Yeme bozuklukları: belirtiler, türler, kalbe etkisi ve tedavi kapak görseli; stilize kalp ve EKG çizgisi

Yeme Bozuklukları: Belirtiler, Türler, Kalbe Etkisi, Tedavi

Paylaşın!
Okuma süresi: 7 dakika
Bu Bölümde

Yeme bozuklukları, çoğu kişinin sandığı gibi yalnızca “az yemek” ya da “çok yemek” sorunu değildir. Yemek, kilo ve beden görüntüsüyle kurulan ilişkinin bozulup sağlığı tehdit ettiği, tedavi gerektiren ruhsal hastalıklardır. Sessiz ilerler, çoğu zaman da fark edildiğinde epey zaman geçmiştir.

Bir kardiyolog bu konuya neden değiniyor, diye düşünebilirsiniz. Çünkü yeme bozukluğu olan kişinin kalbi de bu hastalıktan payını alır. Bu yazıda türlerini, uyarı işaretlerini, kalp üzerindeki etkilerini ve tedavi seçeneklerini sade bir dille anlatıyorum.

Yeme bozuklukları nedir, ne kadar yaygındır?

Amerikan Psikiyatri Birliği’nin DSM-5-TR kılavuzu, bu hastalıkları yeme davranışındaki kalıcı bir bozulma olarak tanımlar. Bozulma, beden sağlığını ya da kişinin günlük işleyişini belirgin biçimde aksatır. Yani söz konusu olan bir irade zayıflığı ya da geçici diyet merakı değil, gerçek bir tıbbi durumdur.

Ne kadar sık görüldüğünün tek bir cevabı yok, çünkü rakamlar çalışmaya ve tanı ölçütüne göre değişiyor. 33 çalışmayı birleştiren bir meta-analiz, yaşam boyu yaygınlığı tüm yeme bozuklukları için yaklaşık %1,7 buldu. Tür bazında anoreksiya nervoza %0,16, bulimia nervoza %0,63, tıkınırcasına yeme bozukluğu ise %1,53 düzeyindeydi. Diğer tanımlanmış yeme bozukluklarını da sayan bir çalışmada ağırlıklı yaygınlık %5,2 bulunmuş (aktaran derleme). Gençlerde eğilim ise yukarı yönlü: anoreksiya ve bulimia verilerine dayanan bir Küresel Hastalık Yükü analizine göre 10-24 yaş grubunda yaş standardize yaygınlık, 1990’dan 2021’e yüz binde yaklaşık 301’den 355’e çıktı.

ℹ️ Bu bir irade sorunu değil

Yeme bozukluğu, “kendini toparlasa geçer” denilecek bir durum değildir. Beyin, duygu ve beden birlikte etkilenir. Bu yüzden suçlama yerine anlayış ve tıbbi destek gerekir.

Yeme bozukluğu türleri nelerdir?

Anoreksiya nervoza

Kilo almaktan yoğun korku, yemeyi ciddi biçimde kısıtlama ve bedeni olduğundan farklı görme bu tablonun çekirdeğidir. Kişi tehlikeli ölçüde zayıflamışken bile kendini kilolu hissedebilir. Bir meta-analizde ölüm riski genel topluma göre yaklaşık beş kat yüksek bulunmuştur.

Bulimia nervoza

Tıkınırcasına yeme atağını kusma, müshil ya da diyet hapı gibi telafi davranışları izler. Kilo çoğu zaman normal aralıkta kaldığı için dışarıdan fark etmek zordur. Kusma ve müshil elektrolitleri düşürür; bunun kalp açısından önemini aşağıda anlatacağım.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu

Kişi aç olmadığı hâlde kısa sürede çok miktarda yer ve kontrolü kaybettiğini hisseder. Ardından utanç ve suçluluk gelir. Bulimiadan farkı, yediklerinden kurtulmaya çalışmamasıdır. Üç ana tür arasında en sık görülenidir.

Kaçıngan/kısıtlayıcı besin alım bozukluğu (ARFID)

Burada mesele kilo ya da beden imajı kaygısı değildir. Yiyeceklerin tadı ya da dokusu, boğulma veya kusma korkusu yüzünden yenen besin çeşidi daralır ve yetersiz beslenme gelişir. ARFID özellikle çocuk ve gençlerde tanınıyor.

Diğer tanımlanmış yeme bozuklukları (OSFED)

Yukarıdaki tanıların tam ölçütlerini karşılamayan ama yine de ciddi olan tablolardır. Kliniğe başvuranların üçte biri ile yarısı arasında bir bölümünü oluşturdukları tahmin ediliyor. “Ölçütü karşılamıyor” demek, “hafif” demek değildir.

Beş yeme bozukluğu türünü gösteren infografik: anoreksiya, bulimia, tıkınırcasına yeme, ARFID ve OSFED
ℹ️ Kilo, hastalığın ölçüsü değildir

Bulimia ya da tıkınırcasına yeme bozukluğu olan biri normal kiloda, hatta kilolu olabilir. “Ama kilosu normal” cümlesi yeme bozukluğunu dışlamaz.

Yeme bozukluğu belirtileri nelerdir?

Kişi çoğu zaman utandığı ve suçluluk duyduğu için bunu gizler. Bu yüzden ipuçları küçük ve dağınıktır. Tek bir davranış hastalık anlamına gelmez; ama birkaçı bir araya geliyorsa beklemek doğru değildir.

Davranışsal işaretler

  • Kalori sayma, öğün atlama, bazı besin gruplarını tümden yasaklama
  • Gizlice yeme; yemekten hemen sonra sık sık tuvalete gitme
  • Sofradan ve sosyal ortamlardan kaçınma, tek başına yemeyi tercih etme
  • Katı egzersiz rutinleri; aksadığında belirgin sıkıntı duyma
  • Sürekli tartılma ya da beden ölçülerini kontrol etme, bol giysilerle gizlenme

Bedensel işaretler

  • Hızlı kilo kaybı ya da sık dalgalanma
  • Adet düzeninde bozulma
  • Baş dönmesi, sersemlik ve bayılma
  • Sürekli yorgunluk, üşüme, konsantre olamama

Duygusal işaretler

Yeme bozukluğu belirtilerini davranışsal, bedensel ve duygusal olarak üç sütunda gösteren görsel

Yeme bozukluklarının nedenleri nelerdir?

Tek bir neden yok. Genetik yatkınlık, yaşam olayları ve toplumsal baskı iç içe geçiyor. Kişi farkında bile olmadan yemeyi, yüzleşmek istemediği acı duygularla başa çıkmanın bir yolu hâline getirebiliyor.

Zemin hazırlayan başlıca etkenler arasında düşük benlik saygısı, aile ve sosyal ilişki sorunları, okul ya da iş baskısı, zorbalık, duygusal ya da cinsel istismar, boşanma gibi travmatik olaylar, kronik hastalıklar ve genetik faktörler var. Uzun süren stres de bu tabloya eklenebiliyor.

Bir noktayı da atlamayalım. Bu hastalıklar uzun süre yalnızca genç kadınlara ait sanıldı; oysa erkeklerde ve ileri yaşta da görülüyor. Tanınma oranı arttı ama bu gruplar klinikte ve araştırmalarda hâlâ yeterince temsil edilmiyor. Bildirilen vakalarda COVID-19 döneminden itibaren küresel bir artış da dikkat çekiyor.

Yeme bozuklukları kalbi nasıl etkiler?

Kardiyolog olarak en çok üzerinde durmak istediğim bölüm bu. Yetersiz beslenme, kusma ve müshil kullanımı gibi davranışlar kalbi hem yapı hem ritim açısından zorlar. Derlemelerde en sık bildirilenler yavaş kalp atışı (bradikardi), düşük tansiyon ve ayağa kalkınca baş dönmesi, elektrolit dengesizlikleri ve kalp kası kütlesinde azalmadır. Bazı hastalarda kalp zarında sıvı da saptanabiliyor (ergenlerde derleme, anoreksiya ve kalp hastalığı).

EKG’de QT aralığının uzaması ayrı bir dikkat noktası. Ciddi ritim bozukluklarına zemin hazırlayabilir. Ancak sıklığı çalışmalara göre %0 ile %40 arasında değişiyor ve konu hâlâ tartışmalı. Yani her hastada beklenmez, ama bakılmadan da geçilmemelidir.

Yeme bozukluklarında yavaş kalp atışı, düşük tansiyon ve elektrolit dengesizliğini gösteren sade kalp ve EKG görseli

Tedavi süreci de dikkat ister. Uzun süre yetersiz beslenmiş birinde yeniden beslenme sırasında gelişebilen “yeniden beslenme sendromu” kalp için ayrı bir risk taşır; bu yüzden başlangıç tıbbi gözetimle yapılmalıdır. İyi haber şu: Bu kalp değişiklikleri uygun tedavi ve iyileşmeyle geri dönebiliyor.

Pratikte şuna dikkat ediyorum: Çarpıntı, bayılma ya da düşük tansiyon şikâyetiyle gelen genç bir hastada kilo kaybı ve yeme alışkanlıkları da sorgulanmalıdır. Kalp sağlığıyla ilgili diğer yazılar için kalp sağlığı bölümüne göz atabilirsiniz.

ℹ️ Kalp için alarm işaretleri

Yeme bozukluğu olan birinde çarpıntı, bayılma ya da bayılacak gibi olma, göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çok yavaş nabız varsa gecikmeden hekime başvurun. Bayılma ya da şiddetli göğüs ağrısında 112’yi arayın.

Yeme bozukluğu tanısı nasıl konur?

Birçok kişi durumunu sır gibi saklar ya da bir sorunu olduğunu kabul etmez. Yine de ilk adım genellikle bir hekimle konuşmaktır: aile hekimi, iç hastalıkları veya psikiyatri uzmanı. Tanı, yeme davranışı, düşünceler ve duygular üzerine yapılan ayrıntılı bir görüşmeye dayanır. Beden muayenesi, kan tetkikleri ve elektrolit düzeyleri eklenir. Kalp için EKG, gerektiğinde ekokardiyografi istenir. Amaç yalnızca isim koymak değil, hastalığın bedende neye yol açtığını görmektir.

Yeme bozuklukları nasıl tedavi edilir?

Herkese uyan tek bir tedavi yok. En iyi sonuç, hekim, diyetisyen ve psikologdan oluşan bir ekiple alınıyor. NIMH‘ye göre tedavi planları bireysel, grup ya da aile psikoterapisini, tıbbi izlemi ve beslenme danışmanlığını içerir.

Hekim, diyetisyen, psikolog ve aileden oluşan yeme bozukluğu tedavi ekibini gösteren görsel

İlaçların rolü sınırlı ve türe göre değişiyor. NIMH, bulimia ve tıkınırcasına yeme bozukluğunda ve eşlik eden depresyon ya da kaygıda ilaçların yardımcı olabildiğini belirtiyor. ABD’de FDA’nın anoreksiya için onayladığı bir ilaç ise bulunmuyor.

İngiltere’nin NICE kılavuzu erken müdahaleyi ve aile ya da bakım verenlerin sürece katılmasını öne çıkarıyor. Yetişkin anoreksiyada ilk sıradaki psikolojik tedaviler arasında CBT-E, SSCM ve MANTRA sayılıyor; CBT-E, yeme bozukluklarına özgü bilişsel davranışçı terapidir. Ağır tabloda hastanede yatarak tedavi gerekebilir. Ne kadar erken başlanırsa sonuç o kadar iyi olur.

Yeme bozukluğu şüphesinde atılacak beş adımı gösteren yol haritası görseli

Özet

  • Yeme bozuklukları irade sorunu değil, tedavi gerektiren ruhsal hastalıklardır.
  • Başlıca türler anoreksiya, bulimia, tıkınırcasına yeme bozukluğu, ARFID ve OSFED’dir; kilo tek ölçüt değildir.
  • Gizlenen yeme davranışları, beden takıntısı, baş dönmesi ve süregelen yorgunluk uyarı işaretidir.
  • Yavaş kalp atışı, düşük tansiyon, elektrolit bozukluğu ve QT uzaması kalbi tehdit edebilir; uygun tedaviyle geri dönebilir.
  • Hekim, diyetisyen ve psikologdan oluşan ekiple erken başlanan tedavi en iyi sonucu verir.

Sonuç

Yeme bozuklukları utanılacak bir zayıflık değil, tedavisi olan ciddi hastalıklardır ve kalbi de etkileyebilir. Kendinizde ya da yakınınızda kilo, yemek ve beden imajı çevresinde dönen bir takıntı, gizlenen davranışlar, çarpıntı veya bayılma görüyorsanız beklemeyin; bir hekimle konuşmak iyileşmenin en önemli adımıdır. Erken başlanan ve ekip yaklaşımıyla yürütülen tedaviyle iyileşme mümkündür.

Yeme bozukluğundan şüphelendiğinizde ne yapmalısınız?

Kendiniz ya da bir yakınınız için şüphe duyuyorsanız şu beş adım yol gösterebilir.

  1. Gözlemlerinizi not edin
    Ne zaman, ne sıklıkta ve hangi durumda olduğunu yazın. Yeme davranışını, kilo değişimini, çarpıntı ya da bayılma gibi yakınmaları da ekleyin. Hekime somut bilgi vermek değerlendirmeyi hızlandırır.
  2. Yargılamadan konuşun
    Sakin ve özel bir ortam seçin. “Çok zayıfladın” demek yerine “Seni son zamanlarda endişeli görüyorum, konuşmak ister misin?” gibi kendi gözleminizi paylaşın. Kilo ve görünüm yorumlarından kaçının.
  3. Bir hekime başvurun
    Aile hekimi, iç hastalıkları veya psikiyatri uzmanı ilk adım olabilir. Çarpıntı, bayılma ya da göğüs ağrısı varsa kardiyoloji değerlendirmesi ve EKG de gerekir.
  4. Ekip yaklaşımını kabul edin
    Hekim, diyetisyen ve psikolog birlikte çalışır; bireysel ya da aile temelli psikoterapi planlanır. Diyet, müshil ya da diyet hapıyla kendi başınıza “düzeltmeye” çalışmayın.
  5. Sabırla sürdürün
    İyileşme dalgalı ilerleyebilir. Aksamalar başarısızlık anlamına gelmez. Kontrollere ve terapiye devam etmek, yakınların desteğiyle birlikte iyileşmede önemli rol oynar.

⚠️ Bayılma, şiddetli göğüs ağrısı veya nefes darlığı varsa beklemeden 112’yi arayın.

Sık sorulan sorular

Yeme bozuklukları kalbe zarar verir mi?

Evet, verebilir. Yetersiz beslenme, kusma ve müshil kullanımı yavaş kalp atışına, düşük tansiyona, elektrolit dengesizliğine ve bazı hastalarda ritim bozukluklarına yol açabilir. Bu değişiklikler uygun tedaviyle geri dönebilir.

Yeme bozukluğu yalnızca genç kadınlarda mı görülür?

Hayır. Ergen kızlarda ve genç kadınlarda daha sık bildirilse de erkekler ve ileri yaştaki kişiler de etkilenir. Bu gruplarda tanı sıklıkla atlanır.

Normal kilodaki biri yeme bozukluğu yaşayabilir mi?

Evet. Bulimia nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu olan kişiler normal kiloda ya da kilolu olabilir. Kilo, hastalığın tek ölçüsü değildir.

Diyet yapmak yeme bozukluğuna yol açar mı?

Her diyet yeme bozukluğuna yol açmaz. Ancak katı kısıtlamalar, kalori sayma takıntısı, yemekten sonra suçluluk ve kilo alma korkusu bir arada varsa bu bir uyarıdır ve uzman görüşü gerekir.

Yeme bozukluğunda ilaç kullanılır mı?

Türe göre değişir. Bulimia ve tıkınırcasına yeme bozukluğunda ve eşlik eden depresyon ya da kaygıda ilaçlar yardımcı olabilir. ABD’de FDA’nın anoreksiya için onayladığı bir ilaç yoktur. Temel tedavi psikoterapi ve beslenme desteğidir.

Yeme bozukluğu tamamen iyileşir mi?

Tedaviyle iyileşme mümkündür; NIMH, yeme bozukluklarının başarıyla tedavi edilebildiğini ve erken başlamanın önemini vurgular. Süreç kişiden kişiye değişir ve zaman alabilir. Zaman zaman geri dönüşler olabilir, bu tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez.

Hangi doktora gitmeliyim?

Aile hekimi, iç hastalıkları veya psikiyatri uzmanıyla başlayabilirsiniz. Çarpıntı, bayılma ya da göğüs ağrısı gibi kalp belirtileri varsa kardiyoloji muayenesi ve EKG de gerekir. Tedavi genellikle hekim, diyetisyen ve psikologdan oluşan bir ekiple yürütülür.


Bu yazıda anlatılanlar bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için doktorunuzun önerileri çerçevesinde hareket ediniz. Ayrıntılar için Tıbbi Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi sayfasına bakabilirsiniz. Randevu almak için arayın.


Bu yazıda anlatılanlar bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için doktorunuzun önerileri çerçevesinde hareket ediniz.

Benzer İçerikler

Youtube Kanalımız

nstagram-feed feed=2]

Randevu alın