Gizli Tuz Kaynakları



Bize sorsanız hiç de fazla tuz almıyoruz. Ama aslında farkında olmadan aldığımız tuz miktarı o kadar çok ki. Bu tuz kaynaklarını gözden geçirmekte fayda var.


Yapılan çalışmalarda diyetteki tuz miktarını azaltmanın hipertansiyon, inme, kalp hastalıkları ve diğer sağlık sorunlarında belirgin düşüş sağladığı gösterilmiştir. Tuz (NaCl) alımının günde 5 gramdan fazla olmaması önerilmektedir. Buna karşılık, ülkemizde günlük kişi başı tuz tüketimi ortalama 18 gram civarındadır. Nitekim ülkemiz kalp hastalıkları ve inme açısından Avrupa ortalamasının epey üzerindedir.


Fazla tuz almamızın temel nedeni, birçok gıdanın içinde bol miktarda tuz bulunması ve bizim bu tuzun farkında olmayışımız. Bu şekilde de ihtiyacımızın çok üzerinde tuz tüketiyoruz. Peki, farketmeden çok tuz almamıza yol açan gıdalar neler?


Turşu çoğu zaman sofranın vazgeçilmezi. Buna karşılık turşunun tuz içeriği oldukça yüksek. Örneğin 100 gram salatalık turşusu genellikle 2,5 gram, yani günlük ihtiyacınızın yarısı kadar tuz içeriyor.


Zeytin Türk kahvaltısının vazgeçilmezlerinden. Buna karşılık, zeytindeki tuz oranı % 10’u bulabiliyor.. Tanesi 15 gram civarında olan 5 adet zeytin yediğinizde günlük tuz ihtiyacınızdan fazlasını almış oluyorsunuz. Bu nedenle tuzsuz zeytin tercih etmekte fayda var.
Peynir pek çok kişinin severek tükettiği en önemli tuz kaynaklarından biri. Ancak peynir çok tuzlu. Genellikle peynirin cinsine göre % 2- 3 oranında
tuz bulunuyor,
Sucuk, salam, sosis, pastırma ve kavurma gibi şarküteri ürünleri ciddi miktarda tuz içeriyor. Sucuk, sosis ve pastırmada genellikle % 5 civarında tuz bulunuyor.
Sofraların vazgeçilmezi ekmek maalesef çok tuzlu. Ekmekteki tuz oranının azaltılmasına yönelik bütün çabalara karşılık, tuz oranı hala ekmeğin cinsi ve imalatçısında göre % 1- 2 arasında değişiyor. Günde 200 gram ekmek yiyen birisi bu şekilde günde 2- 4 gram tuzu sadece ekmekten alıyor.
Her gün 50 gramı geçmeyecek şekilde çiğ kuruyemişleri tüketmek yararlıdır, ancak ülkemizde kuruyemiş genellikle tuzlu kavrulmuş olarak sevilir. Bunun sonucunda da gereğinden fazla tuz alınmasının yanısıra, kuruyemişin faydaları da ortadan kalkar.
Hazır satılan patates ve mısır cipsleri çok tüketilen atıştırmalıklar arasında bulunuyor. Özellikle toplu halde maç veya film seyrederken heyecandan genellikle tüketim de abartılabiliyor. Buna karşılık patates cipsinin 100 gramında 4 gram, mısır cipsinin 100 gramında 2,5 gram kadar tuz var. Yani, normal boy (80 gram) bir paket cips yediğinizde günlük tuz tüketiminizin yarıdan fazlasını almış oluyorsunuz.
Bisküvi ve krakerler çoğu kişinin dolabında veya işyerindeki çekmecesinde çay yanında atıştırmak üzere bulunuyor. Ama, pek az kişi tatlı bisküvilerin 100 gramında yaklaşık 600 mg, tuzlu bisküvi ve krakerlerin 100 gramında ise yaklaşık 750 mg tuz olduğundan haberdar.
Piyasada satılan hazır ayranlar genellikle %1 tuz içerir. Bu, bir su bardağı ayranda 2 gram tuz olduğu anlamına gelir ki, tek başına bir bardak ayram bile günlük tuz iihtiyacınızın neredeyse yarısını karşılar. Üstüne üstlük, çoğu kişi ayranın içine ilaveten tuz ekler.
Kola ve gazoz cinsleri sıklıkla tüketilen içeceklerden. Ancak şekersizlerini içip içeriğindeki şekerden korunabilseniz bile içindeki tuzdan kurtulamıyorsunuz. Bir bardak kola veya gazozun içinde 200- 300 mg civarında sodyum, yani 500- 600 mg civarında tuz eşdeğeri bulunur ki, bu da günlük tuz limitinizin onda biri.
Maden suyu ve soda özellikle sıcak günlerde, bazen de hazmettirici olarak sık içilen içeceklerden. Buna karşılık bir bardak maden suyu veya sodada yaklaşık 100 mg tuz mevcut.

Bir cevap yazın