İnme hakkında bilmeniz gerekenler

Çevrenizde mutlaka inme geçirdiği için felçli kalan tanıdıklarınız vardır. Peki inme hakkında bilmeniz gerekenler nelerdir?

Çevrenizde mutlaka inme geçirdiği için felçli kalan tanıdıklarınız vardır. Peki inme hakkında bilmeniz gerekenler nelerdir?

İnme nedir?

İnme, kalp krizinin beyindeki karşılığıdır. Beynin belli bir bölgesine giden damarın tıkanması veya patlaması sonucunda o damarın beslediği beyin bölgesi ölür. Bunun sonucunda da, beyinde o bölgeyle ilişkili vücut faaliyetleri devre dışı kalır. Bu duruma inme (stroke) adı verilir.

Sorunun boyutu

İnme nasıl oluşur?

İnme beynin bir kısmına giden kanın kesilmesiyle ortaya çıkan beyin hasarına verilen isimdir. Oksijen alamayan beyin hücreleri birkaç dakika içinde ölmeye başlar. Bunun sonucunda da, beyin hasarı ortaya çıkar.

Belli bir beyin bölgesine giden kanın kesilmesinin iki ana nedeni vardır. Bunlardan ilki o bölgeye giden damarın tıkanması, ikincisi ise beyin damarlarından birinin yırtılarak beyin kanaması ortaya çıkmasıdır.

İnme tipleri
İnme tipleri

Tüm inmelerin %80’i, tıkayıcı inmelerdir. Tıkayıcı inmelerin nedenleri TOAST kriterlerine göre sınıflandırılır. Buna göre:

Beyne giden büyük atardamarlardan birinin tıkanmasıDamar sertliği%20
Beynin içindeki küçük uç damarlardan birinin tıkanmasıLaküner inme%25
Kalp veya diğer damarlardan gelen pıhtılarEmbolik inme%15
Sebebi bilinmeyen inmelerKriptojenik inme% 5-10
Diğer nedenlerEnfeksiyonlar, ilaç etkileri vb.%20-25
Tıkayıcı inme nedenleri

Bazı durumlarda inme belirtileri ortaya çıktıktan sonra 24 saat içinde düzelir. Bu duruma “geçici iskemik atak” adı verilir. Tüm belirtilerin düzelmesine rağmen, geçici iskemik atak inme eşdeğeridir ve bu kişiler inme geçirmiş gibi kabul edilerek takip ve tedavi planlaması yapılmalıdır.

Bazı kişilerde ise, inme hiçbir belirti vermez. “Sessiz inme” adı verilen bu durum ancak belli incelemelerle ortaya çıkar. Bu kişiler de yine inme geçirmiş gibi kabul edilerek takip ve tedavi planlaması yapılmalıdır.

İnme belirtileri

İnmede erken müdahalenin önemi çok büyüktür. Bu nedenle aşağıdaki durumlarda derhal ve tercihan 112 aranarak acil servis müracaatı yapılmalıdır.

  • Yüz ve/veya kol ve/veya bacakta ani ortaya çıkan tek taraflı (sağ veya sol) hareket veya his kaybı
  • Görmede, güçte, koordinasyonda, duyularda, konuşmada veya konuşulanları anlamada ani ortaya çıkan kayıp veya bozukluk.
  • Tek gözde ani görme kaybı
  • Ani denge kaybı, birlikte bulantı, kusma, ateş, hıçkırık veya yutma güçlüğü
  • Herhangi bir neden olmaksızın ani ve şiddetli başağrısı ve ardından bilinç kaybı
  • Kısa süreli bilinç kaybı
  • Sersemlik veya nedensiz düşme
İnmede 5 ana belirti
İnme hakkında 5 ana belirtiye dikkat edilmeli

İnme hakkında risk faktörleri

Kimi faktörler inme hakkında riski belirgin şekilde arttırır. Bu risk faktörlerini bilmek inme hakkında doğru davranmak açısından önemlidir.

Risk faktörlerini değiştirilebilir ve değiştirilemez olarak iki bölümde incelemek daha doğru olur. Aşağıdaki şekil başlıca inme risk faktörlerini özetlemektedir.

Başlıca inme risk faktörleri
Başlıca inme risk faktörleri

İnme hakkında Değiştirilebilir risk faktörleri

  • Hipertansiyon
  • Atriyal fibrilasyon
  • Kontrolsuz diyabet
  • Yüksek kolesterol
  • Sigara kullanımı
  • Aşırı alkol alımı
  • Obezite
  • Kimi kalp kapak hastalıkları ve doğumsal kalp hastalıkları
    • Mitral kapak hastalığı
    • Enfektif endokardit
    • Sağ ve sol kalp arasında geçişe yol açan doğumsal kalp hastalıkları
  • Koroner arter hastalığı veya karotis hastalığı
    • Taze veya önceden geçirilmiş kalp krizi
    • Kronik koroner arter hastalığı
    • Karotis darlıkları
  • Kimi kan hastalıkları
    • Polisitemi
    • Esansiyel trombositoz
    • Orak hücreli anemi
  • Östrojen içeren ilaçlar ve doğum kontrol hapları (risk doz ve süreyle bağlantılıdır)
  • Uyuşturucu madde kullanımı
  • Uyku apnesi ve diğer kronik uyku bozuklukları

İnme hakkında değiştirilemez risk faktörleri

  • 65 ve üzeri yaş
  • Cinsiyet (Erkekler daha sık inme geçirir, ama kadınlarda inme daha tehlikelidir)
  • Etnisite (Siyah ırkta daha sık görülür)
  • Ailede inme öyküsü

Değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrolu inme riskini belirgin şekilde azaltır. Bu nedenle kişinin kendisini bu risk faktörleri konusunda değerlendirmesi ve gereğini yapması önemlidir.

İnmenin önlenmesi

Uygun tedbirlerle ve tedavilerle inme riski % 50 azaltılabilir. Bu amaçla yapılabilecekler şunlardır:

  • Tansiyonunuzun normal olmasını sağlayın
  • Tütünün her çeşidinden uzak durun
  • Kolesterol seviyelerinizin normal olmasını sağlayın
  • Diyabetinizi kontrol altında tutun
  • Sağlıklı bir vücut ağırlığına sahip olun
  • Sağlıklı bir uyku düzenine sahip olun, uyku apneniz varsa tedavi edin.
  • Atrial fibrilasyonunuz varsa, kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlarınızı uygun şekilde kullanın

İnme hakkında son söz

İnme ölüm veya maluliyet yaratabilen önemli bir sorundur. Tüm inmelerin yaklaşık yarısı uygun tedbirler ve tedaviyle önlenebilir. Bu nedenle, inme riskini hafife almamak gerekir.

ASPİRİN VE KALP

Kalp hastalıkları ve aspirin konusunda çok şey söylenmekte. Pek çok kişi “kan sulandırıcı olduğu için” aspirin kullanıyor. Aspirinin faydaları ve zararları neler? Kimler kullanmalı, kimler kullanmamalı?

Kalp hastalıkları ve aspirin konusunda çok şey söylenmekte. Pek çok kişi “kan sulandırıcı olduğu için” aspirin kullanıyor. Aspirinin faydaları ve zararları neler? Kimler kullanmalı, kimler kullanmamalı?

Aspirin nedir?

100 yılı aşkın süredir ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak hayatımızda olan aspirin veya asıl ismiyle asetil salisilik asit etki ve yan etkileri çok iyi bilinen bir ilaçtır. Aspirin kalp hastalıklarında 1970’lerden beri kanın pıhtılaşmasını azaltıcı ve kalp krizlerini önleyici olarak da kullanılmaktadır. Bu amaçla kullanılan aspirin dozu düşüktür (günde 75- 100 mg). Ancak nadir durumlarda daha yüksek doz da önerilebilir.

Aspirin ve kalp damar hastalıkları ilişkisi nasıldır?

Kalp krizi ve tıkayıcı inme nasıl meydana gelir?

Çoğu zaman kalp krizi ve tıkayıcı inme, kalp kasınızın veya beyninizin bir kısmına giden kan akışı engellendiğinde meydana gelir. Bu durum damar sertliği (ateroskleroz) sürecinin bir parçasıdır. Ateroskleroz damar duvarının iç yüzeyinin altında kolesterolden zengin yağlı bir birikimle başlar. Bu yağlı birikime aterosklerotik plak denir. Aterosklerotik plak içinde kolesterol, düz kas hücreleri ve iltihap hücrelerinin olduğu kompleksi bir birikimdir ve iltihabi (enflamatuar) bir süreci de barındırır. Bu iltihabi sürecin şiddeti çok çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterir.

Ateroskleroz plağı genellikle büyük ve orta büyüklükteki arterleri etkiler. Plaklar, bir arterdeki kan akışını önemli ölçüde azaltacak kadar büyüyebilir. Ancak, tam tıkanma için iltihaplı plağın tıpkı bir çıbanın patlaması gibi üzerindeki koruyucu endotel tabakasının hasar görmesi (plak yırtılması) gerekir.

Yırtılan plak alanının üzerine trombositler yapışıp kümeleşerek orada bir pıhtı oluşturur. Bu pıhtı damarı tıkadığı zaman o damarın beslediği hücrelere kan gitmeyeceği için o hücreler ölür. Bu durum kalp damarlarından birinde olduğunda kalp krizi, beynin bir bölgesine giden damarı tıkadığında inme nedeni olur.

Aterosklerozun zaman içinde gelişimi
Aterosklerozun zaman içinde gelişimi

Bazen de, oluşan pıhtılar kan yoluyla taşınarak başka yerdeki bir damarı tıkar. Bu duruma emboli adı verilir.

Aspirin kalp krizi ve tıkayıcı inmeyi önlemeye nasıl yardımcı olur?

Aspirin siklooksijenaz denen bir enzimi bloke ederek iltihap giderici özellik gösterir. Aynı zamanda kandaki trombositlerin (kandaki pıhtılaşma hücreleri) de yüzeye yapışmasını (adezyon) ve birbiriyle kümeleşmesini (agregasyon) engelleyici etkisi de vardır. Bu iki etkisi nedeniyle aspirin kalp damar hastalıklarında koruyucu ve olayları azaltıcı etki gösterir.

Aspirin başlıca trombositlerin yapışma ve kümeleşme etkilerini azaltarak kalp krizi ve tıkayıcı inmeyi azaltıcı etki gösterir. Bu etki olacak olayları engellemek şeklinde veya olayın ağırlığını azaltmak şeklinde olabilir.

Kimler kalp ve damar hastalıklarından korunmak için aspirin kullanmalı?

Düzenli düşük doz aspirin kullanmak için, aspirin kullanıldığı zaman elde edilecek yararın aspirinin yaratacağı risklerden fazla olması gerekir. Bu kişiler aşağıda sıralanmıştır.

  • Kalp krizi geçirmiş olanlar
  • Koroner bypass cerrahisi veya koroner stent uygulanmış kişiler
  • Müdahale edilmemiş bile olsa koroner damarlarda ateroskleroz (damar sertliği) gösterilmiş kişiler
  • Tıkayıcı inme veya geçici iskemik atak (geçici inme) geçirmiş kişiler
  • Anlamlı (>%50) karotis arter darlığı olanlar
  • Karotis arter girişimleri yapılmış kişiler
  • Bacak damarlarında darlık olanlar (müdahale edilmiş olsun veya olmasın)
  • Diyabetliler (şeker hastaları)

Bunlar dışında, kalp krizinin başlangıcında tercihan çiğneyerek aspirin alınması kriz şiddetini azaltabilir ve müdahale için zaman kazandırabilir. Ancak bunun için hasta veya çevresi karar vermemeli, tanıya göre doktor tarafından yönlendirme yapılmalıdır.

İnme geçirmekte olan hastalara inmenin tıkayıcı mı yoksa kanayıcı mı nitelikte olduğu bilinmeden olayın ilk saatlerinde aspirin verilmesi kanaması olan hastalarda kanamayı şiddetlendirebilir. Bu nedenle, inme geçirmekte olanlarda olayın niteliği anlaşılmadan aspirin kullanılmamalıdır.

Kimler aspirin kullanabilir, kimler kullanamaz?

Yaşı 16 üzerinde olan çoğu kişi doktoru önerdiği takdirde düşük doz aspirin kullanabilir.

Ancak düşük doz aspirin herkes için uygun değildir. Her ne kadar düşük doz aspirine “bebe aspirini” dense de, aspirin 16 yaş altındaki çocuklara uygun değildir. Aspirin çocuklarda (ve çok nadiren de erişkinlerde) Reye sendromu adı verilen ve ciddi karaciğer ve beyin hasarı yapabilen bir duruma yol açabilir. Dolayısıyla, 16 yaş altındaki çocuklara aspirin verilmemelidir.

Bunun dışında, aşağıda sayılan durumlarda aspirin güvenli olmayabilir.

  • aspirine veya ibuprofen gibi diğer ağrı kesicilere alerji varlığı
  • mide veya 12 parmak barsağı ülseri veya benzeri bir mide hastalığı bulunması
  • pıhtılaşmayı azaltıcı başka ilaçların kullanılıyor olması
  • tansiyon yüksekliği
  • fazla kanama ile seyreden adet bozuklukları
  • inme geçirenlerde olayın erken dönemleri
  • astım veya bronş daralması ile seyreden akciğer hastalıkları
  • kan pıhtılaşması sorunları
  • karaciğer ve böbrek sorunları
  • gut varlığı
  • fazla alkol alanlar

Yukarıdaki durumların varlığında aspirin kullanmadan önce doktorunuzla görüşmekte büyük yarar vardır.

Aspirin yan etkileri nelerdir?

Aspirinin en sık rastlanan yan etkileri aşağıdadır. Bu şikayetlerden biri veya birkaçı şiddetliyse veya uzun süreliyse doktorunuzla görüşün.

  • Bulantı
  • Mide ağrısı
  • Sinirlilik
  • Uykusuzluk

Aşağıdaki durumlar ise doktorunuzla acil görüşme nedenidir.

  • Midede veya yemek borusunda şiddetli yanma veya ağrı
  • Şiddetli bulantı ve kusma
  • Kahve telvesi şeklinde kusma veya siyah renkli dışkılama
  • İdrarda veya dışkıda kan
  • Tekrarlayan burun kanamaları
  • Vücutta sıradışı morarmalar
  • Kesik kanamalarının durmaması
  • Öksürükle kan gelmesi
  • Adet kanamalarının süre ve miktarında artış veya periyod dışı yada menopozda kanama
  • Yüzde şişme
  • Astım atakları
  • Kulak çınlaması
  • Şiddetli başağrısı
  • Bilinç bulanıklığı

Aspirin nasıl kullanılmalı?

Doktorunuz aspirin kullanmayı önerdiyse, aspirini şu şekilde kullanın:

  • Aspirini aç karnına almayın. Yemek sırasında veya yemek sonrasında bir tam bardak suyla için.
  • Düşük doz aspirin tabletlerinin yapısı özeldir. Tabletleri kırmayın, ezmeyin veya çiğnemeyin. Olduğu gibi yutun.
  • Aspirin kullanıyorsanız parasetamol harici ağrı kesicileri kullanmaktan kaçının.
  • Aspirini alkolle birlikte almayın. Bu durum mide kanaması riskinizi arttırır.
  • Aspirin kullanmanız diğer ilaçlarınızı gereksiz hale getirmez! Diğer ilaçlarınızı düzenli kullanmaya devam edin.

Sonuç

Damar sertliğiyle ilişkili kalp damar hastalıklarında düşük doz aspirin kullanmak size çok şey kazandırabilir. Ancak bu ilacı doktorunuzun önerileri çerçevesinde kullanın ve ilacın yan etkileri ve tehlikeleri konusunda bilinçli olun.

İlgili konular
Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar ile tedavi
Covid-19 ve kalp hastalıkları
Covid-19 ve kan pıhtılaşması
Kalp hastalıkları ve zatürre
Grip ve kalp hastalıkları
Sağlıklı bir kalp için egzersiz

COVID-19 VE KAN PIHTILAŞMASI

COVID-19 ve kan pıhtılaşması arasındaki ilişkiyi gözden geçirmekte yarar vardır, çünkü bu hastalık pıhtılaşma bozukluğu yapabilmektedir.

COVID-19 ve kan pıhtılaşması arasındaki ilişkiyi gözden geçirmekte yarar vardır. COVID-19’un yarattığı önemli sorunlardan birisi, bazı insanlarda kan pıhtılaşmasına yol açabilmesidir.

Covid-19 ve kan pıhtılaşması hakkında bilinenler

Normalde kan pıhtıları, yaralandığınızda kanamayı durdurmaya yardımcı olur. Herhangi bir nedenle bir damar yaralanması ortaya çıktığında, o bölgede trombositleri ve diğer pıhtılaşma faktörlerini çeken proteinler üretilir ve damardaki yaralanma oluşan pıhtı tarafından tıkanarak kanama durdurulur ve bölgenin iyileşme süreci başlatılır. Bu normal süreçtir.

Ancak bazen damar duvarında herhangi bir yaralanma olmadığı halde damar içinde kan pıhtıları oluşur. Bu durum potansiyel olarak tehlikelidir, çünkü pıhtı kan damarlarınızdaki kan akışını kısıtlayarak felç veya kalp krizi gibi komplikasyonlara yol açabilir. Virüs enfeksiyonu sonucunda olan pıhtılaşma atardamarlarda, toplardamarlarda veya prekapiller arteriol adı verilen mikroskobik damarların içinde olabilir. Bu durum hem damar duvarındaki iltihaplanma sonucu olan değişimler, hem de pıhtılaşma eğilimindeki artışlardan kaynaklanabilir.

COVID-19, genellikle hastanede yatan hastaların klinik seyrini karmaşıklaştıran ve enflamatuar durum, endotel (damar duvarının iç kısmını döşeyen hücreler) bozukluğu, trombosit aktivasyonu ve kanın belli bölgelerde göllenmesine bağlı olarak damar içi pıhtılaşmalara neden olur. Bu risk, yoğun bakım ünitesinde izlenen kritik hastalar arasında en yüksek orandadır.

American College of Cardiology derlemesinden Türkçeleştirilerek alınan aşağıdaki şekilde COVID-19 hastalarında pıhtılaşma artışı riski ve pıhtılaşma azaltıcı tedavinin anahatları görülmektedir

SARS CoV2 enfeksiyonunda pıhtılaşma riski
SARS CoV2 enfeksiyonunda pıhtılaşma riski

Covid 19 enfeksiyonunda pıhtılaşma artışının sonuçları

COVID-19 hastalarında toplardamar içinde pıhtılaşmalar klinik olarak % 10- 35 sıklıkta görülürken, otopsi serilerinde bu oran % 60’ı bulabilmektedir. Bu duruma bağlı akciğerlere pıhtı atılması (pulmoner emboli) veya direkt akciğer atardamarı içipıhtılaşma da olabilecekler arasındadır. Akciğer atardamarının tıkanması sonucu akciğerlerin ilgili bölümünede doku ölümü (akciğer enfarktüsü) olabilir. Özellikle hastanede ve yoğun bakımda yatan hastalarda hareketsizlik bu riski daha da arttırır.

COVID-19 ve kan pıhtılaşması bozukluğu, hastalığın seyri sırasında pıhtılaşma eğilimini arttırarak küçük akciğer damarlarını tıkar ve akciğerlerde beslenme bozukluğuna yol açar. Sitokin fırtınasının yol açtığı iltihaplanma (enflamasyon) ile bu küçük damar içi pıhtılaşmaları bir araya gelerek COVID-19’un tipik akciğer lezyonlarına yol açarlar. Bu durum sadece akciğerlerde olmaz, diğer organlarda da görülür. COVID-19 hastalarında yapılan bir çalışma, yaklaşık olarak her 4 hastadan birinde kalp kası (myokard) hasarını gösteren troponin düzeylerinin yüksek olduğunu saptamıştır. Karaciğer, böbrekler ve beyin de benzer şekilde risk altında olan organlardır. Bu organların tümünde hem küçük damarların içinde pıhtılaşmalar sonucu doku zedelenme ve kayıpları, hem de büyük damar tıkanmalarının yol açtığı önemli sorunlar (kalp krizi, inme vs.) ortaya çıkabilir.

Covid-19 enfeksiyonunda pıhtılaşma mekanizması

Pıhtılaşma belirteçlerindeki artışın kesin nedeni belirsizdir, ancak aşağıdaki mekanizmalardan birine (veya bir kombinasyonuna) bağlı olabilir:

  • Endotel hücreleri, yeni koronavirüsün hücrelere girmek için kullandığı ACE2 proteinini eksprese eder. Bu nedenle, virüs endotel hücrelerini doğrudan istila edip onlara zarar vererek vücudun pıhtılaşma mekanizmasını tetikleyebilir.
  • Endotel hücreleri doğrudan enfekte değilse, viral enfeksiyon nedeniyle çevrelerindeki dokulara verilen hasar veya bağışıklık tepki artmış pıhtılaşmaya neden olabilir.
  • Bağışıklık sisteminin viral enfeksiyona yanıt olarak ürettiği enflamatuar moleküllerde artış, pıhtılaşmayı aktive edebilir.
Covid-19 ve kan pıhtılaşması ilişkisinde başlıca mekanizmalar
Covid-19 ve kan pıhtılaşması ilişkisinde başlıca mekanizmalar

COVID-19 ve kan pıhtılaşması birlikteliğinin sonuçları

İnme: Beyin damarlarındaki bir pıhtı tıkanmaya yol açarak kan akışını kesintiye uğratabilir ve felce neden olabilir. Kan akımının geçici olarak azalması durumunda geçici bir iskemik atak (TIA) ortaya çıkabilir.

Pulmoner emboli: Pıhtının akciğere giden atatrdamarlarda oluşması sonucunda pulmoner emboli oluşabilir. Bu durum akciğer dokusuna ciddi zarar verebilir ve solunum yetersizliğine yol açabilir.

Kalp krizi: Kalbi besleyen koroner damarlardaki tıkanma sonucunda ortaya çıkan kalp krizi, ani ölümden kalp yetersizliğine kadar pek çok soruna yol açabilir.

Bunlar dışında, pıhtılaşma ile atardamar tıkanması sonucunda ciddi böbrek hasarı ve böbrek yetersizliği, barsak damarlarının tıkanmasıyla barsak ölümü ve kol ve bacak damarlarının tıkanmasıyla gangrenler görülebilir.

COVID-19 ve kılcal damarlar

Yukarıda belirtilen mekanizmalarla oluşan kılcal damar tıkanmaları sonucunda dokularda güve yeniği gibi doku kayıpları oluşabilir. Sitokin fırtınası bu durumu daha da kötüleştirir. Bu durum kalpte kısa vadede ritm bozukluklarını tetikleyerek ani ölüme neden olabilirken, uzun vadede kalp yetersizliğine yol açma potansiyeli taşır. Zeminde bir kalp hastalığı varsa bu durum daha belirgin olur. Beyindeki hasar sonucunda kısa vadede geçici hafıza kayıpları, duyu bozuklukları, başdönmesi gibi sorunlar görülürken uzun vadede Parkinson veya demans (bunama) gibi sorunlara yol açabilir veya olan sorunları daha da arttırır. Böbreklerde kısa vadede idrara kanamaları, idrarla protein kaybı veya bazen akut böbrek yetersizliği olabilirken, uzun vadede kronik böbrek yetersizliğine yol açabilir.

COVID-19 ve kan pıhtılaşması riskini azaltmak

Kan pıhtılaşması riskini azaltmak için yapılabilecekler aşağıda sıralanmıştır:

  • Aktif kalın. Hareketsiz bir yaşam tarzı kan pıhtılaşma riskinizi artırabilir, bu nedenle düzenli egzersiz yapın. Çalışırken veya yolculukta olduğu gibi uzun bir süre oturmanız gerekiyorsa, zaman zaman mola verin ve kalkıp dolaşın.
  • Fazla kiloluysanız kilo verin. Kilo vermek pıhtı oluşumu riskini azaltır.
  • Sigara içmeyin. Sigara içmek kan damarlarınızın iç yüzeyine zarar verebilir ve pıhtıların oluşmasına neden olabilir.
  • İlaçların yan etkilerini bilin. Doğum kontrol hapları, hormon replasman tedavisi ve bazı kanser ilaçları dahil olmak üzere bazı ilaç türleri kan pıhtılaşması riskinizi artırabilir. Bu ilaçları kullanıyorsanız, doktorunuzla görüşün.

Diğer taraftan, COVID-19 ve kan pıhtılaşması sorunlarından uzak kalmanın en iyi yolu, hastalanmamaktır. Bunun için yapılması gerekenler de bellidir:

  • Sosyal mesafenizi koruyun.
  • Maske takın.
  • El temizliğine ve hijyene dikkat edin.
  • Hasta olduğunu bildiğiniz kişilerden ve onların yakınlarından uzak durun.

Eğer aspirin veya başka bir kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız aynı şekilde devam edin. Ancak, doktorunuz önermedikçe aspirin veya başka bir kan sulandırıcı ilaç başlamayın, yarardan çok zarar verebilir.