Çinko faydaları kapak görseli — bağışıklık ve kalp sağlığına etkileri, Prof. Dr. Nevrez Koylan

Çinko ve Faydaları: Bağışıklık ve Kalp Sağlığına Etkileri

Paylaşın!
Okuma süresi: 9 dakika

Çinko, bağışıklıktan kalp-damar sağlığına kadar 300’den fazla enzimi etkiler. Eksiklik belirtileri, günlük ihtiyaç ve güncel araştırmalar burada.

📋 Bu Bölümde
  • Çinko nedir ve vücutta hangi görevleri üstlenir?
  • Çinko ile kalp-damar sağlığı arasındaki güncel bilimsel bağlantı
  • Bağışıklık ve soğuk algınlığında çinko gerçekten işe yarıyor mu?
  • Eksiklik belirtileri ve risk altındaki gruplar
  • Günlük çinko ihtiyacı ve zengin besin kaynakları
  • Takviye formları ve fazla alımın olası riskleri

Muayenehanede hastalarıma çinko dediğimde ilk akla gelen genelde soğuk algınlığı pastilleri oluyor. Oysa bu küçük eser element, vücudumuzda demirden sonra en bol bulunan ikinci mineral ve gerçekten de göz ardı edilmeyecek kadar geniş bir görev listesi var. Bağışıklık hücrelerinden DNA onarımına, yara iyileşmesinden damar duvarındaki oksidatif strese kadar pek çok noktada rol oynuyor. Son yıllarda yapılan çalışmalar, çinkonun kardiyovasküler sağlıkla olan bağlantısını da daha net ortaya koymaya başladı; bu yazıda hem klasik bilgileri hem de güncel verileri bir araya getirdim.

Çinko Nedir ve Vücutta Ne İşe Yarar?

Çinko, vücutta doğal olarak üretilemeyen, dışarıdan besinler veya takviyeler yoluyla alınması gereken bir eser elementtir. Erişkin bir kadının vücudunda ortalama 1,5 gram, erkeğin vücudunda ise yaklaşık 2,5 gram çinko bulunur; bunun büyük kısmı kemik ve iskelet kasında depolanır.

300’den fazla enzimin çalışması için gerekli olan bu mineral, protein ve DNA sentezinde, hücre bölünmesinde ve bağışıklık hücrelerinin normal işleyişinde görev alır. Harvard Sağlık Yayınları‘nın derlediği bilgilere göre çinko ayrıca kemik gelişimi, insülin ve testosteron gibi hormonların üretimi ile tat ve koku duyusunun korunmasında da rol oynuyor. Yeni hücrelerin oluşması, özellikle de kolajen üretimi ve hasarlı dokuların onarımı için de vazgeçilmez.

Çinko ve Kalp-Damar Sağlığı Arasındaki Bağlantı

Bir kardiyolog olarak beni asıl heyecanlandıran nokta şu: çinko ile ateroskleroz arasındaki ilişkiyi inceleyen bilimsel literatür son birkaç yılda ciddi şekilde genişledi. 2025 yılında yayımlanan kapsamlı bir derleme, hem çinko eksikliğinin hem de aşırı çinko birikiminin damar sertleşmesini hızlandırabileceğini, ancak özellikle eksikliğin bu süreçte daha belirgin bir risk faktörü olduğunu ortaya koydu. Çinkonun antioksidan ve anti-inflamatuar özellikleri sayesinde damar duvarındaki oksidatif hasarı sınırlandırdığı, miyokard enfarktüsü sonrası iskemi-reperfüzyon hasarına karşı koruyucu bir etki gösterebildiği düşünülüyor.

Çinko eksikliği ve kalp damar sağlığı arasındaki ilişki illüstrasyonu
💡 Kardiyoloji Notu

2025 yılında yayımlanan güncel bir literatür derlemesine göre, hem çinko eksikliği hem de aşırı birikimi damar sertleşmesi (ateroskleroz) sürecini hızlandırabiliyor — ama eksiklik daha belirgin bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Bu bulgu, çinkonun kalp sağlığında “az da kötü, çok da kötü” dengesine dikkat çeken bir mineral olduğunu gösteriyor.

Ayrıca büyük hasta veri tabanları üzerinden yapılan yakın tarihli bir kohort çalışması, tip 2 diyabetli bireylerde düşük çinko düzeylerinin kardiyovasküler olaylarla ve genel mortaliteyle ilişkili olabileceğine dikkat çekti. Bu tür gözlemsel bulgular henüz “çinko takviyesi alın, kalp krizini önleyin” diyecek kadar kesin değil; ama düşük çinko düzeyinin, özellikle metabolik risk taşıyan hastalarda izlenmesi gereken bir parametre olabileceğini gösteriyor. Kalp hastalığı risk faktörlerini bütüncül değerlendirmek isteyenler için bu konuyu genel kardiyovasküler risk değerlendirmesi bağlamında da ele almakta fayda var.

Bu noktada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: mevcut veriler henüz sağlıklı, çinko eksikliği olmayan bireylere ek çinko takviyesinin kalp hastalığını önlediğini kanıtlamıyor. Bilim insanları da genellikle “eksikliği gidermenin faydalı olabileceği, ancak zaten yeterli düzeyde olan birine fazladan çinko vermenin ek bir koruma sağlamayabileceği” görüşünde birleşiyor. Bu yüzden kalp hastası olan veya risk taşıyan hastalarıma her zaman aynı şeyi söylüyorum: önce beslenme düzeni ve varsa altta yatan eksiklik gözden geçirilmeli, kör bir şekilde yüksek doz takviyeye başlamak yerine hekim kontrolünde ilerlenmeli.

Bağışıklık Sistemi ve Soğuk Algınlığında Gerçekten İşe Yarıyor mu?

Çinkonun bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi, belki de en çok bilinen yönü. Hafif düzeydeki bir eksiklik bile beyaz kan hücrelerinin virüs ve bakterilere karşı savunma kapasitesini yavaşlatabiliyor. Peki soğuk algınlığı pastilleri gerçekten işe yarıyor mu? Burada literatür biraz karışık bir tablo çiziyor. 2024 yılında yayımlanan bir Cochrane derlemesi, çinkonun soğuk algınlığını önlediğine veya belirtilerin şiddetini azalttığına dair güçlü bir kanıt bulunmadığını, ancak semptom süresini bir miktar kısaltabileceğini bildirdi. Bu bulgu, daha önceki bazı meta-analizlerle de örtüşüyor; yani çinko pastilleri mucizevi bir tedavi değil, ama semptom başlangıcından kısa süre sonra alındığında hastalığın seyrini biraz kısaltabilecek mütevazı bir destek olabilir.

Çinko Eksikliğinin Belirtileri ve Kimler Risk Altında?

Eksiklik genellikle şu belirtilerle kendini gösterir: açıklanamayan kilo kaybı, yara iyileşmesinde gecikme, tat ve koku duyusunda azalma, iştah kaybı, ishal, ağız çevresinde deri lezyonları, saç dökülmesi, konsantrasyon güçlüğü ve cinsel işlev bozukluğu. Çocuklarda ise büyüme gecikmesi olarak ortaya çıkabiliyor.

Eksikliğin en sık nedeni yetersiz beslenme olsa da, bazı sağlık durumları da emilimi bozarak riski artırabiliyor: Crohn hastalığı, ülseratif kolit, bariatrik cerrahi geçirmiş olmak, vejetaryen beslenme düzeni, orak hücreli anemi, kistik fibroz, kronik böbrek hastalığı ve bazı ilaçların (demir takviyeleri, belirli antibiyotikler, diüretikler) kullanımı bu grupta sayılabilir. Şüphe duyulan durumlarda kan veya saç örneği üzerinden ölçüm yapılabiliyor; ancak referans aralıkları laboratuvara göre değiştiğinden, sonuçların mutlaka bir hekimle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Günlük Çinko İhtiyacı Ne Kadar?

ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri Diyet Takviyeleri Ofisi’ne (NIH ODS) göre erişkin erkeklerde günlük önerilen alım 11 mg, kadınlarda 8 mg civarında. Gebelikte bu miktar 11 mg’a, emzirme döneminde ise 12 mg’a kadar çıkabiliyor. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde ihtiyaç yaşa göre kademeli olarak artıyor; 9-13 yaş grubunda günde 8 mg yeterli olurken, 14-18 yaş erkeklerde bu değer 11 mg’a yükseliyor.

Yaş ve cinsiyete göre günlük çinko ihtiyacı infografiği

Hangi Besinlerde Çinko Bulunur?

🍽️ Bilgi Kutusu

Hayvansal kaynaklardan alınan çinkonun biyoyararlanımı, bitkisel kaynaklara göre genellikle daha yüksektir. Bunun nedeni baklagil ve tahıllarda bulunan fitatların çinkoya bağlanarak emilimini bir miktar azaltmasıdır. Vejetaryen beslenenler bu nedenle besin çeşitliliğine ve gerekirse takviyeye biraz daha dikkat etmelidir.

Kırmızı et, tavuk, deniz ürünleri — özellikle istiridye — çinko açısından en zengin kaynaklar arasında. Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu’nun beslenme kaynağına göre mercimek, kabak çekirdeği, peynir ve kaju gibi bitkisel ve süt ürünleri de iyi birer kaynak. Ancak baklagil ve tahıllardaki fitatlar, çinkonun emilimini bir miktar azaltabildiğinden, hayvansal kaynaklardan alınan çinkonun biyoyararlanımı genellikle daha yüksek. Bu yüzden özellikle vejetaryen beslenenlerin çinko alımına biraz daha dikkat etmesi mantıklı; baklagilleri suda bekletmek veya filizlendirmek, fitat miktarını azaltarak emilimi bir miktar iyileştirebilir.

Çinko açısından zengin besinler: kırmızı et, deniz ürünleri, kaju ve mercimek

Pratik bir fikir vermesi açısından yaklaşık porsiyon miktarlarına bakalım: 100 gram çiğ kaju yaklaşık 5,8 mg, sığır eti 3,3 mg, mercimek 3,3 mg, peynir 2,8 mg civarında çinko içeriyor. Karşılaştırınca somon ve inek sütü gibi kaynaklar daha düşük miktarlarda çinko sağlıyor. Bu tablo, günlük ihtiyacı karşılamak için tek bir “mucize besin” aramak yerine, çeşitli protein kaynaklarını dengeli şekilde bir araya getirmenin daha gerçekçi bir yaklaşım olduğunu gösteriyor.

Çinko Takviyeleri: Hangi Form Daha Uygun?

Piyasada tablet, kapsül, pastil ve sprey gibi birçok farklı formda çinko takviyesi bulunuyor. Çinko glukonat ve çinko asetat, özellikle soğuk algınlığı pastillerinde sıkça tercih edilen formlar. Çinko sülfatın akne tedavisinde faydalı olabileceği bildiriliyor, çinko pikolinatın ise emilim açısından diğer formlara göre bir miktar avantajlı olduğu düşünülüyor. Çinko sitrat da iyi emilen, tadı daha kabul edilebilir bir alternatif. Hangi formun seçileceği genellikle kullanım amacına ve kişisel toleransa göre değişiyor; bu noktada bir diyetisyen veya hekimle görüşmek en sağlıklısı.

Fazla Çinko Almanın Riskleri Var mı?

⚠️ Dikkat

Haftalarca 50 mg veya üzerinde çinko takviyesi almak; bakır, magnezyum gibi diğer minerallerin emilimini bozabilir, bağışıklık fonksiyonunu zayıflatabilir ve HDL kolesterol düzeyini düşürebilir. Yüksek doz çinko kullanmadan önce mutlaka bir hekime danışın.

Her mineralde olduğu gibi çinkoda da “fazlası zarar” prensibi geçerli. Yüksek dozda alım mide bulantısı, baş dönmesi, baş ağrısı ve iştah kaybına yol açabiliyor. Haftalarca 50 mg ve üzerinde alınan çinko, bakır ve magnezyum gibi diğer minerallerin emilimini bozabiliyor, bağışıklık fonksiyonunu zayıflatabiliyor ve HDL kolesterol düzeylerini düşürebiliyor. Ayrıca burun içine uygulanan bazı çinko spreylerinin koku kaybına (anozmi) yol açtığı bildirildiği için, bu tür ürünlerin kullanımında temkinli olmakta fayda var. Toksisite neredeyse her zaman takviye kaynaklı; gıdalardan alınan çinkonun bu düzeye ulaşması pratikte oldukça zor.

✅ Özet Kutusu
  • Çinko, 300’den fazla enzimin çalışması için gerekli, bağışıklık ve doku onarımında kilit rol oynayan bir eser elementtir.
  • Güncel araştırmalar, çinko eksikliğinin damar sertleşmesi ve kardiyovasküler risklerle ilişkili olabileceğine işaret ediyor.
  • Soğuk algınlığında çinko pastilleri semptom süresini kısaltabilir, ancak etkisi mütevazı ve tartışmalıdır.
  • Erişkinlerde günlük ihtiyaç erkeklerde ~11 mg, kadınlarda ~8 mg civarındadır; kırmızı et, deniz ürünleri ve baklagiller iyi kaynaklardır.
  • Yüksek doz takviye kullanımı yan etkilere yol açabileceğinden, tercihen gıda kaynaklı alım ve hekim kontrolü önceliklendirilmelidir.
🛠️ Nasıl Yapılır: Günlük Çinko İhtiyacınızı Besinlerle Nasıl Karşılarsınız?
  1. Haftalık menünüze kırmızı et, tavuk veya deniz ürünlerini dahil edin. Bu kaynaklar hem yüksek miktarda hem de kolay emilebilir formda çinko içerir.
  2. Bitkisel kaynakları çeşitlendirin. Mercimek, nohut, kabak çekirdeği ve kaju gibi besinleri düzenli olarak tüketin.
  3. Baklagilleri pişirmeden önce suda bekletin. Bu işlem fitat miktarını azaltarak çinko emilimini bir miktar artırabilir.
  4. Risk grubundaysanız düzeyinizi kontrol ettirin. Kronik bağırsak hastalığı, vejetaryen beslenme veya bariatrik cerrahi öyküsü varsa hekiminizden kan testiyle çinko düzeyinizi değerlendirmesini isteyin.
  5. Takviyeye kendi kararınızla başlamayın. Eksiklik doğrulanmadan yüksek doz takviye almak, bakır ve magnezyum emilimini bozabilir; her zaman hekim kontrolünde ilerleyin.
❓ Sık Sorulan Sorular

Çinko kalp hastalığını önler mi?

Hayır, doğrudan önlediğine dair kesin bir kanıt yok. Ancak çinko eksikliğinin damar sertleşmesi ve bazı kardiyovasküler risklerle ilişkili olabileceğini gösteren güncel çalışmalar bulunuyor. Eksiklik varsa gidermek mantıklı olabilir, ama sağlıklı bir bireyin sırf kalp koruması için ekstra çinko alması gerektiğine dair bir kanıt yok.

Çinko soğuk algınlığını gerçekten iyileştirir mi?

2024 Cochrane derlemesine göre çinkonun soğuk algınlığını önlediğine dair güçlü kanıt yok, ama semptom başlangıcından kısa süre sonra alındığında hastalığın süresini bir miktar kısaltabileceği gösterilmiştir. Etkisi mütevazıdır ve herkeste aynı şekilde çalışmayabilir.

Günde ne kadar çinko almalıyım?

Erişkin erkekler için önerilen günlük miktar yaklaşık 11 mg, kadınlar için 8 mg’dır. Gebelikte 11 mg, emzirme döneminde ise 12 mg’a kadar çıkabilir. Bu miktarlar genellikle dengeli bir beslenmeyle karşılanabilir.

Fazla çinko almak zararlı mı?

Evet. Haftalarca 50 mg veya üzerinde alım; bakır ve magnezyum emilimini bozabilir, bağışıklık fonksiyonunu zayıflatabilir ve HDL kolesterol düzeyini düşürebilir. Toksisite çoğunlukla takviye kaynaklıdır, gıdalardan bu düzeye ulaşmak pratikte zordur.

Hangi besinler en çok çinko içerir?

İstiridye başta olmak üzere kırmızı et, tavuk, deniz ürünleri en zengin kaynaklardır. Kaju, mercimek, peynir ve kabak çekirdeği gibi bitkisel ve süt ürünleri de iyi birer alternatiftir.

🔚 Sonuç

Çinko, kulağa sıradan gelen ama aslında bağışıklıktan doku onarımına, kalp-damar sağlığından hormon üretimine kadar geniş bir alanda görev yapan bir mineral. Ne aşırı ilgiyi ne de tamamen göz ardı edilmeyi hak ediyor; dengeli beslenmeyle çoğu erişkinin ihtiyacı zaten karşılanabiliyor. Kronik hastalığı olanlar, vejetaryen beslenenler veya eksiklik belirtisi hissedenler için en doğru adım, kendi kendine yüksek doz takviyeye başlamak yerine bir hekimle görüşüp düzeyi ölçtürmek olacaktır.


Bu yazıda anlatılanlar bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Tanı ve tedavi için mutlaka bir hekime danışınız.


Bu yazıda anlatılanlar bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için doktorunuzun önerileri çerçevesinde hareket ediniz.

Benzer İçerikler

Youtube Kanalımız

Vücudumuzda demirden sonra en bol bulunan ikinci element olan çinko pek çok yaşamsal fonksiyonda yer alarak sağlığın devamında önemli rol oynar.

Çinko nedir?

Çinko, vücutta çok sayıda işlev gören önemli bir mineraldir. Demirden sonra vücudumuzda en çok bulunan 2. eser element olan bu mineral yediğimiz gıdalar veya takviyeler yoluyla alınmalıdır.
Vücutta toplam çinko miktarı kadınlarda yaklaşık 1,5 gr, erkeklerde ise 2,5 gr civarındadır. Bu miktarın çoğu iskelet kası ve kemiklerde depolanmaktadır.

Çinkonun vücuttaki görevleri

Çinko hücresel metabolizmanın birçok alanında yer alır. 300’ den fazla enzimin aktivitesi için gerekli olan bu mineral protein ve DNA sentezinde, hücre sinyalizasyonunda ve bölünmesinde rol oynar. Çinko, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve normal işleyişini desteklediğinden yara iyileşmesini hızlandırır. Hafif veya orta derecede bir eksiklik bile vücudu virüslerden ve bakterilerden koruyan beyaz kan hücrelerinin aktivitesini yavaşlatabilir.

Yeni hücreler, özellikle kollajen ve lif benzeri dokular oluşturulması ve hasarlı hücrelerin onarılması için bu mineral gereklidir ve hamilelik, bebeklik, çocukluk ve ergenlik döneminde sağlıklı büyüme ve gelişmeyi destekler.

Çinko eksikliğinin belirtileri

Bu mineralin eksikliğinde aşağıdaki belirtiler görülebilir:

  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Yara iyileşmesinde gecikme
  • Koku ve tat duyusunda azalma
  • İştah kaybı
  • İshal
  • Deri lezyonları ve döküntüler (özellikle ağız çevresinde)
  • Çocuklarda gecikmiş büyüme
  • Göz lezyonları
  • Enfeksiyon riskinde artış
  • Saç dökülmesi
  • Konsantrasyon zorluğu
  • Cinsel işlev bozukluğu

Bu mineralin eksikliği genellikle yetersiz beslenmeden kaynaklanır, ancak bazı durumlar vücutta emilim ve kullanımında yetersizliğe yol açabilmektedir.

  • Crohn Hastalığı
  • Ülseratif Kolit
  • Bariatrik Cerrahi Geçiren Bireyler
  • Vejetaryen Beslenme
  • Orak Hücreli Anemi
  • Kistik Fibröz
  • Böbrek Hastalığı
  • Demir takviyeleri
  • Bazı diüretik, antibiyotik ve penisilamin gibi ilaçlar

Eksiklik şüphesi olan hastalar için bazı laboratuvar testlerine başvurularak bu mineral kan testleri veya saç örneği üzerinde yapılan testlerle ölçülebilir. İşlemin yapıldığı laboratuvara göre değişkenlik gösterse de kanda çinko düzeyine ilişkin ortalama referans değerleri 1 aydan küçük bebekler için 50-125 mg/dL, 1 aydan 15 yaşa kadar 60-135 mg/dL, 15 yaştan sonra ve yetişkinlik döneminde ise 70-150 mg/dL olarak belirtilebilir. Saçta çinko testi için ise referans değer 100-280 mg/g şeklindedir. Verilen bu referans değerlerin altında olan çinko değerleri, çinko eksikliği teşhisi için yeterlidir. Referans aralıkları laboratuvarlar arası farklılık gösterdiğinden test sonuçlarının yer aldığı belgede yazan referans aralığı üzerinden değerlendirme yapılmalı ve sonuçlar mutlaka hekime gösterilmelidir.

Günlük çinko gereksinimi

Cinsiyet ve yaş gruplarına göre günlük gereksinim değişmektedir.

KategorilerKadınlar (mg)Erkekler (mg)Gebelik (mg)Süt verme (mg)
0-6 ay22
7-12 ay33
1-3 yaş33
4-8 yaş55
9-13 yaş88
14-18 yaş9111112
Erişkinler8111112



Kaynakları

Kırmızı et, tavuk ve deniz ürünleri bu mineral açısından zengin kaynaklarıdır. Baklagiller ve bazı tahıllar gibi bitkisel besinler de zengin kaynaklardır, ancak minerallere bağlanarak emilimlerini zayıflatabilen fitatları da içerirler. Bu nedenle, hayvansal kaynaklardan alınan çinkonun biyoyararlanımı daha yüksektir.

Başlıca çinko kaynakları

Beslenmede yer alan başlıca kaynaklar ve miktarları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

BesinÇinko miktarı (mg/100 gr)
Kaju (çiğ)5.78
Sığır eti3.3
Mercimek3.27
Peynir2.8
Yer fıstığı (çiğ)2.12
Hindi göğsü1.72
Yumurta1.24
Kuru fasulye1.07
Esmer pirinç0,71
Somon0,48
İnek sütü0,42


Destekler

Piyasada çeşitli formlarda destekler bulunur. Bunlar tablet, kapsül, pastil veya sprey şeklinde olabilir.

  • Çinko glukonat: En bol bulunan formudur ve genellikle pastil ve burun spreyi gibi soğuk algınlığı için kullanılan desteklerde kullanılır.
  • Çinko asetat: Bu form da genellikle soğuk algınlığı pastillerinde kullanılır.
  • Çinko sülfat: Bu formun akne tedavisi ve önlenmesinde yararlı olduğu bildirilmiştir.
  • Çinko pikolinat: Bu formun en iyi emilen form olduğu bildirilmiştir.
  • Çinko orotat: Piyasada en bol bulunan şekil budur.
  • Çinko sitrat: Bu form çinko glukonat kadar iyi emilmekle birlikte tadı ondan daha iyidir

Fazla çinko alımının yaratabileceği sorunlar

Fazla miktarda alınması mide bulantısı, baş dönmesi, baş ağrısı, kusma, iştah kaybı ve diyareye neden olabilir. Haftalarca 50 mg veya daha fazla miktarda alınması bakır ve magnezyum gibi minerallerin emilimini engelleyebilir, bağışıklık fonksiyonunu azaltabilir ve HDL kolesterol seviyelerini düşürebilir.

Toksisite genellikle takviye kullanımı durumunda ortaya çıkmaktadır. Gıdalardan elde edilen miktar nadiren 50 mg kadar yüksektir, bu nedenle gıdalardaki çinkonun toksisiteye neden olması olası değildir. Genel olarak özel bir neden yoksa, çinkoyu gıdalar yoluyla almak en iyisidir.

Bu yazıda anlatılanlar bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için doktorunuzun önerileri çerçevesinde hareket ediniz.

Yazar:
Dyt. Şevval Eda KÖSE

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı – Medilab Laboratuar ve Görüntüleme
27 Temmuz 1997’ de Manisa’ da doğdum. Lise öğrenimimi İstanbul Üsküdar Lisesi’ nde tamamladıktan sonra, Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldum. Halen yüksek lisansıma Haliç Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde devam etmekteyim. Mezun olduğum dönemden bu yana kilo yönetimi, hastalıklarda beslenme, anne-çocuk beslenmesi, sporcu beslenmesi alanlarında danışmanlık sağladım. Sağlıklı ve sürdürülebilir beslenmenin yaşam kalitesi ve hastalıklara olan etkisi tartışılamaz bir gerçek. İnsan sağlığına dokunabilmek ve farklı yolculuklara eşlik etmek mesleğimin en sevdiğim yönü. İletişime, etik çalışmaya özen gösteren kişiliğimle işimi severek yapmaktayım.

Randevu alın