri, yardım çığlıkları, o gecenin sesi. Kabuslar sık görülür. Bazen yer sallanmadığı hâlde sallanıyormuş gibi hissedilir. Anı canlandığında çoğu zaman çarpıntı, terleme, titreme ve nefes daralması da eşlik eder.
Kaçınma
Olayı hatırlatan yerlerden, konuşmalardan, hatta düşüncelerden uzak durulur. Bazı depremzedeler yıkılan evlerinin bulunduğu sokağa, hatta o şehre gidemez.
Duygu ve düşüncelerde olumsuz değişim
“Benim yaşadığımı kimse anlayamaz” düşüncesi, insanlardan uzaklaşma, sevinç hissedememe ve geleceğe dair plan yapamama bu grubun tipik örnekleridir. Olayın en ağır anları hatırlanamayabilir. Bu, düşünmek istememekten farklıdır; kişi hatırlamak istese de hatırlayamaz.
Aşırı uyarılma
Sürekli tetikte olma hâli. Girilen binada çatlak aranır, çıkış kapısının yeri kontrol edilir. Bir kapı çarpması bile insanı yerinden sıçratır. Uykuya dalmak saatler sürebilir ve uykusuzluk kalıcı hâle gelir. Öfke patlamaları ve dikkat dağınıklığı da tabloya eklenir.

TSSB çoğu zaman yalnız gelmez. Depresyon, anksiyete bozuklukları ve alkol ya da madde kullanımı sıklıkla eşlik eder.
Bir kardiyolog gözüyle: TSSB kalbi nasıl etkiler?
Burası benim alanım ve belki de konunun en az bilinen yüzü. 2025’te yayımlanan ve yaklaşık 2,6 milyon kişiyi kapsayan bir meta-analiz, travma sonrası stres bozukluğu olanlarda kalp-damar hastalığı riskinin %75 arttığını gösterdi. Daha önceki bir analizde de depresyonun etkisi hesaptan çıkarıldığında bile koroner kalp hastalığı riskinin yüksek kaldığı görülmüştü.
Mekanizma aslında tanıdık. Stres sistemi kapanmayınca vücut sürekli “savaş ya da kaç” modunda kalıyor. Kalp hızı ve tansiyon yükseliyor, iltihabi süreçler artıyor, kolesterol ve kan şekeri bozuluyor. Otonom sinir sisteminin dengesi de şaşıyor; bunu kalp hızı değişkenliğindeki azalmadan izleyebiliyoruz. Üstüne uykusuzluk, sigara, hareketsizlik ve düzensiz beslenme eklenince tablo ağırlaşıyor.

İlişki tek yönlü de değil. Kalp krizi geçirmek başlı başına ağır bir travmadır ve kriz sonrası hastaların bir kısmında TSSB gelişir. Ani ve yoğun stresin tetiklediği kırık kalp sendromu ise bu bağın en çarpıcı örneklerinden biri.
Pratikte bunun anlamı şu: Kalp hastalarımıza artık yalnızca kolesterol ve tansiyon sormuyoruz. Kabus görüp görmediklerini, uykularının nasıl olduğunu, yaşadıkları bir olayı hâlâ dün gibi hatırlayıp hatırlamadıklarını da soruyoruz. Çünkü tedavi edilmeyen bir TSSB, en iyi ilaç tedavisinin bile etkisini gölgeleyebiliyor.
Travma sonrası stres bozukluğu tedavisi: Gerçekten işe yarayan ne?
İyi haber şu: TSSB tedavi edilebilir bir hastalık. Güncel kılavuzların ilk sırada önerdiği yaklaşım, travma odaklı psikoterapilerdir. Uzamış maruz bırakma terapisi, bilişsel işleme terapisi, travma odaklı bilişsel davranışçı terapi ve EMDR bunların başında gelir. Amaç, kişinin anıdan kaçmadan, güvenli bir ortamda o anıyla yeniden ilişki kurması ve anının gücünü yitirmesidir.

İlaçlar da yerini koruyor. Sertralin ve paroksetin gibi antidepresanlar, özellikle depresyon eşlik ediyorsa ya da terapiye ulaşmak zorsa destek sağlar. Hangi ilacın, kime ve ne süreyle verileceğine ise mutlaka psikiyatri hekimi karar vermeli. Son yıllarda gündeme gelen yeni ve deneysel tedaviler hakkında çok şey okuyabilirsiniz; bunların henüz standart tedavinin yerini almadığını bilmekte fayda var.
Peki neden pek çok kişi yardım almıyor? Kimi yaşadığının bir hastalık olduğunu bilmiyor, kimi belirtileri “güçsüzlük” sayıyor. Nereye başvuracağını bilmeyenler, konuşmaktan çekinenler de var. İşin acı tarafı şu: Yardım istemekten kaçınmak, umutsuzluk ve insanlara güveni yitirmek aynı zamanda hastalığın kendi belirtileri. Yani TSSB, kişiyi tam da iyileşmesini sağlayacak adımdan uzaklaştırıyor. Sosyal desteğin iyileşmeyi hızlandırdığını da biliyoruz; bu yüzden aile ve arkadaşların rolü sanıldığından çok daha büyük.
Özet
- Travmatik olay yaşayanların çoğu TSSB geliştirmez; belirtiler bir aydan uzun sürerse durum değişir.
- 6 Şubat depremlerinden sonra yapılan araştırmalar, depremzedelerde TSSB’nin hâlâ yaygın olduğunu gösteriyor.
- Yeniden yaşama, kaçınma, olumsuz duygu-düşünce değişimi ve aşırı uyarılma dört temel belirti grubudur.
- TSSB, kalp-damar hastalığı riskini belirgin şekilde artırır; ilişki iki yönlüdür.
- İlk tercih travma odaklı psikoterapilerdir; gerektiğinde ilaç tedavisi eklenir.
Sonuç
Travma sonrası stres bozukluğu bir zayıflık ya da “geçer” denilip beklenecek bir ruh hâli değil; beyni, uykuyu ve giderek kalbi etkileyen, ama tedavisi olan bir hastalık. 6 Şubat’ın üzerinden yıllar geçse de o gecenin izini hâlâ taşıyan pek çok insan var. Belirtileri tanımak, yakınlarımızla konuşmak, yardım istemeyi erteleyip utanmamak ve bu süreçte tansiyon, uyku ve kalp sağlığını da göz ardı etmemek iyileşmenin en sağlam adımları. Kendiniz ya da bir yakınınız için bu yazıda anlatılanlardan biri tanıdık geliyorsa, bugün bir hekimle konuşmak için iyi bir gün.
Nasıl Yapılır: Travma Sonrası Stresle Baş Etmede 7 Adım
Bu adımlar profesyonel tedavinin yerini tutmaz; iyileşme sürecini desteklemek ve doğru zamanda yardım almak içindir.
- Belirtilerinizi tanıyın ve not edin. Kabus, irkilme, kaçınma ve uyku sorunlarının ne zaman başladığını ve ne sıklıkta olduğunu kısaca yazın. Bu notlar hekiminizle görüşmeyi kolaylaştırır.
- Günlük rutininizi koruyun. Aynı saatlerde yatıp kalkmaya, düzenli öğün yemeye ve her gün biraz yürümeye çalışın. Düzen, sinir sistemine güvende olduğu mesajını verir.
- Yalnız kalmayın, konuşun. Güvendiğiniz bir aile üyesi ya da arkadaşınızla duygularınızı paylaşın. Sosyal destek, iyileşmeyi hızlandıran en güçlü etkenlerden biridir.
- Alkol ve madde ile uyuşturmaktan kaçının. Kısa süreli rahatlama sağlasa da uykuyu bozar, belirtileri ağırlaştırır ve tedaviyi zorlaştırır.
- Bedeninizi sakinleştirmeyi öğrenin. Yavaş ve derin nefes egzersizleri, hafif egzersiz ve gevşeme teknikleri aşırı uyarılmayı azaltabilir.
- Bir ay geçtiyse uzmana başvurun. Belirtiler bir aydan uzun sürüyor ya da hayatınızı zorlaştırıyorsa bir psikiyatri hekimi veya klinik psikologla görüşün; travma odaklı terapileri sorun.
- Kalbinizi de kontrol ettirin. Tansiyonunuzu, kolesterolünüzü ve kan şekerinizi ölçtürün. Çarpıntı ya da göğüs ağrısı varsa kardiyolojik değerlendirmeyi ertelemeyin.
Sık Sorulan Sorular
Travma sonrası stres bozukluğu ne kadar sürer?
Süre kişiden kişiye değişir. Belirtiler bazı kişilerde tedaviyle birkaç ay içinde belirgin şekilde azalırken, tedavi edilmeyen vakalarda yıllarca sürebilir. Erken başlanan travma odaklı tedavi iyileşme süresini kısaltır.
Travma yaşayan herkeste TSSB gelişir mi?
Hayır. Travmatik olay yaşayanların çoğu ilk haftalarda sarsılır ama zamanla toparlanır. TSSB, belirtilerin bir aydan uzun sürdüğü ve günlük hayatı bozduğu durumlarda konuşulur.
Depremi televizyondan izlemek TSSB’ye yol açar mı?
Haberlerin yoğun şekilde izlenmesi kaygı ve uyku sorunlarını artırabilir, ancak TSSB tanısı genellikle olayı doğrudan yaşamış, tanık olmuş ya da bir yakınının başına geldiğini öğrenmiş kişilerde konur. Kurtarma ekipleri gibi mesleği gereği ağır görüntülere tekrar tekrar maruz kalanlar da risk altındadır.
TSSB kalp krizi riskini artırır mı?
Evet. Güncel meta-analizler TSSB olan kişilerde kalp-damar hastalığı riskinin belirgin şekilde arttığını gösteriyor. Sürekli stres hâli tansiyonu, kalp hızını, iltihabi süreçleri ve kolesterolü olumsuz etkiler; uykusuzluk ve sigara gibi alışkanlıklar da bu riski büyütür.
TSSB ilaçsız tedavi edilebilir mi?
Birçok kişide evet. Uluslararası kılavuzlar ilk tercih olarak EMDR, bilişsel işleme terapisi ve uzamış maruz bırakma gibi travma odaklı psikoterapileri önerir. Depresyon eşlik ediyorsa ya da terapiye ulaşmak güçse, psikiyatri hekimi ilaç tedavisi ekleyebilir.
Çocuklarda TSSB nasıl anlaşılır?
Çocuklar yaşadıklarını çoğu zaman sözle anlatamaz. Olayı oyunlarında tekrar tekrar canlandırma, altını yeniden ıslatma, yalnız uyuyamama, aşırı yapışkanlık, öfke nöbetleri ve okul başarısında düşme uyarıcı olabilir. Bu durumda bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır.
Bu yazının ilk versiyonunda Türkiye Psikiyatri Derneği’nin halka yönelik bilgilendirme metninden yararlanılmış, Eylül 2026 güncellemesinde uluslararası güncel kaynaklarla genişletilmiştir.
Bu yazıda anlatılanlar bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için doktorunuzun önerileri çerçevesinde hareket ediniz.
Bu yazıda anlatılanlar bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için doktorunuzun önerileri çerçevesinde hareket ediniz.
Benzer İçerikler
Youtube Kanalımız
nstagram-feed feed=2]

