COVID-19 VE KAN PIHTILAŞMASI

COVID-19 ve kan pıhtılaşması arasındaki ilişkiyi gözden geçirmekte yarar vardır, çünkü bu hastalık pıhtılaşma bozukluğu yapabilmektedir.

COVID-19 ve kan pıhtılaşması arasındaki ilişkiyi gözden geçirmekte yarar vardır. COVID-19’un yarattığı önemli sorunlardan birisi, bazı insanlarda kan pıhtılaşmasına yol açabilmesidir.

Covid-19 ve kan pıhtılaşması hakkında bilinenler

Normalde kan pıhtıları, yaralandığınızda kanamayı durdurmaya yardımcı olur. Herhangi bir nedenle bir damar yaralanması ortaya çıktığında, o bölgede trombositleri ve diğer pıhtılaşma faktörlerini çeken proteinler üretilir ve damardaki yaralanma oluşan pıhtı tarafından tıkanarak kanama durdurulur ve bölgenin iyileşme süreci başlatılır. Bu normal süreçtir.

Ancak bazen damar duvarında herhangi bir yaralanma olmadığı halde damar içinde kan pıhtıları oluşur. Bu durum potansiyel olarak tehlikelidir, çünkü pıhtı kan damarlarınızdaki kan akışını kısıtlayarak felç veya kalp krizi gibi komplikasyonlara yol açabilir. Virüs enfeksiyonu sonucunda olan pıhtılaşma atardamarlarda, toplardamarlarda veya prekapiller arteriol adı verilen mikroskobik damarların içinde olabilir. Bu durum hem damar duvarındaki iltihaplanma sonucu olan değişimler, hem de pıhtılaşma eğilimindeki artışlardan kaynaklanabilir.

COVID-19, genellikle hastanede yatan hastaların klinik seyrini karmaşıklaştıran ve enflamatuar durum, endotel (damar duvarının iç kısmını döşeyen hücreler) bozukluğu, trombosit aktivasyonu ve kanın belli bölgelerde göllenmesine bağlı olarak damar içi pıhtılaşmalara neden olur. Bu risk, yoğun bakım ünitesinde izlenen kritik hastalar arasında en yüksek orandadır.

American College of Cardiology derlemesinden Türkçeleştirilerek alınan aşağıdaki şekilde COVID-19 hastalarında pıhtılaşma artışı riski ve pıhtılaşma azaltıcı tedavinin anahatları görülmektedir

SARS CoV2 enfeksiyonunda pıhtılaşma riski
SARS CoV2 enfeksiyonunda pıhtılaşma riski

Covid 19 enfeksiyonunda pıhtılaşma artışının sonuçları

COVID-19 hastalarında toplardamar içinde pıhtılaşmalar klinik olarak % 10- 35 sıklıkta görülürken, otopsi serilerinde bu oran % 60’ı bulabilmektedir. Bu duruma bağlı akciğerlere pıhtı atılması (pulmoner emboli) veya direkt akciğer atardamarı içipıhtılaşma da olabilecekler arasındadır. Akciğer atardamarının tıkanması sonucu akciğerlerin ilgili bölümünede doku ölümü (akciğer enfarktüsü) olabilir. Özellikle hastanede ve yoğun bakımda yatan hastalarda hareketsizlik bu riski daha da arttırır.

COVID-19 ve kan pıhtılaşması bozukluğu, hastalığın seyri sırasında pıhtılaşma eğilimini arttırarak küçük akciğer damarlarını tıkar ve akciğerlerde beslenme bozukluğuna yol açar. Sitokin fırtınasının yol açtığı iltihaplanma (enflamasyon) ile bu küçük damar içi pıhtılaşmaları bir araya gelerek COVID-19’un tipik akciğer lezyonlarına yol açarlar. Bu durum sadece akciğerlerde olmaz, diğer organlarda da görülür. COVID-19 hastalarında yapılan bir çalışma, yaklaşık olarak her 4 hastadan birinde kalp kası (myokard) hasarını gösteren troponin düzeylerinin yüksek olduğunu saptamıştır. Karaciğer, böbrekler ve beyin de benzer şekilde risk altında olan organlardır. Bu organların tümünde hem küçük damarların içinde pıhtılaşmalar sonucu doku zedelenme ve kayıpları, hem de büyük damar tıkanmalarının yol açtığı önemli sorunlar (kalp krizi, inme vs.) ortaya çıkabilir.

Covid-19 enfeksiyonunda pıhtılaşma mekanizması

Pıhtılaşma belirteçlerindeki artışın kesin nedeni belirsizdir, ancak aşağıdaki mekanizmalardan birine (veya bir kombinasyonuna) bağlı olabilir:

  • Endotel hücreleri, yeni koronavirüsün hücrelere girmek için kullandığı ACE2 proteinini eksprese eder. Bu nedenle, virüs endotel hücrelerini doğrudan istila edip onlara zarar vererek vücudun pıhtılaşma mekanizmasını tetikleyebilir.
  • Endotel hücreleri doğrudan enfekte değilse, viral enfeksiyon nedeniyle çevrelerindeki dokulara verilen hasar veya bağışıklık tepki artmış pıhtılaşmaya neden olabilir.
  • Bağışıklık sisteminin viral enfeksiyona yanıt olarak ürettiği enflamatuar moleküllerde artış, pıhtılaşmayı aktive edebilir.
Covid-19 ve kan pıhtılaşması ilişkisinde başlıca mekanizmalar
Covid-19 ve kan pıhtılaşması ilişkisinde başlıca mekanizmalar

COVID-19 ve kan pıhtılaşması birlikteliğinin sonuçları

İnme: Beyin damarlarındaki bir pıhtı tıkanmaya yol açarak kan akışını kesintiye uğratabilir ve felce neden olabilir. Kan akımının geçici olarak azalması durumunda geçici bir iskemik atak (TIA) ortaya çıkabilir.

Pulmoner emboli: Pıhtının akciğere giden atatrdamarlarda oluşması sonucunda pulmoner emboli oluşabilir. Bu durum akciğer dokusuna ciddi zarar verebilir ve solunum yetersizliğine yol açabilir.

Kalp krizi: Kalbi besleyen koroner damarlardaki tıkanma sonucunda ortaya çıkan kalp krizi, ani ölümden kalp yetersizliğine kadar pek çok soruna yol açabilir.

Bunlar dışında, pıhtılaşma ile atardamar tıkanması sonucunda ciddi böbrek hasarı ve böbrek yetersizliği, barsak damarlarının tıkanmasıyla barsak ölümü ve kol ve bacak damarlarının tıkanmasıyla gangrenler görülebilir.

COVID-19 ve kılcal damarlar

Yukarıda belirtilen mekanizmalarla oluşan kılcal damar tıkanmaları sonucunda dokularda güve yeniği gibi doku kayıpları oluşabilir. Sitokin fırtınası bu durumu daha da kötüleştirir. Bu durum kalpte kısa vadede ritm bozukluklarını tetikleyerek ani ölüme neden olabilirken, uzun vadede kalp yetersizliğine yol açma potansiyeli taşır. Zeminde bir kalp hastalığı varsa bu durum daha belirgin olur. Beyindeki hasar sonucunda kısa vadede geçici hafıza kayıpları, duyu bozuklukları, başdönmesi gibi sorunlar görülürken uzun vadede Parkinson veya demans (bunama) gibi sorunlara yol açabilir veya olan sorunları daha da arttırır. Böbreklerde kısa vadede idrara kanamaları, idrarla protein kaybı veya bazen akut böbrek yetersizliği olabilirken, uzun vadede kronik böbrek yetersizliğine yol açabilir.

COVID-19 ve kan pıhtılaşması riskini azaltmak

Kan pıhtılaşması riskini azaltmak için yapılabilecekler aşağıda sıralanmıştır:

  • Aktif kalın. Hareketsiz bir yaşam tarzı kan pıhtılaşma riskinizi artırabilir, bu nedenle düzenli egzersiz yapın. Çalışırken veya yolculukta olduğu gibi uzun bir süre oturmanız gerekiyorsa, zaman zaman mola verin ve kalkıp dolaşın.
  • Fazla kiloluysanız kilo verin. Kilo vermek pıhtı oluşumu riskini azaltır.
  • Sigara içmeyin. Sigara içmek kan damarlarınızın iç yüzeyine zarar verebilir ve pıhtıların oluşmasına neden olabilir.
  • İlaçların yan etkilerini bilin. Doğum kontrol hapları, hormon replasman tedavisi ve bazı kanser ilaçları dahil olmak üzere bazı ilaç türleri kan pıhtılaşması riskinizi artırabilir. Bu ilaçları kullanıyorsanız, doktorunuzla görüşün.

Diğer taraftan, COVID-19 ve kan pıhtılaşması sorunlarından uzak kalmanın en iyi yolu, hastalanmamaktır. Bunun için yapılması gerekenler de bellidir:

  • Sosyal mesafenizi koruyun.
  • Maske takın.
  • El temizliğine ve hijyene dikkat edin.
  • Hasta olduğunu bildiğiniz kişilerden ve onların yakınlarından uzak durun.

Eğer aspirin veya başka bir kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız aynı şekilde devam edin. Ancak, doktorunuz önermedikçe aspirin veya başka bir kan sulandırıcı ilaç başlamayın, yarardan çok zarar verebilir.

KAN PIHTILAŞMASINI ÖNLEYİCİ İLAÇLAR İLE TEDAVİ

Kendiniz veya bir yakınınız için kan sulandırıcı ilaç gerektiği söylenmiş olabilir. Doktorunuz tedavinin seçimi, yararları ve riskleri konusunda muhtemelen bilgilendirme yapmıştır veya yapacaktır. Ancak, kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar genellikle iki tarafı keskin bıçak gibidirler. Bu ilaçlar dikkatsiz kullanıldıkları zaman ciddi sorunlar yaratabilirler. Bu nedenle, kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar ile tedavi hakkında bilgi sahibi olmanız çıkabilecek sorunların çoğunu önleme kapasitesine sahiptir.

Kendiniz veya bir yakınınız için kan sulandırıcı ilaç gerektiği söylenmiş olabilir. Doktorunuz tedavinin seçimi, yararları ve riskleri konusunda muhtemelen bilgilendirme yapmıştır veya yapacaktır. Ancak, kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar genellikle iki tarafı keskin bıçak gibidirler. Bu ilaçlar dikkatsiz kullanıldıkları zaman ciddi sorunlar yaratabilirler. Bu nedenle, kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar ile tedavi hakkında bilgi sahibi olmanız çıkabilecek sorunların çoğunu önleme kapasitesine sahiptir.

Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar ile tedavi neden gerekir?

Kan bileşenlerinin (alyuvarlar, akyuvarlar ve trombositler ve plazma proteinleri) birbirine yapışmalarına ve yığılmalarına pıhtılaşma denir. Bu suretle vücut, sağlam olmayan damarların kapanmasını sağlar. Ancak, aynı şekilde istenmeyen kan pıhtıları da (tromboz) oluşabilir ve damarları daraltabilir veya tıkayabilir.

Sağlıklı bir insanın kanı sağlam damarlarda daima akışkan kalır ve pıhtılaşmaz. Kan pıhtısı oluşumu örneğin damar sertliği, kalp krizi, kalp kapak hastalıkları, kalp ameliyatları, damar dilatasyonu ve/veya damar desteği (stent) implantasyonu neticesinde artarak görülebileceği gibi, kan bileşiminde hastalıklı değişmeler (pıhtılaşma eğiliminde artış) ve örneğin ameliyat veya kaza sonrası hareket kabiliyetinin kısıtlanması neticesinde de artabilir.

Kan pıhtıları damar duvarları, kalp kası veya kalp kapakçıklarından ayrılarak kanla birlikte oluştuğu yerden vücudun başka bölgelerine taşınabilir. Orada damar tıkanmalarına ve dolayısıyla vücudun ilgili bölgesinin kanla beslenmesinde ağır bozukluklara yol açabilirler. Bu durum, emboli olarak adlandırılır. Trombozlar vücudun her yerine, örneğin bacaklara (bacak arteri embolisi), akciğere (akciğer embolisi) veya beyine (embolik beyin inmesi) ulaşabilirler.

Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlarla tedavi bu ihtimalin yüksek olduğu kişilerde söz konusu olur.

Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar damar tıkanmasını ve pıhtı atmasını önlemek için kullanılır
Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar damar tıkanmasını ve pıhtı atmasını önlemek için kullanılır

Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar ile tedavi kimlerde gereklidir?

Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlarla tedavi aşağıdaki durumlardan bir veya birkaçına sahip olan kişilerde gerekli olur.

  • Daha önceleri tromboz veya emboli görüldüğü için.
  • Kan bileşiminde bozukluk olduğu ve bu durumun kan pıhtılaşması eğilimini arttırdığı için.
  • Ameliyat veya kaza sonrası bir tedavi ve ardıl tedavi gerektiği için.
  • Aşağıda işaretlenen hastalıklardan biri mevcut olduğu için.
    • Arter tıkanması
    • Beyin inmesi Koroner kalp damarlarında daralma
    • Başka damarlarda daralma
    • Akciğer embolisi
    • Kalp enfarktüsü
    • Belirli kalp ritim bozuklukları
    • Bacak toplardamar trombozu
    • Diğerleri
  • Aşağıda işaretlenen girişimlerden biri yapılacağı/yapıldığı için:
    • Kalp kapakçığı ameliyatı
    • Kalpte başka girişimler
    • Koroner kalp damarlarına stent takılması
    • Diğer stent girişimleri
    • Şemsiye oklüzyonu
    • Kalp ritim bozukluklarının ablasyonla giderilmesi
    •  Diğerleri

Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar hangileridir?

Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar çok çeşitlidir. Hangi ilacın en uygun olduğu hastalığa, ilacın etki türüne, vücut tarafından toleransına ve tedavinin ivediliğine bağlı olarak doktorunuz tarafından seçilir. Bu ilaçlar aşağıda sıralanmıştır.

  • Standart heparinler, Düşük moleküler heparinler, hirüdinler: Son derece etkili ilaçlar olup, infüzyon veya iğne olarak uygulanır. Bu ilaçlar genelde kliniklerde veya taburcu edildikten sonraki ilk haftalarda (bu durumda çoğu kez düşük moleküler heparin olarak) akut pıhtılaşmayı önlemek için veya Cumarinlere alternatif olarak verilir. Hirüdinler de heparinlere birer alternatif olabilir.
  • Oral yoldan verilen direkt trombin inhibitörleri (Örneğin dabigatran, rivaroxaban, apixaban): Bu ilaçlar tablet şeklinde alınır. Bu ilaçlar çeşitli klinik durumlarda bacak toplardamarı trombozunu önlemek için düşük moleküler heparine veya coumarin derivatlarına alternatif olarak kullanılırlar.
  • Cumarin derivatları (Örrneğin Marcumar, Coumadin): Bu ilaçlar son derece etkilidir ve tablet şeklinde alınır. Bu tür ilaçlarla tedavi aylarca, hatta yıllarca sürdürülebilir. Kimi gıdalar, ilaçlar ve doğal maddeler coumarin derivatlarının etkilerini önemli ölçüde değiştirebilir. Bu gıda, ilaç ve maddelerin listesi ileride verilmiş olup, başka ilaçların alınması ve beslenme konularında doktorunuzla görüşmenizde fayda vardır. Aşırı alkol tüketiminden kaçınmanız gerekir.
  • Trombosit inhibitörleri (trombosit agregasyon inhibitörleri): Bu ilaçlar trombositler üzerinde etki edip, kan pıhtılaşmasını önlemektedirler. Tedavi örneğin kalp ve damar hastalıklarında, beyin inmesi ve damar ameliyatlarından sonra, ender olarak kalp ritim bozukluklarında uygulanır.

Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar için gerçek anlamda bir alternatif yoktur. Örneğin uzun süre oturmak gibi hareketsizlikten kaçınmak ve kompresyon çorapları giyinmek, ancak derin bacak toplardamarlarında tromboza karşı önleyici tedbir niteliğinde olup, çoğu durumda yeterli değildir. Bu konuda hiçbir bitkisel ya da folklorik tedavi yöntemi bu ilaçların yerini tutamadığı gibi, aksine zararlı olma ihtimalleri daha büyüktür.

Hangi yan etkiler görülür?

Tedavinin olası yan etkileri ve riskleri en başta ilacın türü, dozu, tedavi süresi ve hastanın diğer sorunlarına bağlıdır. Gösterilen büyük itinaya rağmen, bazı vakalarda duruma göre derhal tedavi gerektiren veya hayati tehlike oluşturabilen komplikasyonlar görülebilir.

Genel riskler

Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar ile tedavi kanama riskini arttırır. Kanama riskinin boyutu dozaja göre değişmekle birlikte, özellikle kanama eğilimli başka hastalıkları (örneğin mide ülseri) olan kişilerde daha yüksektir. Kanamalar gizli de meydana gelebilir ve ilk etapta örneğin koyu renkte dışkıyla belirebilir. Kanamalar bazen kan ya da kan bileşenlerinin verilmesini gerektirecek veya hayatı tehdit edecek ya da kalıcı hasar bırakacak kadar şiddetli olabilir.

Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçların birlikte kullanılması pıhtılaşmayı önleyici etkiyi arttırır. Ağrı kesiciler ve romatizma ilaçları gibi kimi ilaçlar da etkiyi ve yan etkileri arttırabilir. Bu nedenle, kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçların yanı sıra başka ilaçlar da alıyorsanız mutlaka doktorunuza danışın!

İlaca bağlı olarak örneğin cilt egzamaları, bulantı, kusma, ishal, eklem sancıları, tansiyon düşmesi gibi istenmeyen etkiler değişen sıklıkla görülür. Ağır alerjik reaksiyonlar pek ender görülmekte birlikte, solunumun durmasına kadar varan solunum fonksiyonunda bozukluklara, pek ender vakalarda dolaşım şokuna kadar varabilen dolaşım bozukluklarına yol açabilir ve yoğun tıbbi bakımı gerektirebilir. Böyle durumlarda yeterince tıbbi yardım sağlanamazsa örneğin böbrek yetmezliği, beyin hasarları, kramp nöbetleri gibi organlarda kalıcı hasarlar söz konusu olabilir.

Pek ender vakalarda enjeksiyonlar neticesinde cilt, yumuşak doku ve çevre dokularda hasarlar (örneğin enjeksiyon sonrası apse oluşumu, doku ölümü, şişkinlikler, sancılar, sinir veya toplardamarlar tahrişleri) görülebilir. Bunlar çoğu kez kendiliğinden geçer veya kolayca tedavi edilebilir. Ancak, bu sorunlar nadiren uzun vadeli ve hatta kalıcı şikayetler (örneğin lokal ihtihaplar, nedbeler, sancılı duyarlılık, uyuşma hissi) yol açabilirler.

İlaca özgü riskler

  • Heparinler örneğin cilt egzamaları gibi alerjik reaksiyonlara, saç dökülmesine ve kemik erimesine (osteoporoz) yol açabilirler. Osteoporoz sadece heparinlerin uzun süreli kullanımında ortaya çıkar. Nadiren kan değerlerinde değişmeler ve kan dolaşım bozuklukları (heparine bağlı trombosit azalması gibi) görülebilir ve sonucunda akut damar tıkanmaları ve buna bağlı ciddi organ hasarları, inme, kalp krizi veya kol/bacak kaybı söz konusu olabilir. Bu nedenle kan tablosunun düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerekir.
  • Ağızdan verilen direkt trombin inhibitörleri nisbeten yeni ilaçlardır ve kanama riskinin artması ve bazen mideyi rahatsız etme başlıca dikkat edilmesi gereken noktalarıdır.
  • Cumarinler saç dökülmesine ve alerjik reaksiyonlara yol açabilir. İlaç kesildiğinde saçlar genelde yeniden uzamaya başlar. Yara iyileşmesinde aksaklıklar ile cilt ve doku ölümü (örneğin kadın memesinde) şeklinde beliren doku hasarları ender vakalar olup, çoğu kez cerrahi yoldan tedaviyi gerektirir. Hamilelik planlıyorsanız veya hamilelik şüpheniz varsa, mutlaka doktorunuza bilgi vermeniz gerekir! Çocuğa zarar verebileceği için Cumarin derivatları gebelik ve emzirme süresince alınmamalıdır.
  • Trombosit inhibitörleri hassas kişilerde mide-bağırsak şikayetlerine, ender olarak mide- bağırsak ülserlerine ve kanamalarına yol açabilir. Bu tür şikayetler çoğu kez kolay tedavi edilebilir, ancak mide barsak endoskopisi gerekebilir. Doktorunuz birlikte mide koruyucu tedavi önerebilir.
    • Aspirin alındığında ender vakalarda astım nöbetleri ve alerjiler alerjik reaksiyonlar görülebilir. Bu durumda uygun muayenelerin yapılması ve ilacın kesilmesi gerekibilir.
    • Artan enfeksiyon eğilimine yol açan kan oluşum bozuklukları diğer trombosit inhibitörlerinde ender olarak ortaya çıkabilir ve ciddi sonuçlara yol açabilir. Trombosit inhibitörleri de gebe ve emziren kadınlar tarafından ancak mutlaka gerekli olduğu hallerde ve doktor denetimi altında alınmalıdır.

Yukarıda anılan yan etkilerin yanı sıra, her preparatın prospektüsünde olası spesifik yan etkiler belirtilmektedir.

Nelere dikkat etmek gerekir?

  1. Kanın bileşimini ve pıhtılaşma durumunu denetlemek için tedavi boyunca ve duruma göre tedavi sonrası da düzenli kontrol muayeneleri gereklidir. Verilen randevulara mutlaka uymanız gerekir.
  2. İlaçların  dozu mutlaka belirlenen şekilde kullanılmalıdır. Doz atlama, dozda azaltma ya da arttırma yapmak tehlikeli sonuçlara yol açabilir.
  3. Aldığınız diğer ilaçlar konusunda doktorunuza bilgi verin. Pek çok başka ilaç kullandığınız pıhtı önleyici ilacın etkisini azaltabilir veya daha sıklıkla arttırır ve bu durum tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Doktorunuza haber vermeden başka bir doktor tarafından önerilmiş olsa bile farklı ilaç kullanmayınız.
  4. Eğer gerekiyorsa INR kontrolünü mutlaka istenen zamanda yaptırınız.
  5. Kanama eğilimini arttırdığından kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar ile tedavi uygulanan hastaların daha dikkatli olması gerekir.
    1. Eğer bir kesik ya da yaralanma oluşursa, kanamanın diğer insanlara göre daha fazla olacağı bilinmelidir. Böyle bir durumda kanama yerinin üzerine temiz ve kuru bir bez ile bu bölgeye en az 5 dakika yumuşak bir basınç uygulanmalıdır. Bu sürede kanama durmazsa veya INR değeri 5 üzerinde ise doktora başvurulmalıdır.
    2. Araç içi-dışı trafik kazaları, kesici-delici alet yaralanmaları, darp, yüksekten düşme, şiddetli baş çarpması gibi iç ve dış kanamaya neden olabilecek durumlarda derhal bir hastaneye başvurmalıdır.
  6. Aşağıdaki durumlarda mutlaka doktorunuzla görüşülmelidir:
    1. Normal adet düzeninin dışında kanama (miktar ve/veya süre olarak artış yada periyod dışı kanama, menopoz sonrası kanama)
    2. İdrarda veya dışkıda kan
    3. Fazla miktarda burun veya dişeti kanaması
    4. Kusma veya öksürükle kan gelmesi
    5. Halsizlik, ayağa kalkamama, ayakta baş dönmesi
    6. Ciddi başağrısı veya mide ağrısı
    7. Ufak çarpmalar sonucu veya çarpma olmadan büyük morluklar oluşması
    8. Ufak kesik ve sıyrıklarda kompresyona rağmen kanamanın durmaması
  7. Doktor veya diş hekimlerine kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar kullandığınızı ve sebebini söyleyin. Daha iyisi kullandığınız ilacı ve dozunu belirten bir kart taşıyınız.
  8. Pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar uygulandığı sürece kas içine enjeksiyon yapılmamalı ve kan pıhtılaşmasını etkileyici başka ilaçlar alınmamalıdır.
  9. Kanama ve toplardamar tıkanması belirtilerine (bacaklarda şişkinlik ve sancı) ve akciğer embolisi belirtilerine (göğüste sancı, solunum şikayetleri) lütfen dikkat edin.
  10. Yüzeysel hafif kanamaları geleneksel yöntemlerle (tampon veya sıkı sargı) tedavi edebilirsiniz. Şiddetli kanamalarda lütfen derhal doktorunuza veya en yakın hastaneye başvurun!
  11. Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar ile tedavi sırasında bedensel darbe riski olan sporlardan ve rekabetli sporlardan kaçınmak gerekir. Kanama riski olmayan sporlardan kaçınmaya gerek yoktur.
  12. Coumarinler ve diş bakımı
    1. Coumarinler kullanılırken dişlerin yumuşak bir fırça ile nazikçe fırçalanması gerekir. Sert darbeler kolaylıkla dişeti kanamasına neden olabilir. Diş ipi kullanımında da nazik davranmak gerekir. 
    2. Eğer kendiliğinden dişeti kanamaları oluyorsa, bu durum coumarin dozunun fazla olduğunun bir habercisi olabilir. Bu durumda mutlaka doktora haber vermek gerekir. 
    3. Diş tedavisi yaptırmadan önce diş hekimine mutlaka coumarin kullanıldığının söylenmesi gerekir. İlaç kullanılırken diş çekimi ya da kanamaya neden olabilecek bir işlem yapılacaksa doktorunuzla görüşülerek kan pıhtılaşmasını önleyici tedavi planının yeniden ayarlanması gerekebilir.

Coumarin Derivatları (Coumadin, Marcumar vb.) ile ilgili özel uyarılar

Coumarin derivatları ile tedavi süresince kanın pıhtılaşmasını önleyici etkinin şiddetini düzenli aralıklarla takip etmek gerekir. Bunun için doktorunuzun belirleyeceği düzen içinde kanda protrombin zamanı (INR) ölçümü yaptırmak ve sonucuna göre uygulayacağınız dozu doktorunuzla görüşmek gerekebilir. Bu grup ilaçların etkisi, kullanımı sırasında alınan çeşitli gıdalarla ve kullanılan diğer ilaçlarla azalır veya artar, bu nedenle bu ilaçlara dikkat etmek gerekecektir.

Coumarin derivatları ile tedavide dikkat edilmesi gerekenler

  • Coumarinler ağızdan günde tek doz olarak alınır.
  • İlacı her gün aynı saatte almaya dikkat edilmelidir.
  • Tercihan akşam saatlerinde alınmalıdır.
  • İlaç aç ya da tok olarak alınabilir.
  • Bir bardak su ile alınmalıdır.
  • İlaca nasıl başlanacağına ve hangi dozda devam edileceğine doktor karar verecektir.
  • İlaca başlamadan önce normal INR değerleri belirlenir.
  • Bazı durumlarda istenen INR değerine ulaşıncaya kadar başka bir kan pıhtılaşmasını önleyici ilaç verilmesi gerekebilir.
  • Bir dozun alınması unutulursa veya yanlışlıkla hatalı bir dozda ilaç kullanılırsa bu durum not alınmalıdır. Ertesi gün ilacı normal dozunda kullanmaya devam etmek uygundur.
  • Bir doz atlandı diye asla iki doz birden alınmamalıdır.
  • Eğer yanlış alınan doz normal dozun iki katı veya daha fazla ise doktorla görüşülmelidir.
  • Coumarinler kullanılırken kan pıhtılaşmasının derecesi protrombin zamanı (INR) testi ile ölçülür. Bu test ilaca başlarken yapılır. Ayrıca ilaç kullanırken de doktorun belirleyeceği aralıklarla kontrol amacıyla yaptırmak gerekir. Doz ayarlamaları INR sonuçlarına göre yapılır.
  • Doktor tarafından söylenmediği sürece asla ilaçlar kesilmemelidir.

Coumarin grubu ilaçlar (Coumadine, Marcumar) ve gıdalar

Aşağıda Coumarin grubu (Coumadine, Marcumar) etkisini değiştiren gıdalar ve doğal ürünlere ilişkin bir liste verilmiştir. Normalde kullanmadığınız bir ilacı başlamadan önce mutlaka kullanıp kullanamayacağınızı doktorunuza danışın. Gıda takviyeleri ve bitkisel tedaviler de gelişigüzel kullanılmamalı, mutlaka doktor onayı alınmalıdır.

Coumarin grubu ilaçların (Coumadine, Marcumar) etkisini arttıran gıdalar (INR yükselir)
  • Greyfurt
  • Alkol
  • Avokado
  • Kızılcık
  • Ketentohumu
  • Çemen
  • Zencefil
  • Sarımsak
  • Soğan
  • Meyankökü ve şerbeti
  • Deniz yosunu (sushi)
  • Mango
  • Papaya
  • Rezene
  • Soya proteini (Tofu, soya sütü, soya eti veya kıyması- hazır köfte ve hazır mantıların bir kısmı- mutlaka içindekileri okuyunuz)
Coumarin grubu ilaçların (Coumadine, Marcumar) etkisini azaltan gıdalar (INR düşer)
  • Lahana
  • Kırmızı lahana
  • Karalahana
  • Brüksel lahanası
  • Pazı
  • Ispanak
  • Semizotu
  • Isırgan, hindiba, ebegümeci ve benzeri bahçe otları
  • Şalgam
  • Maydanoz
  • Hardal
  • Brokoli
  • Karnabahar
  • Kuşkonmaz
  • Soya yağı
  • Karaciğer

Coumarin grubu ilaçların (Coumadine, Marcumar) etkisini arttıran bitkisel tedaviler ve gıda takviyeleri (INR yükselir)

  • Angelica
  • Anason
  • Arnica
  • Asafoetida
  • Atkestanesi
  • Balıkyağı
  • Bogbean
  • Borage tohumu
  • Bromelain
  • Cannabis (esrar)
  • Capsicum
  • Corydalis yanhusuo
  • Cranberry
  • Feverfew
  • Geum japonicum
  • Ginkgo biloba
  • Ginseng
  • Kasımpati (krizantem)
  • Kavak
  • Keçisakalı
  • Kekik
  • Kereviz tohumu
  • Lovage (selamotu) kökü
  • Maydanoz
  • Meyankökü
  • Papatya
  • Quassia
  • Rezene
  • Rue
  • Sarımsak
  • Saw palmetto
  • Soğan
  • Söğüt kabuğu
  • Şeytanpençesi
  • Tutku çiçeği (passionflower)
  • Yonca türleri
  • Zencefil
  • Zerdeçal
Coumarin grubu ilaçların (Coumadine, Marcumar) etkisini azaltan bitkisel tedaviler ve gıda takviyeleri (INR düşer)
  • Civanperçemi
  • Coenzyme Q10
  • Danshen
  • Dong quai
  • E vitamini
  • Ökseotu (mistletoe)
  • Karahindiba (dandelion)
  • K vitamini
  • Kasıkotu (agrimony)
  • Papain
  • Sarı kantaron (St. John’s wort)
  • Yeşil çay

İlaçlardan hemen hemen tüm antibiotikler, aspirin, tüm ağrı kesiciler ve romatizma ilaçları, antidepresanlar (sinir ilaçları), lityum, epilepsi (sara) ilaçları, mide ilaçları, kolesterol düşürücü ilaçlar ve mantar ilaçları Coumarin grubu ilaçlar (Coumadine, Marcumar) ile etkileşirler. Burada sayılanlar dışında pek çok ilaç da Coumarin grubu ilaçların (Coumadine, Marcumar) etkisini değiştirir. Bu nedenle doktorunuza danışmadan hiç bir ilaç ya da doğal ürün kullanmayınız.

İlacın nasıl alınacağı ve dozajı düzenli olarak yapılan kontrol muayeneleri neticesinde elde edilen pıhtılaşma değerlerine (INR değeri) bağlıdır. Bu konuda doktorunuzun talimatlarına lütfen titizlikle uyun. İlacı alıp almadığınız veya doğru dozaj konusunda şüpheye düştüğünüz hallerde her ihtimale karşı INR değerinizi kontrol ettirin. İlacı uzun bir süre almanız gerekiyorsa, pıhtılaşma değerlerinizi düzenli aralıklarla kendi kendinize ölçmeyi öğrenebilirsiniz. Bu konuda kullanılacak cihazlar ve yöntem konusunda lütfen doktorunuza danışın.